Lisanslı ve Geniş Yetkili Aracı Kurum - Lisans No: G-039 (398)
Cumhuriyetimizin 100. Yılı Kutlu Olsun

Yatırımcılar İçin Tüm Yönleriyle Fiyat Kazanç (F/K) Oranı Yorumlama

Evren Deniz - Kurumsal İçerik Uzmanı

Fiyat kazanç (F/K) oranını nasıl kullanacağınızı ve oranın size anlattığı tüm hikâyeyi çözmek için nelere ihtiyacınız olduğunu öğrenin.

Bazı oranların borsa yatırımcıları için özel olduğunu öne sürecek olsak, bu özel oranların en üst sıralarının birine de fiyat kazanç ya da daha kısa adıyla F/K oranının kurulacağına hiç şüphe yok. Nitekim fiyat kazanç oranı, tüm piyasa profesyonellerinin, hisse seçerken baktığı oranların başında geliyor.

Hesaplanması oldukça basit olan fiyat kazanç oranı, doğru yorumlanıp kullanıldığında borsa yatırımcıları için oldukça kullanışlı bir araç haline gelir ve sadece fiyat kazanç oranına bakarak bile bir hisseye değer biçmek ya da bir hissenin ucuz mu pahalı olduğu hakkında fikir edinebilmek mümkündür.

Fiyat Kazanç Oranı Nasıl Hesaplanır?

Günümüzde fiyat kazanç oranını çoğu yatırımcı kendi hesaplamıyor; çünkü birçok analiz sitesinden bu veriye kolayca ulaşabiliyor. Fakat hisselerin fiyat kazanç oranını bilmekten çok, doğru yorumlayabilmek önemli! Bu yüzden fiyat kazanç oranının nasıl hesaplandığını da bilmemiz gerekiyor.

Bir hissenin fiyat kazanç oranını hesaplayabilmek için yalnızca iki dataya ihtiyacımız var: Hissenin güncel piyasa fiyatı ve şirketin son bir yıllık hisse başına düşen net kazancı…

Ayrıca aynı değere şu formülle de ulaşmamız mümkün:

Tarihi ve Prospektif (Beklenen) Fiyat Kazanç Farkı

Gerçekleşmiş net kâr üzerinden (son 1 yıllık) fiyat kazanç oranının hesaplanması, bizi tarihi fiyat kazanç oranına ulaştırır. Başka bir deyişle, tarihi fiyat kazanç çarpanına bakarak -şirketin mevcut kazançları göz önüne alındığında- kaç yıllık birikmiş kazancın yatırım maliyetine eşit olduğunu görmüş oluruz.

Öte taraftan, formülün paydasında kullanılan net kâr rakamını gerçekleşmiş değil de, önümüzdeki 1 sene sonunda gerçekleşmesi beklenen (tahmin edilen/ileriye dönük) net kâr olarak alırsak, elde ettiğimiz oran, bize prospektif fiyat kazanç değerini verecektir.

Aradaki bu fark, özellikle büyüme potansiyeli yüksek şirketler açısından son derece önemlidir. Zira kârlarını seneden seneye artırmakta olan şirketler, tarihi fiyat kazanç oranına göre pahalı gibi görünürken, prospektif F/K’ye göre ucuz olabilir.

Fiyat Kazanç Oranı Nasıl Yorumlanır?

Geldik işin bam teline! Aslında fiyat kazanç oranı sadece ismiyle bile bize çok şey anlatıyor: Mevcut durumda hissenin, yıllık kârının kaç katına fiyatlandığını fiyat kazanç oranına bakarak değerlendirebiliyoruz.

Bir hissenin primli işlem görüp görmediğini değerlendirmek için, benzer şirketlerin F/K oranı ortalamasıyla kıyaslama yapabilir ya da doğrudan şirketin kendi geçmiş F/K oranı ortalamasını kullanabiliriz; hatta bu tür bir yaklaşımın, yerine göre daha iyi isabetli sonuçlar verebilir.

Benzer şirket karşılaştırmasında, örneğin 10x F/K oranıyla işlem gören bir hissenin, 5x F/K ile alınıp-satılan bir hisseye göre iki kat daha pahalıya fiyatlandığı sonucuna varabiliriz. Fakat burada dikkat etmemiz gereken bir diğer önemli husus da, elmalarla armutları birbiriyle kıyaslama hatasına düşmemektir! Öyleyse bu hataya düşmemek için F/K oranını yorumlarken nelere dikkat etmemiz gerekir?

Fiyat Kazanç Oranına Etki Eden Faktörler Nelerdir?

Belirli bir hisse senedinin düşük veya yüksek F/K çarpanı ile işlem görmesinin birçok farklı nedeni olabilir.

Bir hissenin F/K çarpanını emsallerine göre yukarı çekip, onun primli işlem görmesine sebep olabilecek nedenlerden bazıları şunlardır:

  • Şirketin yüksek büyüme potansiyeli
  • Şirketin istikrarlı performansı ve öngörülebilir karlılığı
  • Bir şirketin yüksek kurumsal yönetim uyumu
  • İşletmenin sektör içindeki baskınlığı ve sektör liderliği
  • Varlıkların verimli kullanımı ile verimli iş modelleri

Ayrıca yukarıdaki unsurlardaki zayıf görünüm F/K çarpanın düşük olmasını açıklayıcı unsurlar olarak da ele alınabilir ve düşük F/K çarpanın altında yatabilecek nedenler arasında da şunlar sıralanabilir:

  • Şirket kazançlarının öngörülebilir ve istikrarlı olmaması
  • Zayıf kurumsal yönetim uygulamaları ve yönetime duyulan güven eksikliği
  • Şirketin düşük büyüme potansiyeli veya büyüme beklentilerinde gerileme

Fiyat Kazanç Oranı Her Sektör İçin Uygun Mudur?

Fiyat kazanç oranı faaliyetlerini sürdüren her şirket için bize bir şey anlatabilir, fakat bu onun her sektör için aynı derecede uygun olduğu göstermez. Örneğin;

  • Bankacılık için F/K yerine P/D oranı tercih edilebilir.
  • İmalat ve ağır sanayi işletmeleri için FD/FAVÖK oranı ile birlikte değerlendirilebilir.
  • Gayrimenkul ve yatırım şirketleri ve Holdingler (genel olarak duran varlık ağırlıklı firmalar) için piyasa çarpanları yerine Aktif bazlı değerleme yöntemleri kullanılabilir.

Fiyat Kazanç Oranı Kaç Olmalı?

Hisse fiyatını, şirketin yıllık kazancına böldünüz ve F/K oranı buldunuz, fakat fiyat kazanç oranı kaç olmalı ki, bu oran bizim için cazip olabilsin.

Doğrusu değerleme her zaman görecelidir, bu yüzden ne F/K oranı için ne de diğer piyasa çarpanları için “oran şu kadar olmalıdır” diye ortaya mutlak bir ölçüt koyamayız. Bu yüzden F/K oranı üzerinden hisse değerlerken, bir referansımızın olması gerekiyor. Ayrıca bunu yaparken F/K’ye etki eden faktörleri de hesaba katmamız önem arz ediyor. Bu yüzden tüm piyasa çarpanlarında olduğu gibi F/K oranında da, şirketin geçmiş F/K ortalaması veya medyan değeri ya da tüm piyasanın veya şirketin içinde yer aldığı sektörün F/K ortalaması referans değer olarak alınabilir.

Not: Aswath Damodaran Değerleme İçin Küçük Kitap” isimli eserinde, F/K oranı ile hisse seçimi yaparken, F/K’ye etki eden faktörleri de hesaba katmak için çoklu regresyon kullanır ve böylelikle risklilik ve büyümeye bağlı olarak düzeltilmiş F/K oranına ulaşır.

Fiyat Kazanç Oranı Büyüme ve Risk Algısı Gibi Değişkenlerin Bir Fonksiyonudur

Kazançlardaki beklenen büyüme oranına göre düşük bir F/K çarpanıyla fiyatlanan hisseler, bu açıdan potansiyel yatırım fırsatları olarak değerlendirilebilir. Esas itibariye güncel F/K oranının, referans alınan F/K oranına göre, beklenen büyüme ya da risk algısı gibi F/K oranına etki eden faktörlerle açıklanamayan bir düşüklük göstermesi, iyi bir yatırım zamanlaması olarak görülebilir.

Ayrıca ekonominin genel durumu da, F/K gibi piyasa çarpanları normlarında değişime sebep olacaktır. Bu yüzden belirli bir senede, örneğin 15x F/K çarpanı ucuzken, aynı F/K başka bir ekonomik konjonktür içerisinde pahalı ya da makul hâle gelebilir. Söz gelimi piyasadaki faiz oranlarının düşmesi ve ekonomik büyümede hızlanma dönemleri, piyasadaki genel F/K oranını da yukarıya çekebilir.

Fiyat Kazanç Oranı ile Piyasa Defter Değeri Arasındaki İlişki

F/K oranı ile öz sermaye kârlılığının çarpımı, bizi piyasa defter değeri oranına ulaştırır.

Yukarıdaki denklemde göreceğiniz üzere, F/K oranının paydası ile öz sermaye kârlılığı rasyosunda yer alan “net kâr” değerleri ortaktır, dolayısıyla birbiriyle çarpıldığında elde ettiğimiz değer bize P/D oranını verir. Buna göre, P/D oranı sabitken, düşen F/K oranı, artan öz sermaye kârlılığına işaret eder ve bu arzulanan bir durumdur.

Not: Değer yatırımcısı Benjamin Graham defansif yatırımcılara, hisse seçerken fiyat kazanç oranı ile piyasa defter değeri oranları çarpımının 22,5'i geçip geçmediğine dikkat etmelerini tavsiye eder. (Graham, Benjamin. Akıllı Yatırımcı, Epsilon, 390.)

Fiyat Kazanç Oranını Kullanmanın Avantaj ve Dezavantajları

Fiyat kazanç oranı piyasa bazlı değerleme yönteminde kullanılan oranlardan biridir ve bu oranı kullanarak emsal değerleme yapılabilir. Söz gelimi sektör fiyat kazanç ortalaması 5x olan bir firmanın, yıllık hisse başına düşen net kârı 2 liraysa, şirketin emsal çarpanlara göre makul değeri 10 lira olarak hesaplanır.

Böyle bir yöntemle hisseye değer biçmenin son derece basit oluşu ve sonucunun da matematiksel açıdan kesinlik içermesi, fiyat kazanç oranı gibi piyasa çarpanlarının en önemli avantajı olarak düşünülebilir.

Diğer taraftan her şirket kendine özgü beklentiler ve riskler içermektedir, fakat fiyat kazanç oranı üzerinden yapılan değerlemede bu farklı beklenti ve risklerin yer almaması, salt fiyat kazanç oranı üzerinden yapılan değerlemenin zayıf kanadını oluşturmaktadır.

Ancak bu dezavantajı kısmen de olsa bertaraf etmenin bir yolu var. Nasıl mı? O zaman sizi PEG oranı ile tanıştırayım.

F/K’den PEG Oranına… PEG Oranı Nedir ve Nasıl Hesaplanır?

F/K oranını, şirketle ilgili büyüme beklentisinden bağımsız düşünmenin çoğunlukla yanıltıcı olabileceğini değinmiştik; çünkü büyüme yatırımcılarının, potansiyel büyüme için bir hisseye daha fazla ödemeye razı olabildikleri bir gerçek! Bu nedenle büyüme beklentisi daha yüksek olan şirketlerin F/K oranları da diğerlerine göre daha yüksek olma eğilimindedir.

Tam bu noktada “Büyüme ama ne pahasına olursa olsun büyüme mi yoksa makul fiyatlarla büyüme (GARP - Growth at a reasonable price) mi?” sorusu karşımıza çıkıyor. Eğer tercihiniz ikinciden yanaysa, PEG oranı sizin için çok kullanışlı olabilir.

F/K oranını, tarihi ya da beklenen büyüme hızına böldüğümüzde PEG oranına ulaşırız.

PEG Oranı Nasıl Yorumlanır?

Eğer kârların büyüme hızı F/K çarpanından daha yüksekse PEG oranı 1’den daha küçük bir değer alır ve bu durumda, hissenin büyüme beklentisine rağmen ucuz fiyatlandığı kanaati doğar.

Yukarıda iki farklı şirketin F/K ve PEG oranları yer alıyor. F/K’ye baktığımızda A şirketinin, B şirketine göre daha ucuz fiyatlandığını görüyoruz. Fakat her iki şirketin kazançlarıyla ilgili büyüme beklentilerini de hesaba katıp PEG oranına geçiş yaptığımızda, bu defa da B şirketinin A şirketine göre aslında daha ucuz olduğu gerçeğiyle karşılaşıyoruz.

Bir değer yatırımcısı için A şirketi her şeye rağmen B’ye göre daha cazip görünebilir; çünkü o, beklentilerden ziyade mevcut durum karşısında bir şirketin ucuz olması şartını kovalar. Fakat aynı durum karşısında dahi bir büyüme yatırımcısının seçimi, daha yüksek F/K’ye rağmen daha yüksek büyüme beklentisi içerdiği için B şirketi olacaktır.

Üstelik B şirketinin fiyatı, potansiyel büyüme beklentisiyle birlikte değerlendirildiğinde, A’ya göre çok daha ucuz görünmektedir; çünkü PEG oranı 1’in altındadır. Diğer bir ifadeyle, B şirketi, A’ya göre çok daha hızlı büyüyor ve üstelik fiyat bakımından da makuliyetini korumayı sürdürüyor.

PEG oranı mı F/K oranı mı?

Bu başlığı açmamın sebebi ünlü yatırım bankası Morgan Stanley’in, doğrudan bu mevzuyla ilgili bir çalışmaya imza atmış olması!

PEG ile F/K oranlarından hangisinin daha başarılı sonuçlar verdiğini saptamak için yapılan bu çalışma, Wall Street’ta yapılmış 10 senelik bir gözleme dayanıyor. Buna göre 1000 hisse senedi takip edilerek ortaya çıkan neticeye göre, düşük PEG oranı olan hisselerin yıllık ortalama getirisi %21,7 olurken, F/K oranı üzerinden seçilen portföyün yıllık ortalama getirisinin %14,9’da kaldığı görüşmüş. (Erolgaç, Yılmaz. 21. Yüzyılda Profesyonel Para Yönetimi, Scala, 105.)

Bu arada yazımıza son vermeden önce, piyasalarla ilgili yapılan çalışma sonuçlarından yola çıkarak bir kanaate varırken, farklı piyasalarda ve değişen koşullarda araştırma yürütmenin farklı sonuçlar doğurabileceği ihtimalini de her zaman göz önünde bulundurmak gerektiğinin altını çizmiş olalım.

GCM Yatırım Farkıyla, Borsa İstanbul’da Yatırım Yapın

Geleceğinizin inşasına bugünden başlayın ve yarınlarınıza yatırımı, yarına ertelemeyin.

Öyleyse şimdi siz de GCM Yatırım’da kendinize bir Yatırım Hesabı açtırın ve tasarruflarınızı Borsa İstanbul’da değerlendirin.

Üstelik borsa hesabınız açılana kadar, dilerseniz GCM Yatırım’ın sunduğu eşsiz ayrıcalıktan siz de faydalanabilir ve kendiniz için ücretsiz bir “Demo Hisse Hesabı” oluşturarak 100.000 TL sanal parayla Borsa İstanbul’da yatırım yapmanın nasıl bir his olduğunu deneyimlemeye başlayabilirsiniz.

GCM Yatırım ile Borsa Yatırımı Yapmak İçin Ücretsiz Demo Hesabınızı Şimdi Oluşturun

DENEMEYE FOREX İLE BAŞLAYIN

Denemeye başla butonuna tıklayarak GCM'den elektronik ileti almayı, kullanım koşullarını, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin aydınlatma metni ve izin Formu'nu kabul ediyorum.
Diğer Makaleler
Enflasyon, fiyatlar genel düzeyindeki sürekli artış olarak tanımlanır. Yüksek enflasyon, makro-ekonomik dengeleri birçok yönden olumsuz etkilemenin yanında, şirketlerin tüm paydaşları açısından önemli olan ...
Kripto para piyasalarında adını sıkça duyduğumuz altcoin tabiri, "alternative" ve "coin" kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur ve bu terim Bitcoin harici tüm kripto para birimlerini ve token’ları kapsayıcı bir kavram olarak kullanı ...
Günümüzde hala geçerliliğini koruyan parasal sistemin merkezî yapısını, eşten eşe mimariyle merkezî olmayan bir şekle dönüştürür ve ihtiyaç duyulan güven unsurunu kriptoloji ve mutabak ...
Gök kubbenin sonsuzluğa açılan kapılarında, geceleyin uzayın sayısız yıldızla süslenmiş o akıl titretici görüntüsünü düşünün. Şimdi de o yıldızları zihninizde hayali bir kabloyla birbirine bağl ...
Bitcoin, arkasında herhangi bir devlet otoritesi veya merkez bankası bulunmayan bir kripto para birimidir ve o, Blockchain adı verilen devrimsel bir teknolojiden gücünü alır. Bu teknoloji eşten eşe bir ağ (P2P) üzerine kuruludur; ...
İktisat bilimi insan ihtiyaçlarının sınırsız olduğunu söyler. Bu sınırsız ihtiyaçlar, teknolojik gelişmelere sürekli itici güç oluşturur. Öte taraftan teknolojinin ilerlemesi de ihtiyaçlarımızı ç ...
ÜCRETSİZ DENEME HESABI İLE RİSK ALMADAN DENEMEYE BAŞLAYIN!
Denemeye başla butonuna tıklayarak GCM'den elektronik ileti almayı, kullanım koşullarını, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin aydınlatma metni ve izin Formu'nu kabul ediyorum.
Yardıma mı ihtiyacınız var? Müşteri temsilcimize merhaba deyin!
Web sitemizi ziyaret eden kullanıcılara mümkün olan en iyi yatırım deneyimini sunabilmek için çerezler (cookieler) kullanmaktayız. Çerez politikalarımızın detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.