Fed Faiz Kararı Rehberi: Altın, Dolar, Borsa ve Türkiye Ekonomisine Etkileri
Dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan ABD'de, ülkenin merkez bankası (Fed), aldığı kararlar ve sahip olduğu enstrümanlar ile küresel finans piyasalarında son derece etkili olmakta ve varlık fiyatlarına yön vermektedir. Fed'in para politikası ve aldığı kararlar yatırımcılar tarafından oldukça yakından takip edilmektedir. Bu ay ise piyasa 29 Temmuz Çarşamba günü açıklanacak olan Fed kararına odaklanmış durumda. Beklentiler faizin sabit tutulacağı yönünde şekillenmiş bulunuyor. Faizin beklentilere uyumlu olacak şekilde sabit bırakılması durumunda ise piyasalar yeni Fed Başkanı Kevin Warsh’un açıklamalarına dikkat kesilecek. Açıklamalardan jeopolitik gelişmelerin ve petrol fiyatlarındaki son dalgalanmaların enflasyon görünümüne nasıl yansıdığına ilişkin değerlendirmeler, açıklamaların piyasalarda şahin veya güvercin olarak algılanmasında etkili olabilir.
Yazımızın devamında Fed’in faiz artırdığında ya da düşürdüğünde başta altın ve dolar olmak üzere piyasaya olan etkilerini ele alacağız.
Fed Faiz Kararları Neden Önemli?
Dünyadaki en büyük hacme sahip rezerv para birimlerinden olan doların diğer para birimleri karşısında değer kazanması ya da zayıflaması Fed’in açıkladığı faiz kararından direkt olarak etkilenmektedir. Açıklanan işsizlik raporları, enflasyon rakamları, sanayi, ihracat ve büyüme verileri Fed’in kararını belirlemesinde etkili olmaktadır. Fed’in faiz kararı kadar karar metninde kullanılan ifadeler ve Fed Başkanı’nın toplantı sonrasında verdiği mesajlar da önemlidir. Piyasa verilen mesajları şahin veya güvercin tonda algılayabilmektedir.
Bu noktaya değinmişken şahin ve güvercin mesajların ne olduğunu açıklamak gerekir. Merkez bankalarının aldığı kararların tonu tanımlanırken dovish (güvercin) ve hawkish (şahin) sinyallerin verildiğini veya piyasanın bu mesajları şahin veya güvercin olarak algıladığını ekonomi haberlerinden okumuş olabilirsiniz. Güvercin mesaj, Fed’in ekonomik büyümeyi ve istihdamı desteklemek amacıyla daha düşük faiz veya daha gevşek para politikasına yönelebileceğine işaret eder. Şahin mesaj ise enflasyonla mücadeleyi önceliklendiren, faizlerin artırılması veya uzun süre yüksek tutulması ihtimalini güçlendiren açıklamaları ifade eder.
Bu çerçevede, Fed'in kararlarını nasıl aldığı, oylama sisteminin nasıl olduğu ve hangi üyelerin karar alma mekanizmasında yer aldığını bilmek önemli bir avantajdır.
Normal ekonomik şartlar altında yılda 8 kez yapılan toplantısında, yönetim kurulu üyeleri ve 12 bankanın başkanları hazır bulunurlar. Söz konusu toplantı sayısı gerektiği durumlarda artış göstermektedir.
FOMC toplantılarında, karar verme mekanizması içerisinde yer alan üyeler büyük önem arz etmektedir. Faiz oranlarına ve bankanın politikalarına ilişkin alınacak kararların oylamasında, 7 kişiden oluşan yönetim kurulu ve 5 bölgesel Federal Reserve Bankası başkanı yer almaktadır. Geriye kalan 7 merkez bankasının başkanları görüş bildirebilirken, alınacak kararlarda oy verme hakkına sahip değildirler.
Yatırımcıların, açıklamalarını ve aldığı kararları çok yakından takip ettiği Fed'in yapısı içerisinde, 7 yönetim kurulu üyesi ile birlikte oy hakkı bulunan başkanlar şöyle sıralanabilir;
- New York
- Philadelphia
- Cleveland
- Dallas
- Minneapolis
Yönetim Kurulu ve FRS Başkanı, görev süresi boyunca FOMC toplantılarına liderlik etmek ve Bankanın resmi basın toplantılarında açıklamalar yapmakla görevlidir. Aynı zamanda Başkan, FED'in Senato'da düzenlediği sunumlarda, ABD senatörlerini uygulanan para politikaları hakkında bilgilendirir ve yetkililerin sorularını cevaplar. Fed Başkanının ekonomiye ilişkin görüşleri ve bu paralelde yaptığı konuşmalar, finans piyasaları tarafından detaylı bir şekilde incelenmektedir.
Fed Faiz Kararı Altını Nasıl Etkiler?
Fed’in faiz kararının etkisi ons altınla birlikte kıymetli maden piyasasında da görülür. Fed’in faizi artırması herhangi bir faiz getirisi olmayan altının fiyatının düşmesine neden olabilir. Fed’in faizi düşürmesi ise mevduat getirisinin düşmesinden dolayı yatırımcıların altına olan ilgisinin artmasına ve bu nedenle altının fiyatının artmasına etki edebilir. Ancak ons altında yön sadece Fed’in faiz kararıyla ilişkili değildir. Jeopolitik riskler sırasında artan güvenli liman talebi, merkez bankalarının altın rezervleriyle ilgili kararları, makro veriler, petrol fiyatları ve dolar paritelerinin durumu altın fiyatlarını etkileyebilmektedir. Bu nedenle altın fiyatlarıyla ilgili temel ve teknik analizler hazırlanırken tüm etkenlerin bir arada değerlendirilmesi gerekir.
Ülkemizde yatırım için başvurulan gram altın ise bazı durumlarda ons altından ayrışır. Gram altını ons altından ayıran temel unsur ise fiyatlamasında ons altının yanı sıra USD/TRY kurunun da belirleyici olmasıdır. Bu nedenle ons altın gerilese bile dolar TL’deki yükseliş gram altındaki düşüşü sınırlayabilir veya fiyatın yükselmesine neden olabilir.
Fed Faiz Kararı Borsayı Nasıl Etkiler?
Fed’in faizi beklentilerin dışında artırması genellikle borsada risk iştahının düşebileceği şeklinde yorumlanır. Mevduat gibi az riskli bir yatırım aracından borsa gibi riskli bir yatırım alanına yönlenmek yatırımcıda iştahı azaltabilir. Diğer taraftan faizlerin artması şirketler nezdinde borçlanma maliyetlerinin artmasına neden olur. Bu durum şirketlerin büyüme atılımlarını kısmasına veya üretim yatırımlarının azalmasına neden olabilir. Faizlerin artması her sektörde aynı etkiyi göstermese de teknoloji, inşaat ve bankacılık sektörlerinde hisse büyüme beklentilerini sınırlandırabilir.
Fed’in faizi düşürmesi ise yatırımcıda risk iştahını artıran bir adım olarak algılanır. Özellikle Beklenti dışında alınan faiz indirimi kararı borsada kısa vadeli yükselişleri beraberinde getirebilir. Ancak yine altını çizmekte fayda var ki borsada yukarı ya da aşağı yönlü hareketlilik faiz kararları dışında diğer finansal koşullardan da etkilenir. Bilanço dönemleri, halka arz furyaları gibi süreçler borsalarda hareketliliği artırabilir.
Fed Faiz Artırırsa Doları & Döviz Kurlarını Nasıl Etkiler?
Fed’in faiz artırma kararında nedenlerden biri de enflasyon artışını kontrol altına almaktır. Enflasyonun beklentilerin üzerinde seyretmesi dolardaki değer düşüklüğüne işaret ettiğinden enflasyonu düşürmek için faizin artırılması gerekebilmektedir.
Bu durumda Fed’in faizi artırması doların ve ABD Hazine Tahvillerinin (U.S. Treasuries) değerlenmesini sağlar. Buna karşılık piyasada daha önce ihraç edilmiş sabit faizli tahvillerin fiyatları genellikle düşer. Reel faiz getirisinden dolayı yatırımcıların dolarda kalacağı beklentisi güçlenir.
Doların güçlenmesi USD/TRY paritesinin yükselmesine neden olur. Dolar diğer ülke para birimleri karşısında değerlenmiş olur. Ancak doların değeri jeopolitik riskler, yabancı sermaye akımlarıyla da yakından ilgilidir.
Fed Faiz Artırırsa Ne Olur?
Fed’in faiz artırma kararını etkileyen unsurlar yakından incelendiğinde en belirleyici faktörün enflasyondaki artış olduğu görülür. PMI verileri, tarım dışı istihdam rakamları da bu kararın verilmesinde etkilidir. Kredilere ulaşmadaki kolaylığın enflasyonun artmasına neden olduğu gerekçesiyle faizler yükseltilerek ekonomik ısınma dengelenmeye çalışılır. Tüketim maliyetlerinin artması nedeniyle harcamaların kısılacağı öngörülür. Fed’in faiz artırma kararı aynı zamanda mevduat faizlerini de yükselttiği için yatırımcının altın veya borsa gibi riskli araçlara yönelmesi konusunda da baskı oluşturmuş olur.
Bu nedenle altın ve borsayı etkileyen onlarca unsurdan biri olan faizin artırılması kararı sonucu altın ve borsanın genellikle düşmesi beklenir. Küresel piyasalarda dolarla fiyatlanan emtialar ise doların değer kazanması ile pahalanır. Ancak altını özellikle çizmekte fayda var ki Fed faizi artırırken verdiği tutanak mesajlarında güvercin sinyaller veriyorsa piyasa bir sonraki karara dair çıkarımlarda bulunabilir ve davranışını bu yönde geliştirebilir.
Faiz artışının bir başka etkisi de ithalat ve ihracat rakamlarında görülebilir. Doların değer kazanması, ithal ürünleri ABD açısından daha uygun hale getirerek ülkenin ithalatını destekleyebilir. Bu durum ABD’ye ihracat yapan ülkeler açısından olumlu sonuçlar doğurabilir.
Fed Faiz İndirirse Ne Olur?
Fed, genellikle enflasyonun kontrol altına alındığı dönemlerde faizi sabit tutma veya faizi indirme kararı alabilir. Bu nedenle işsizlik beklentilerin üstündeyse, enflasyon hedeflendiği noktalara ulaşmışsa Fed faizi indirebilir. Bunun sonucu olarak ise dolar küresel piyasada zayıflar, DXY endeksinde düşüş görülür. Doların global piyasalardaki rezerv para rolünden dolayı dolar saklayan ülkelerde rezervlerin değerinde düşüş görülebilir.
Fed’in faizi indirmesi özellikle borsada risk iştahını artıran bir adım olarak karşımıza çıkar. Paranın bollaştığı bu dönemlerde harcamaların artacağı şirketlerin kredi desteğiyle büyüyeceği düşünülerek borsalara para girişi olur. Faiz indirimiyle birlikte tahvil getirileri gerileyebilirken, daha önce yüksek kuponla ihraç edilmiş sabit faizli tahvillerin fiyatları yükselebilir. Dolarla fiyatlanan emtialar doların zayıflamasıyla diğer ülkelerin para birimleri karşısında ucuzlamış olur. Bu durum emtialara olan talebi artırabilir.
Konunun detayları için Faiz artarsa altın ne olur? başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.
Fed Faizi Sabit Tutarsa Ne Olur?
Fed’in faizi sabit tutması durumunda piyasalar karar öncesinde bu beklentiyi büyük ölçüde fiyatlamış olabilir. Faizin sabit bırakılması beklenti dışıysa piyasa tepkisini değerlendirmek için beklentilerin faiz artışı mı yoksa faiz indirimi yönünde mi şekillendiğine bakmak gerekir. Faiz artışı beklendiğinde gelen faizi sabit tutma kararı altını ve borsayı yükseltebilir. Tam tersi faiz indirimi beklenirken gelen faizi sabit tutma kararı altını ve borsayı düşürebilir. Ancak kararın beklentilere paralelliği kadar faiz kararı sonrası verilen mesajların tonunun piyasalar tarafından ne şekilde algılandığı da oldukça kritiktir.
Geçmişte Fed Kararlarının Piyasalara Etkileri
ABD Doları, dünya ticaretinde birçok ülke tarafından kullanılan çok önemli ve güvenilir bir para birimi olarak görülmektedir. Dolayısıyla söz konusu paraya ilişkin kararları alan Fed, dünyanın çok yakından takip ettiği bir merkez bankasıdır. Doların değerini etkileyecek kararlar alınması sadece spekülatörleri değil, geliri ya da giderleri bu para cinsinden olan herhangi bir ekonomik birimi etkileyebilir.
Bu nedenle Fed’in sadece faiz kararı olmamakla birlikte geçmiş kararlarının etkilerini incelemek hem bugünkü kararları anlama hem de kıyaslama yapma noktasında yatırımcılara önemli fikirler vermektedir.
Bunların yakın tarihlilerinden ve etkisi uzun süre devam etmiş olanlarından biri de 2008 krizi döneminde alınan sıfır faiz politikası sürecidir. 2008 Aralık’tan 2015 Aralık’a kadar süren bu dönemde ekonomik büyümeyi desteklemek ve iş yaratmayı teşvik etmek hedeflenmişti. Bu sürecin sonlanması ise 2015 yılının son FOMC toplantısında alınan faiz artırım kararıyla oldu.
Bunun dışında yine yakın bir geçmişte yaşanan Koronavirüs pandemisi sürecinde yaşanacak ekonomik riske karşılık Mart 2020’de Fed faizi indirme kararı almıştı. Fed’in aldığı kararlarla 2022 yılına kadar faiz sabit tutulmuş ardından Mart toplantısında alınan kararla beraber parasal sıkılaşma sürecine girilmişti.
Fed Faiz Kararlarının Türkiye Ekonomisine Etkileri
Fed’in aldığı faiz kararlarının etkisi dünya çapında merkez bankalarınca alınan veya alınacak olan kararları etkilemektedir. Öte yandan tek etki merkez bankası kararlarında görülmemekte; doların baskılanması ithalat ve ihracat rakamlarına yansımaktadır. Çünkü ABD doları, küresel ölçekte ithalat ve ihracat işlemlerinde en yoğun kullanılan, işlem hacmi en yüksek para birimi konumundadır.
O halde Fed’in faizi artırma ve düşürme kararının ülkemizdeki ekonomik yansımalarını ayrı ayrı ele almak gerekir.
Fed faizi indirdiğinde Türkiye ekonomisinde;
- Farklı faktörlerden de etkilenmekle birlikte dolar kurunda düşüş görülür.
- Düşen dolar kuru nedeniyle ons altın dolar bazında yükselse bile TL bazında fiyatı sınırlayabilir.
- Dolar yatırımından çıkan yatırımcı borsaya yönelebilir.
- İhracat geliri azalırken ithalat rakamlarında artış görülür.
Fed faizi artırdığında Türkiye’de;
- Türkiye’nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan ülkelerin para birimleri değer kaybeder.
- Mevduat ve faizli enstrümanlar cazip hale gelirken altın üzerinde baskı oluşabilir.
Fed Faiz Kararının Sektörel Bazda Etkileri
Fed’in faizi artırma veya düşürme kararı özellikle teknoloji, finans ve enerji sektörlerini yakından ilgilendirir. Emtia piyasasında fiyatların etkilenmesine neden olur. Peki faizin yükseltilmesi kararı sektörel bazda nasıl yankı bulur?
- Faizin yükselmesi bankaların kullandıracağı kredi miktarını kısıtladığı ve parasal sıkılaşmaya neden olduğu için finans sektöründe karlılığın azalmasına neden olabilir. Faiz yükseldiği için aracı kurumlardaki borsa işlemlerinin düştüğü gözlemlenebilir.
- Faizlerin yükselmesi teknoloji sektöründe hem satışların düşmesi hem de borçlanmanın maliyetinin artması nedeniyle olumsuz hava estirir. Fed’in faiz artırma kararı teknoloji hisse senetlerinin fiyatının düşmesine neden olabilir.
- Faiz artışlarının ekonomik büyüme ve enerji talebini yavaşlatması enerji fiyatlarını baskılayabilir. Fakat enerji sektöründeki fiyatlamalarda jeopolitik riskler ve arz koşulları da belirleyicidir.
- Dolara dayalı fiyatlanan emtialar ise doların değer kazanmasıyla küresel piyasalarda daha pahalı işlem görür. Bu da emtialara olan talebin azalmasına neden olabilir.
Fed’in faizi indirdiği dönemlerde ise;
- Bankaların kredi satışları artış gösterir. Borsaya ilgi artar.
- Teknoloji sektörü yatırımları artırır. Bilançolarındaki ciro kalemleri artış gösterebilir.
Yatırımcılar İçin Fed Kararları Rehberi
Yatırımcılar Fed kararlarından daha çok Fed’in faiz kararlarına dair beklentilerden etkilenmektedir. Bu nedenle bu beklentileri iyi takip etmek ve beklentiler tarafından zaten fiyatlanmış olan işlemler noktasında dikkatli olmaları gerekir.
Yatırımcıyı Fed’in alacağı kararlara karşı koruyan önemli yatırım stratejilerinden biri ise riskin dağıtılmasıdır. Mevduat, tahvil, borsa ve emtia gibi çeşitli varlıklara sahip yatırımcılar faiz süreçlerine göre bu varlıkların sepetteki oranında değişikliğe gidebilir. Çünkü Fed’in faiz artırdığı veya indirdiği dönemlerde, farklı varlık sınıflarının performansları değişkenlik gösterebilmektedir. Bu nedenle de yatırımcılar kendi risk profilleri ve yatırım vadeleri doğrultusunda portföy dağılımlarını yeniden gözden geçirmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Fed önceden belirlenmiş takvime sadık kalarak yılda 8 kez FOMC kararlarını açıklamaktadır. Tarihte Fed’in olağanüstü nedenlerle toplandığı da görülmüştür. Örneğin Fed, Covid-19 kaynaklı yaşanan sert dalgalanmalar üzerine Mart 2020’de acil bir toplantı yapmıştı.
Alınan faiz artırımı kararının ekonomik sürece etkisi zamana yayılarak; finansal piyasalara olan etkisi ise hızlı görülür. Öte yandan enflasyonu düşürmek sadece faiz kararlarıyla değil yürütülen ekonomi politikalarının başarısıyla da paralel ilerleyen bir süreçtir.
Altın fiyatlarını etkileyen birçok unsur bulunmakla birlikte Fed’in faizi artırma kararı altını düşürürken faizi indirme kararı altın fiyatlarını artırır. Ancak bu bilgi bir genelleme olduğu için altını etkileyen unsurlar topyekün ele alınmalıdır.
Gelişmekte olan ülkelerin para birimleri dolar karşısında daha kırılgandır. Dolar zayıflaması ya da güçlenmesinin ekonomik etkileri bu ülkelerde daha hızlı hissedilir.
Fed faizi hakkında beklentiler, dünyanın önde gelen finans kurumları ve beklenti anketlerine katılan analistlerin oylamalarıyla şekillenmektedir. Bu beklentiler faiz kararını etkileyen verilere ve Fed’in sinyallerine bakılarak hesaplanmaktadır. Sonucu tahmin etmek elbette ki mümkün değildir ancak beklentiler toplantıdan önce belli olmaktadır. Hatta bazı finans kuruluşları tüm yıla dair beklentilerini baz puan açıklayarak değerlendirmektedir.
Fed faiz kararını etkileme gücüne sahip veriler arasında CPI (enflasyon) çekirdek PCE, bir önceki karara dair açıklanan FOMC tutanakları, tarım dışı istihdam, işsizlik oranı, ücret artışları, JOLTS, perakende satışlar, ISM/PMI göstergeleri ve büyüme rakamları bulunur.