Lisanslı ve Geniş Yetkili Aracı Kurum - Lisans No: G-039 (398)

FED Nedir? FED'in Açılımı ve Görevleri Nelerdir?

Evren Deniz - Kurumsal İçerik Uzmanı

Dünyanın en etkili ve en prestijli finansal kurumlarının başında gelen FED, Amerika Birleşik Devletleri’nin Merkez Bankası’dır. Ancak FED’in uyguladığı para politikaları ve aldığı faiz kararları sadece Amerika’yı değil, yer küredeki hemen hemen tüm ekonomileri etkiler.

Küresel piyasalar sahnesinin kalbinde yer alan bu görkemli figür, adeta bir finansal maestro gibi, küresel ekonominin büyük senfonisine yön verir. FED, küresel piyasalardaki dengeleri değiştirirken, izlediği politikalar aynı zamanda diğer ülkeler için de bir referans noktası haline gelir.

FED Nedir?

Dünya üzerinde bazı kurumlar vardır ki, onların ne yaptıklarını bilmesek bile isimlerini sıkça duyarız ve onlarla ilgili zihnimize bir soru işareti çengeli atılır. Bu kurumların başında Amerika’nın merkez bankası FED gelir. Aslında FED nedir ve ne iş yapar?” soruları, sadece piyasa takipçileri için değil, küresel ekonomiye ilgi duyan herkes için büyük önem taşır.

FED'in Açılımı

Amerikan para sisteminin otoritesi FED’in açılımı Federal Rezerv Sistemi’dir (Federal Reserve System) ve o tüm dünyada genelde FED olarak bilinir.

Federal Rezerv Sistemi kurulurken, Amerika Birleşik Devletleri coğrafi olarak her biri ayrı bir Rezerv Bankası’na sahip olan 12 bölgeye (1. Boston, 2. New York, 3. Philadelphia, 4. Cleveland, 5. Richmond, 6. Atlanta, 7. Chicago, 8. St. Louis, 9. Minneapolis, 10. Kansas City, 11.Dallas, 12. San Francisco) ayrılmıştır. Bu bölgelerin belirlenmesinde, 1913'te Federal Rezerv Sistemi’nin kurulduğu sırada hâkim konumda bulunan ticaret bölgeleri ve ekonomik şartlar dikkate alınmıştır; bu nedenle söz konusu bölgeler, eyalet sınırlarıyla uyumlu değildir.

FED'in Görevleri

ABD ekonomisinin etkin işleyişini ve daha genel olarak kamu yararını desteklemek için FED’in görevleri arasında beş temel husus yer alır:

  1. Federal Rezerv, ABD ekonomisinde maksimum istihdamı ve istikrarlı fiyatları (enflasyon) teşvik etmek için ülkenin para politikasını yürütür,
  2. Finansal sistemin istikrarını teşvik eder,
  3. Finansal kurumların güvenliğini ve sağlamlığını gözetir,
  4. Ödeme ve mutabakat sisteminin güvenilirliğine ve verimliliğine katkı sağlar,
  5. Tüketici odaklı denetim ve incelemeyi destekler.

FED’in Yapısı

FED yukarıdaki amaçlara ulaşmak için elinde esas olarak üç temel para politikası aracı bulunur: Açık piyasa işlemleri, iskonto oranı ve rezerv oranları (zorunlu karşılıklar).

FED, merkez bankaları arasında benzersiz bir yapıya sahiptir ve Federal Rezerv Sisteminde üç temel kuruluş yer alır: Federal Rezerv sisteminin Yönetimi Kurulu statüsünde bulunan Guvernörler Kurulu (Board of Governors), 12 Federal Rezerv Bankası (Reserve Banks) ve Federal Açık Piyasa Komitesi (Federal Open Market Committee- FOMC).

Kongre'ye rapor veren ve doğrudan Kongre'ye karşı sorumlu olan Guvernörler Kurulu, Federal Rezerv Sistemi için genel bir rehberlik sağlar ve 12 Rezerv Bankasını denetler (Federal Rezerv Bankaları bağımsızdır, ancak buna rağmen denetim altında çalışır). FED Yönetim Kurulu’nda, her üyesi 14 yıllık bir dönem için Başkan tarafından önerilen ve Senato tarafından atanan 7 üye bulunur. İskonto ve rezerv oranlarını belirleme yetkisi bu kurula aittir.

FED’in açık piyasa işlemlerinden sorumlu organı ise, Federal Açık Piyasa Komitesi’dir (FOMC). FOMC’nin ise12 üyesi bulunuyor ve bu üyelerden 7’si doğrudan Fed Yönetim Kurulu üyelerinden geliyor. Ayrıca istisnai olarak New York Federal Rezerv Bankası Başkanı’nın koltuğu ise her zaman sabit. Kalan 4 sandalye ise, geri kalan 11 Fed bankasının başkanları tarafından 1 yıllık görev süresi ile dönüşümlü olarak dolduruluyor. Ancak FOMC’deki Federal Rezerv banka başkanları tarafından dönüşümlü olarak kullanılan koltuklar, her gruptan bir banka başkanı olmak üzere 4 banka grubundan geliyor:

  1. Boston, Philadelphia ve Richmond; 
  2. Cleveland ve Chicago; 
  3. Atlanta, St. Louis ve Dallas; 
  4. Minneapolis, Kansas City ve San Francisco.

O sırada FOMC üyesi olmadığı için oy hakkı olmayan Merkez Bankası başkanları da FOMC toplantılarına katılarak tartışmalarda bulunuyor ve komitenin ekonomik ve politik konularına ilişkin değerlendirmesine (örneğin FED projeksiyonlarını oluşturan dot plot tahminlerinde tüm Federal başkanlar görüş bildirebilir) katkıda sağlıyor.

Jackson Hole Toplantısı Nedir?

1913 yılında FED’in kurulmasına yönelik yasa Başkan Woodrow Wilson tarafından onaylandıktan sonra kurulan komite (Federal Reserve Bank Organization Committee) Federal Rezerv Bankaları’nın nerede olması üzerine çalışmaya koyulurlar. Bölge seçimlerinde dönemin nüfus ve ticari önemi gibi faktörler dikkate alınırken, Komite zamanın demir yolları noktaları gibi hususları da göz önünde bulundurur. Ayrıca tarım bölgeleri ve finans çevreleri arasında da bir güvensizlik mevcuttur.

Tüm bu hususlar çerçevesinde Missouri eyaletinin, istisnai olarak St. Louis ve Kansas City'de bulunan iki Federal Rezerv Bankası'na ev sahipliği yapması kararlaştırılır. Bu şehirlerden Kansas City sonraları Jackson Hole toplantıları ile de anılmaya başlar. Bu toplantılar başlangıçta eyaletin tarım meseleleri üzerine farklı yerlerde yapılmaktadır. Ancak 12. FED Başkanı Paul Volcker’ın katılmasını sağlamak adını toplantı yeri Jackson Hole olarak belirlendikten sonrasında, gündem konusu da para politikaları odağına çevrilir ve dönemin çok önemli ekonomistleri de toplantıya katılım sağlamaya başlar.

O günden sonra oldukça rağbet görmeye başlayan Jackson Hole toplantıları, bugün için dünyada en uzun süredir devam eden merkez bankacılığı konferanslarından biri haline gelmiştir. Bu sempozyum sayesinde günümüzde de, ekonomistler, finansal piyasa katılımcıları, akademisyenler, ABD hükümeti temsilcileri ve medya katılımcıları uzun vadeli politik konuları tartışmak üzere bu toplantıda bir araya gelmeye devam ediyorlar.

FED'in Küresel Rolü ve Önemi

FED’in faiz oranlarındaki bir değişiklik, Amerikan bankalarının maliyet yapılarına yansır ve bu yüzden politika faizindeki değişim, piyasadaki diğer faiz üzerinde de bir domino etkisi yaratır. Piyasa faizlerindeki değişim ise ekonomik aktivitede ve finansal piyasalarda önemli değişimlere neden olabilir.

Öte taraftan FED’in küresel piyasalardaki yüksek etki gücü sebebiyle, FED tarafından yürütülen para politikası ve alınan faiz kararları, döviz kurları başta olmak üzere, hemen hemen tüm varlık fiyatlarını ve uluslararası ticaret hacmini de etkiler.

Dünya Piyasalarını Etkileme Gücü

FED'in dünya piyasaları üzerindeki etkisi, ABD dolarının küresel rezerv para birimi olması, ABD ekonomisinin küresel rolü ve ABD'nin uluslararası ticaret ve sermaye hareketleri üzerindeki etkisi gibi faktörlere dayanır.

Örneğin, FED'in faizleri artırması, yatırımcıların ABD tahvillerine yönelmelerini teşvik edebilir ve bu da ABD dolarına olan talebin artması sebebiyle dolar endeksini yukarıya taşıyabilir. Aslında bunun bir diğer anlamı da FED’in yüksek faiz politikası ve şahin tutumunun, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışına neden olmasıdır.

Diğer yandan, FED'in faizleri düşürmesi veya varlık alımları yapması ise tersi bir etki yaratır. Daha düşük faiz ortamı riskli varlıklara olan talebi artırır ve gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını teşvik edebilir. Düşük faizler aynı zamanda tüketim harcamalarını ve yatırımları desteklemesi bakımından, şirketlerin kazanç beklentisini yukarı taşır ki; bu da borsa açısından ayrı bir olumlu faktördür.

FED'in politika adımları, küresel ekonomik denge üzerinde de derin etkilere sahiptir. ABD'nin ekonomik göstergeleri, dünya ekonomisindeki diğer ülkelerle birlikte değerlendirildiğinde, FED'in politika kararları küresel finansal piyasalarda dalgalanmalara ve çeşitli ekonomik aktörlerin stratejilerinde değişikliklere neden olabilir. Bu yüzden FED’in faiz oranlarını artırması veya azaltması, ABD dolarının değeri ve varlık fiyatları başta olmak üzere, küresel sermaye akımlarını yoluyla borsaları, yatırım ve tüketim harcamalarını, enflasyon ve büyüme verilerinin tümü üzerinde önemli bir etki kabiliyetine sahiptir.

FED'in Para Politikası ve Ekonomik Dengeler

Merkez bankası faizleri, ekonomideki likiditeyi ve kredi koşullarını yönlendiren temel bir belirleyicidir. Bankalar, merkez bankası faiz oranlarına uyum sağlama eğilimindedir çünkü bu oranlar, onların maliyetlerini ve kârlılıklarını doğrudan etkiler. Öyle ki merkez bankalarının belirledikleri faiz oranları, bir mıknatısın çekim alanı nasıl ki çevresindeki metalleri etkileyip kendine doğru çekiyorsa, piyasadaki faiz hadlerini benzer şekilde kendi alanına doğru çeker.

Grafik 1. FED faizleri ile 3 aylık ve 2 yıllık hazine borçlanma araçlarının piyasa getirileri arasındaki ilişki

Esasında Fed’in Federal Fon Franı’nı değiştirmesinin altındaki en önemli maksat enflasyonun uzun vadede %2 seviyesinde kalmasıdır ve bu yolla ekonomik dengenin bozulmamasını amaçlar. Elbette faiz oranları ile enflasyon arasındaki ilişkiye benzer şekilde diğer tüm makroekonomik değişkenler arasında da sıkı bir ilişki bulunur. Bu yüzden bu ilişkinin analizi, yatırımcıların büyük resmi anlamalarına ve bu sayede daha isabetli yatırım kararları vermelerine olanak tanır.

FED Faiz Kararları ve Etkileri

FED faiz kararından bahsedildiğinde burada kastedilen Federal Fon Oranı (Federal Funds Rate) olarak bilinen FED’in politika faizidir (policy rate). Federal Fon oranı, belirli bir hedef aralıkta FOMC organı tarafından belirlenir ve bu oranların üst ve alt sınırları, Amerikan bankalarının gün sonunda fon açığı ya da fazlaları için birbirleriyle yaptıkları borç alıp verme işlemlerinde referans alınan aralıktır.

Örneğin Mart 2022'nin ortalarında federal fon oranları %0,25-0,50 iken, enflasyonla mücadele için faizler FED tarafından kademeli olarak yükseltilmiştir ve şu anda Fed Fon Oranı %5,25 ile %5,50 arasındadır. Buna göre %5,25 alt limit, %5,50 ise Federal Fon Oranı’nın üst limitidir.

Grafik 2. 2010-2023 yılları arası Federal Fon Üst Limiti

Faiz oranları arttıkça borçlanmanın maliyeti de tüm kesimler için bir dalga etkisiyle daha pahalı hale gelir. Bu da tüketicilerin daha az harcama yapmasına neden olur ve azalan talep ile birlikte ekonomik aktivite de gene olarak yavaşlar. Faiz oranlarındaki düşüş ise ekonomideki canlılığın yeniden hayat bulmasına destek olur.

Grafik 3. Efektif Federal Fon Oranı ile Gıda Hariç Kişisel Tüketim Harcamaları ve İşsizlik Oranları arasındaki ilişki

Yukarıdaki grafikte görüleceği üzere, Efektif Federal Fon Oranı (mavi çizgi) düşük olduğunda, kişisel harcamalar (kırmızı çizgi) gittikçe artmakta ve işsizlik oranı (yeşil çizgi) ise düşüş eğilimine girmektedir. Grafikteki gri gölgeli bölgeler resesyon dönemini gösteriyor ve resesyona girilen bölgelerde FED faizi düşürerek, ekonominin yeniden canlanmasını sağlıyor.

Faiz Kararlarının Belirlenmesi ve Açıklanması

FED’in FOMC organı, yıl boyunca düzenli olarak planlanmış sekiz toplantı ve gerekli görüldüğünde planlanmamış toplantılar düzenler ve bu toplantılarda Federal Fon Oranı’nı belirler. Düzenli olarak planlanan toplantıların tutanakları ise, karar tarihinden üç hafta sonra yayımlanır. 

Faiz Artırımının Sonuçları

Faiz oranlarının önemli olmasının en önemli sebebi, bu oranların hane halkı ve işletmelerin borçlanma maliyetlerini ve harcama kararlarını etkilemesidir. FED’in faiz artırması piyasa faizlerini de yukarıya taşır ve bu da dolaylı yoldan tüketicilerin ve işletmelerin borçlanmalarını sınırlayacaktır.

Faiz Düşürülmesinin Etkileri

Daha düşük faiz oranları, daha fazla insanı borçlanma yoluyla yeni bir ev veya otomobil almaya ve genel olarak daha fazla alışverişe teşvik edecektir. Düşük oranlar aynı zamanda işletmeleri yeni ekipman satın alma, tesisleri güncelleme veya daha fazla işçi işe alma gibi büyümeye yönelik yatırımları da canlandırır.

FED'in Etki Kapsamı ve Önemi

En başta da değindiğimiz üzere, FED’in etki kapsamını sınırlandırmak zordur. FED’in aldığı kararlar Amerika Birleşik Devletleri ekonomisini yakından ilgilendirirken, gerek doların rezerv para olma özelliği gerekse ABD’nin dünya ekonomisindeki rolü sebebiyle dünyadaki tüm piyasalar üzerinde de önemli ölçüde etki sahibidir. Üstelik bu etkinin hızı, günümüz haberleşme araçlarının sunduğu imkânlar dolayısıyla piyasalar üzerinde anında hissedilmeye başlanır. 

FED'in Küresel Piyasalara Etkisi

FED’in faiz kararları, bilanço büyüklüğü veya piyasalardaki beklentilere yön verdiren tüm açıklamaları, başta dolar endeksi olmak üzere, dolarla fiyatlanan altın, gümüş ve petrol gibi emtia fiyatlamalarına etki eder. Aynı şekilde FED’in izlediği para politikalarının etkisi borsa fiyatlamalarında kendini hissettirir.

FED’in karar ve sinyalleriyle etkilenen ABD hazine borçlanma senetlerinin getirisi, bu araçların tüm dünyada güvenli liman olarak kabul edilmesi sebebiyle, diğer ülkelerin gerek politika faizi kararlarını gerek piyasa faizlerini etkiler. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, piyasa getirisinde önemli olanın nominal değil, reel getiri olmasıdır. Yükselen reel faizler borsadaki değerlemeleri risksiz getiri faktörünün yükselmesi dolayısıyla aşağı çeker ve risksiz getiri sağlayan varlıkların cazibesini artırarak borsadan para çıkışına sebep olabilir. Aksine faiz hadlerinin aşağı çekilmesi ise, borsa açısından olumlu algılanır.

Benzer etki mekanizması emtia fiyatlarını da kapsamına alır; uluslararası piyasalarda dolar ile fiyatlanan emtialar, artan faizlerle güçlenen dolar sebebiyle değer kaybı yaşarken; düşen faizlerle zayıflayan dolar karşında fiyat yükselişine sahne olabilir.

Grafik 4. Reel Federal Fon Oranı ile Altın fiyatları arasındaki uzun dönemli ilişki

Grafik 4’de altın ile reel federal fon oranı arasındaki uzun vadeli ilişkiyi görmekteyiz. Buna göre, 1971'den 1980'e kadar, hem negatif hem de pozitif reel faiz oranları söz konusuydu ve bu dönemde altın fiyatı, reel faiz oranlarının en düşük seviyeleri civarında zirveye taşınmıştı. 1981'den 2002'ye kadar ise reel politika faizi neredeyse her zaman pozitif olmuştu ve bu dönemde altın fiyatı 800 dolardan, 250 dolara kadar geriledi. 2002 yılından günümüze doğru ise, reel federal fon oranı çoğunlukla negatif seyretti ve altın bu dönemde güçlü bir performans gösterdi. Buna göre altın ile reel faiz seviyesi arasında uzun vadeli ters bir ilişki olduğu çıkarımında bulunabilir.

Ancak tüm bu genel kaide ve ilişkilere rağmen şu hususu unutmamak gerekir: Piyasadaki tüm yatırım araçları özellikle reel faizlerden ve piyasadaki likiditeden etkilenmesine rağmen, yatırım araçlarının seyrini etkileyen başka dinamikler de bulunmaktadır. Bu sebeple piyasa analizi yapılırken, FED’in faiz kararları ya da niceliksel gevşeme veya daralma adımları dışındaki dinamiklerin de göz önüne alınması önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

FED, yani Federal Rezerv Sistemi, Amerika Birleşik Devletleri'nin merkez bankasıdır. ABD ekonomisinde fiyat istikrarını (enflasyon) ve maksimum istihdamı sağlamak başta olmak üzere, finansal sistem ve kurumların istikrar ve güvenliğini gözetmek ve teşvik etmek, ödeme ve mutabakat sistemlerinin verimliliğini artırmaya katkıda bulunmak ve tüketici haklarının korunmasını desteklemek FED'in görevleri arasındadır.

FED, Guvernörler Kurulu (Board of Governors), 12 Federal Rezerv Bankası ve Federal Açık Piyasa Komitesi'nden (FOMC) oluşur. Guvernörler Kurulu, Federal Rezerv Sistemi'nin genel yönünü belirler ve bağımsız olarak görev yapan 12 Rezerv Bankası'nı denetler. FED'in para politikası araçlarından iskonto ve rezerv oranlarını (zorunlu karşılıklar) belirlemek Guvernöreler Kurulu'nun yetkisindeyken, FOMC ise açık piyasa işlemlerinden sorumludur.

FED'in faiz kararları, Amerikan bankalarının maliyet yapısını etkileyerek piyasa faizlerinde değişikliklere yol açar. Bu değişiklikler, ekonomik aktiviteleri, tüketici harcamalarını ve yatırımları etkileyebilir. Faiz oranlarının yükselmesi genellikle ekonomik aktiviteleri yavaşlatırken, faiz oranlarının düşmesi ekonomik canlanmayı teşvik eder.

FED'in izlediği para politikaları ve aldığı faiz kararları, ABD dolarının küresel rezerv para birimi olması ve ABD ekonomisinin uluslararası arenadaki etkisi nedeniyle dünya piyasaları üzerinde önemli bir etki gücüne sahiptir. Ayrıca FED'in faiz oranlarında yaptığı değişiklikler döviz kurları, uluslararası ticaret hacmi ve diğer ülkelerin piyasaları üzerinde de etkili olabilir.

DENEMEYE İLE BAŞLAYIN

Denemeye başla butonuna tıklayarak GCM'den elektronik ileti almayı, kullanım koşullarını, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin aydınlatma metni ve izin Formu'nu kabul ediyorum.
Diğer Makaleler
Ağırlıklı ortalama, belirli değerlerin, bu değerlere atanan ağırlıklar dikkate alınarak hesaplanan bir veridir. Ağırlıklı ortalama, tüm değerlerin eşit önemde olmadığı durumlarda basit ortalamaya göre anlamlı sonuçlar ürete ...
Ekonomi biliminde tüketici davranışlarını açıklamaya yönelik farklı mal sınıflandırmaları yapılmıştır. Örneğin, bir kafeye gittiğinizde latte ve cappuccino fiyatlarının ya birbirine çok yakın ya da aynı olduğunu gör& ...
Piyasalarla az çok ilgilenen ve bu konuda bilgi paylaşımı yapan kişileri takip edenler, finansal yorum paylaşımında bulunan kişilerin sıklıkla YTD kısaltmasını kullandığını görürler. “Yatırım tavsiyesi değildir.” anlamın ...
Forex piyasasında işlem maliyetlerini hesaplarken en önemli kavramlardan biri spread'tir. Spread, belirli bir anda alış - satış fiyatları arasındaki farkı temsil eder. Bu fark, döviz ticaretinde veya diğer enstrümanların işlem maliyetl ...
Forex, "Foreign Exchange" teriminin kısaltmasıdır ve genellikle çeşitli para birimlerinin alınıp satıldığı döviz piyasalarını ifade etmek için kullanılır. Forex piyasası daha çok döviz piyasalarını karşılayan bir anlama ...
2024 Mart’ında Bitcoin fiyatı yeni zirveleri görürken (73740,9 $), şimdi tüm gözler 2024 Nisan ayında dördüncüsü gerçekleşmesi beklenen "Bitcoin halving (yarılanma)" sürecine çevrilmiş ...
ÜCRETSİZ DENEME HESABI İLE RİSK ALMADAN DENEMEYE BAŞLAYIN!
Denemeye başla butonuna tıklayarak GCM'den elektronik ileti almayı, kullanım koşullarını, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin aydınlatma metni ve izin Formu'nu kabul ediyorum.
Yardıma mı ihtiyacınız var? Müşteri temsilcimize merhaba deyin!
Web sitemizi ziyaret eden kullanıcılara mümkün olan en iyi yatırım deneyimini sunabilmek için çerezler (cookieler) kullanmaktayız. Çerez politikalarımızın detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.