Altın Gümüş Rasyosu Nedir?
Tanım ve Hesaplama
Yüzyıllardır para ve değer saklama aracı olarak kabul edilen iki kıymetli metal olan altın ve gümüş! Bu metallerin ons fiyatlarının oranlanması altın gümüş rasyosunu verir. Buradan yola çıkarak altın gümüş rasyosu nedir sorusuna “anlık ons altın fiyatının ons gümüş fiyatına bölünmesiyle bulunur” cevabı verilebilir. Her ikisi de arz talep dengesinden, jeopolitik risklerden, ekonomik dalgalanmalardan ve belirsizlikten etkilenen bu metallerin oranı analistler ve yatırımcılar için çok önemli bir veridir. Bu rasyodan elde edilen çıkarımlar, yatırımcıların portföy dağılımını değerlendirmesine yardımcı olabilir.
Altın gümüş oranı hesaplaması çok basittir. Rasyo altının değerlenmesiyle yükselirken gümüşün değerlenmesiyle düşer. Bu oran dalgalıdır ve gün içinde piyasa koşullarına göre değişiklik gösterir.
Tarihsel Ortalama ve Piyasa Etkileri
Altın gümüş rasyosunun çok yükseldiği ve düştüğü zamanlara bakarak ekonomik çıkarımlar yapılabilir. Bunun için yakın tarihli COVID pandemisi dönemi ile başlayalım. Düşen risk iştahı borsadaki birçok şirketin hisselerini düşürürken altın yatırımına olan talep artınca altın gümüş rasyosu rekor kırarak 125:1’e kadar çıkmıştır. O dönemki rekorun görülmesinde altının güvenli liman ihtiyacıyla artmış olması kadar gümüşe olan sanayi talebinin azalmasının da etkisi bulunmaktadır.
Çok gerilere gidildiğinde ise modern kayıtların tutulmadığı antik çağlarda bu oranın 10:1 veya 15:1 gibi seviyelerde olduğunun tarihi kanıtları bulunmaktadır.
Altın gümüş rasyosu yorumlarına ve geçtiğimiz yüzyılın verilerine bakıldığında ise birkaç dönem özellikle çok dikkat çekiyor. Peki bu dönemler neler?
- Hunt Kardeşler’in Gümüşü Baskıladığı 1980 Krizi: Enflasyonun yükselmesi ve Hunt Kardeşler’in gümüş piyasasını baskılaması nedeniyle gümüş fiyatı çok yükselmiş, oran 15:1’e düşmüş ve ardından çöküş yaşanmıştı.
- 1991 Resesyonu: Ekonomik büyümenin azaldığı bu dönemde endüstrinin gümüş talebinin düşmesi altının değerlenmesiyle oran 100:1’e kadar çıkmıştı.
- Mevcut duruma bakıldığında ise merkez bankaları altın rezervlerini belli bir oranda tutarak bu rasyoya etki ederler. 20. yüzyılda herhangi bir ekonomik kriz ve belirsizliklerin olmadığı normal zamanlarda altın gümüş rasyosu ortalama 50-85 aralığında hareket etmiştir.
Oranın aşırı düşük seviyelere düştüğü gümüşün göreceli olarak pahalı kaldığı dönemlerden biri de 2011 yılıdır. Bu yıl rasyonun tarihsel olarak çok düşük seviyelere, yaklaşık 30:1 bandına gerilediği dönem olarak bilinir.
Kullanım Alanları ve Yatırım Perspektifi
Yatırımcılar rasyoyu portföylerindeki altın ve gümüş dağılımını optimize etmek için kullanabilir. Altın–gümüş rasyosunu yatırım perspektifinden ele alabilmek için her iki metali ortak etkileyen unsurların yanı sıra altın ve gümüşe özgü dinamiklerin de iyi anlaşılması gerekir.
Merkez bankalarının faiz kararları, parasal genişleme veya sıkılaşma süreçleri her iki metali de doğrudan etkiler. Diğer tüm unsurlar da işin içine katarak değerlendirildiği merkez bankalarının faizi yükseltmesi genellikle altın ve gümüşün düşmesine neden olurken faizin düşürülmesi her ikisinin fiyatının artmasını sağlar.
Bir başka etken de dolar endeksidir. Altın ve gümüş dolar bazlı fiyatlandığı için doların değer kazanması genelde her iki metal üzerinde de aşağı yönlü baskı oluşturur.
Jeopolitik riskler ve belirsizliklerin arttığı savaş, kriz, resesyon beklentileri gibi dönemlerde talebin artması güvenli liman varlıkları olan altını ve gümüşü yükseltir.
Bu kıyasta altını öne çıkaran dinamikler ise gümüşe kıyasla daha güçlü olan güvenli liman özelliği, merkez bankası rezerv talebi ve piyasasının daha düşük volatilite göstermesidir. Merkez bankalarının rezerv tercihi ağırlıklı olarak altın yönündedir, gümüş rezervleri oldukça sınırlıdır.
Altını gümüşe kıyasla yükselten dinamikler rasyonun yükselmesini sağlar.
Gümüşü altından ayıran etmenlere bakılacak olduğunda ise gümüşün sanayi metali özelliği, güneş enerjisi, elektronik, otomotiv sektörlerindeki yoğun kullanımı, ekonomik büyüme ile güçlü korelasyonu ve piyasasının altına kıyasla daha yüksek volatilite göstermesi sayılabilir. Gümüş yatırımı spekülatif hareketlerden daha çok etkilenir.
Ekonomik büyüme beklentilerinin ve sanayi talebinin arttığı dönemlerde gümüşün altına göre daha hızlı değer kazanması, rasyonun aşağı yönlü hareket etmesini sağlar.
Son olarak ise altın gümüş rasyosu nasıl kullanılır diye düşünen bir yatırımcı için özet bir yanıt vermekte fayda var. Yatırımcı tüm bu etmenlerin etkilediği rasyoyu inceleyerek portföyünü dengeleme kararı verebilir. Öte yandan altın gümüş rasyosu avantajlarından bahsederken sadece portföy dengeleme işlevine değinmek yeterli olmaz. Altın gümüş ilişkisini iyi anlayan bir yatırımcı bu rasyoyu ekonomik barometre olarak da kullanabilir.
Rasyoyu bir "ekonomik barometre" olarak kullanırken dikkat edilmesi gerekenler:
| Faktör | Etkisi |
| Faiz Artışı | Genellikle her iki metal üzerinde de aşağı yönlü baskı kurar. |
| Dolar Endeksi (DXY) ↑ | Altın gümüş dolar üzerinden fiyatlandığı için rasyoyu etkileyebilir. |
| Jeopolitik Riskler ↑ | Güvenli liman ihtiyacıyla altın lehine rasyoyu yükseltebilir. |
| Sanayi Üretimi ↑ | Gümüş talebi artacağı için rasyoyu aşağı çekebilir. |
Sıkça Sorulan Sorular
Altın gümüş rasyosunun hesabı çok basit bir bölme işlemiyle bulunur. Altının onsunun 5.000 dolar, gümüşün onsunu 80 dolar olduğu bir anda rasyo hesabı aşağıdaki gibidir:
Altın gümüş rasyosu = Altının ons fiyatı / Gümüşün ons fiyatı
Rasyo = XAU / XAG = 5000 / 80 = 62,5
Bu hesaba göre altın gümüş rasyosu 62,5 bulunur.
Oranın yükselmesi altının fiyatının arttığının veya gümüşün fiyatının azaldığının göstergesidir. Rasyonun düşmesi ise altının fiyatının azaldığının veya gümüşün fiyatının arttığının göstergesidir. Sadece bu rasyoya bakılarak hareket etmek doğru olmamakla birlikte yatırımcılar rasyonun düşüş ve yükselişlerine bakarak yatırım kararlarını şekillendirebilir. Bazı durumlarda ise alım fırsatlarını değerlendirebilirler.
Tarihsel ortalamanın üzerinde ya da altında olan rasyo yatırımcının ve analistlerin beklentilerini şekillendirmede etkilidir.
Rasyonun düşmesi, gümüşün altına kıyasla güçlü bir performans sergilediğini gösterebilirken; rasyonun yükselmesi ise gümüşün altına göre görece daha düşük fiyatlandığına işaret edebilir. Ancak özellikle belirtilmelidir ki yatırım kararını şekillendirirken yalnızca altın-gümüş rasyosuna dayanarak işlem yapmak yerine; emtia bültenlerini takip etmek, makroekonomik gelişmeleri izlemek ve bireysel risk profiline uygun hareket etmek daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir. Bu göstergeler, yatırımcılar tarafından piyasa koşullarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Bu sorunun yanıtı sanayi talebi, jeopolitik gelişmeler, enflasyon, güvenli liman talebi ve risk iştahındaki değişikliklere göre değişir. Analistlerin altın gümüş rasyosuna bakarak hazırladığı raporlarda bu iki emtianın birbirine kıyaslanarak avantajlı olduğu dönemler ön plana çıkabilmektedir.