Bist100 endeksi haftayı yüzde %2,85’lik değer artışıyla 14.172 seviyesinden tamamladı.
Haftalık bazda en iyi şirket performansı yüzde 26,20 yükselişle KTLEV, yüzde 18,44 yükselişle ODINE ve yüzde 15,91 yükselişle BRSAN tarafında gerçekleşirken, en kötü performanslar ise yüzde 18,91 düşüşle BALSU, yüzde 15,20 düşüşle MGROS ve yüzde 12,32 düşüşle CWENE tarafında gerçekleşti.
Haftalık bazda en iyi sektör performansı yüzde 11,42 yükselişle BIST Bilişim olurken, yüzde 10,14 yükselişle BIST Teknoloji ve yüzde 6,75 yükselişle BIST Finansal Kiralama Faktoring takip eden pozitif sektör endeksleri olarak izlendi. En çok düşen sektörler ise yüzde 6,65 düşüşle BIST Madencilik, yüzde 5,06 düşüşle BIST Gıda İçecek ve yüzde 3,55 düşüşle BIST Aracı Kurumlar olarak öne çıktı.

Yurt içi piyasalarda geçtiğimiz hafta; ABD – İran hattına yönelik haberler, TCMB Enflasyon Raporu Sunumu, Piyasa Katılımcıları Anketi, TCMB rezervlerindeki seyir ve Borsa İstanbul’daki fiyatlamalar gündemin ana başlıklarını oluşturdu.
Küresel tarafta ABD–İran hattındaki gelişmeler hafta boyunca yakından izlendi. Hafta başında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabileceğine yönelik beklentiler öne çıkarken, ilerleyen günlerde diplomatik sürece ilişkin iyimserlik zayıfladı. Pakistan kaynaklarına dayandırılan ateşkesin uzatıldığı yönündeki haberlerin ardından İran tarafından bu iddianın reddedilmesi ve görüşmelerde ilerleme sağlanamadığının belirtilmesi belirsizliği artırdı. Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin düşük seyretmesi ve yeni saldırı haberleriyle birlikte petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareketler görülmesi, enerji ithalatçısı ülkeler açısından risk oluşturmaya devam etti.
Yurt içinde haftanın en önemli gelişmelerinden biri TCMB’nin yılın üçüncü Enflasyon Raporu oldu. Banka, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini %26’dan %28’e yükseltirken, 2026, 2027 ve 2028 yıl sonu ara hedeflerini sırasıyla %24, %15 ve %9 seviyelerinde korudu. TCMB, talep koşullarının dezenflasyonist düzeyde olduğuna işaret ederken, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceği mesajını yineledi.
Haftanın son işlem gününde yayımlanan Piyasa Katılımcıları Anketi’nde ise 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi %29,21’den %29,43’e yükselirken, 12 ay sonrası beklenti %23,95’ten %23,69’a geriledi. 24 ay sonrası beklenti ise %17,83’ten %18,03’e yükseldi. Katılımcıların Eylül ayı PPK toplantısına ilişkin politika faizi beklentisi %37 seviyesinde oluştu.
Borsa İstanbul tarafında hafta ortasında ABD–İran ateşkesinin uzatılabileceğine yönelik haber akışı risk iştahını desteklerken, Sonrasında İran tarafından gelen yalanlama ve jeopolitik belirsizliğin devam etmesine karşın endeks haftayı pozitif performans ile tamamladı.
Rezervler tarafında ise görünümde pozitif seyir izlendi. 7 Ağustos haftasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın brüt rezervleri 164,44 milyar dolardan 178,36 milyar dolara artarken, döviz ve altın rezervlerinde toplam 13,9 milyar dolarlık artış kaydedildi. Aynı dönemde net rezervler de 54,17 milyar dolardan 62,98 milyar dolara yükseldi. Rezerv seviyelerinin güçlü görünümünü koruması, para politikası etkinliği ve finansal istikrar açısından önemli bir güven unsuru olmaya devam ediyor. Özellikle küresel piyasalarda jeopolitik risklerin arttığı ve sermaye hareketlerinin dalgalı seyrettiği mevcut ortamda, rezervlerdeki dengeli görünüm ekonomi yönetiminin elini görece güçlü tutuyor.
Rezervlerden menkul kıymet istatistiklerine geçtiğimizde, 3 – 7 Ağustos haftasında yurt dışı yerleşik yatırımcılar hisse senetlerinde 1,50 milyon dolar net alış, DİBS tarafında da 545,78 milyon dolar net alış gerçekleştirdi. Yılbaşından bu yana ise yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 1,40 milyar dolarlık net alım yaparken, DİBS tarafında 4,06 milyar dolarlık net alış gerçekleştirdi. Kısa vadede yerel ve küresel tarafta ekonomik, jeopolitik ve politik gelişmeleri bir bütün halde izlediğimizde dalgalanmalar görülse de, yıl geneline bakıldığında yabancı yatırımcıların özellikle hisse senedi piyasasına ilgisinin tamamen kaybolmadığı ve TL varlıklara yönelik seçici yaklaşımın sürdüğü görülmektedir.
Yurt dışı piyasalarda 17 – 21 Ağustos haftasında küresel risk iştahını, faiz patikasını ve sektör bazlı dinamikleri etkileyecek veri akışı takip edilecektir. Gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin beklentileri şekillendirmesi açısından enflasyon tarafında Kanada, İngiltere, Euro Bölgesi (final) ve Japonya Ulusal TÜFE verileri öne çıkıyor. Merkez bankalarının duruşu ve politika adımları cephesinde ise Temmuz ayı Fed toplantısının detaylarına ulaşacağımız FOMC toplantı tutanakları ile Çin Merkez Bankası'nın ekonomiyi destekleme hamleleri kapsamında açıklayacağı 1 ve 5 yıllık kredi gösterge faiz oranları izlenecek. Haftanın devamında küresel ekonomik aktivitenin güncel seyrine dair en net öncü sinyalleri sunan İngiltere, Euro Bölgesi ve ABD’den gelecek olan Hizmet ve İmalat PMI verileri ile ABD tarafında üretimin temposunu gösterecek ABD Sanayi Üretimi rakamları takip edilecek.
Küresel şirket kârlılıkları tarafında ise çip sektörünün durumu ve endüstriyel talep hakkında fikir verecek olan Analog Devices ile ABD hanehalkı harcamaları ve tüketici sağlığına dair en net resmi sunması beklenen perakende devi Walmart'ın bilançoları izlenecek. Yapay zekâ temasının sürdürülebilirliği ve teknoloji hisselerinin geneli üzerindeki etkisi bakımından ise Nvidia, finansallarını 26 Ağustos haftasında açıklayacak olsa da teknoloji devine yönelik beklentiler ve pozisyonlanmalar piyasaların takibinde olmaya devam edecektir.
Yeni haftada küresel piyasalara yön verebilecek makroekonomik gelişmelerle birlikte EURUSD, Altın, Petrol, Kakao, Buğday, S&P500 ve DAX40 başta olmak üzere geniş bir varlık yelpazesine ilişkin beklentilerimizi Haftalık Forex Bültenimizde sizler için paylaştık. Yaklaşık 20 farklı finansal varlığı içeren kapsamlı analiz setimizin detaylarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
https://www.gcmyatirim.com.tr/arastirma-analiz/haftaya-bakis

Yurt içi piyasalarda yeni haftada para politikası beklentilerini doğrudan değiştirebilecek yüksek önem dereceli bir veri bulunmuyor. Ancak hem makro taraftaki sakin akış hem de bilanço sezonunun kapanış dönemi ajandayı şekillendiriyor.
Kamu maliyesinin güncel dengesini görmek adına Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi, gayrimenkul sektöründeki fiyat dinamiklerini takip etmek amacıyla Konut Fiyat Endeksi ve Türkiye'nin 1 yıllık dış yükümlülüklerini izlemek adına Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri öne çıkıyor.
Haftanın ikinci yarısında Merkez Bankası'nın döviz rezervleri ile bankacılık sektörünün kredi/mevduat seyrini gösteren Haftalık Para ve Banka İstatistikleri ile yabancı yatırımcıların hisse ve DİBS tarafındaki net pozisyonlanmalarını izlemek üzere Menkul Kıymet İstatistikleri takip edilecek.

Haftanın son gününde ise ekonominin mevcut durumu ve yakın dönem beklentilerine ışık tutan göstergeler devreye giriyor: Hanehalkı duyarlılığını ölçen Tüketici Güven Endeksi, imalat sanayi yöneticilerinin beklentilerini yansıtan Reel Kesim Güven Endeksi ve sanayideki fiili üretim kapasitesini izlemek amacıyla İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı açıklanacak.
Borsa İstanbul tarafında ise 2. çeyrek bilanço döneminin sonuna geliniyor. Konsolide finansal sonuçlarını henüz açıklamayan banka ve şirketlerin bilançolarını 19 Ağustos 2026 son tarihine kadar Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden paylaşmaları gerekiyor.
Bu süreçte model portföyümüzde yer alan ENKAI ve EKGYO başta olmak üzere; Perakende Ticaret, Holding ve Metal Eşya gibi önemli sektörler içerisinde yer alan şirketlerin finansal sonuçları, BIST 100 endeksinin genel yönünü ve sektör ayrışmalarını yorumlamak adına yakından izlenecektir. (Model Portföy Sayfamız / 2. Çeyrek Bilanço Takvimi ve Beklentileri Sayfamız)
Bilanço döneminin şu ana kadarki görünümüne bakıldığında, BIST 100 endeksinde yer alan 61 şirket finansal sonuçlarını açıklamış durumda. Bu şirketlerin 29’u piyasa beklentilerinin üzerinde net kar açıklarken, 11 şirket ise çeyreği zararla tamamladı. Mevcut tablo, beklentilerin şirket bazlı fiyatlamalarda önemli bir ayrışma unsuru olmaya başladığına işaret ederken, bilanço sezonunun ilerleyen bölümünde sektör ve şirket bazlı farklılaşmanın daha belirgin hale gelmesini bekliyoruz. Özellikle 17-21 Ağustos haftasında BIMAS, GRSEL, SOKM, ULKER, ALARK ve DOAS başta olmak üzere çok sayıda şirketin finansal sonuçlarını açıklaması bekleniyor. Bu nedenle önümüzdeki hafta, bilanço kaynaklı fiyatlamaların ve şirketler arasındaki ayrışmanın daha yakından takip edileceği bir dönem olacak.
Bilanço döneminin sonuna yaklaşırken, şirketlerin finansal sonuçlarını açıklamaları için belirlenen yasal takvim de yakından takip ediliyor. Konsolide finansal tablolar için son gönderim tarihi 19 Ağustos 2026 olarak belirlenmiş durumda. Bu tarihlerle birlikte ikinci çeyrek bilanço sezonunun büyük ölçüde tamamlanması ve şirket bazlı finansal sonuçların piyasa fiyatlamalarındaki etkisinin daha net ortaya çıkması bekleniyor.
*** Yurtiçi şirketlere yönelik 2026 yılı 2. Çeyrek Bilanço Takvimine aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
https://www.gcmyatirim.com.tr/arastirma-analiz/yurt-ici-bilanco-takvimi
** İkinci çeyrek bilanço dönemine ilişkin öne çıkan beklentiler, sektörel ayrışmalar ve teknik görünümüyle dikkat çeken şirketlere yönelik değerlendirmeler Ağustos Ayı Strateji Raporumuzda yer alıyor. Rapora aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Ağustos Ayı Piyasa Stratejisi: Bilanço Ayrışması ve Makro Gündem Ekseninde Piyasalar
