Bist100 endeksi haftayı yüzde %1,78’lik değer artışıyla 13.938,48 seviyesinden tamamladı.
Haftalık bazda en iyi şirket performansı yüzde 16,09 yükselişle KTLEV, yüzde 13,39 yükselişle YKBNK ve yüzde 12,56 yükselişle AKBNK tarafında gerçekleşirken en kötü performanslarsa yüzde 33,33 düşüşle MAGEN yüzde 16,25 düşüşle ASTOR ve yüzde 15,82 düşüşle FENER tarafında gerçekleşti.
Haftalık bazda en iyi sektör performansı yüzde 11,52 yükselişle Finansal Kiralama Faktoring olurken yüzde 10,05 yükselişle Banka ve yüzde 5,41 yükselişle Mali takip eden pozitif endeksler olarak izlendi. En çok düşen sektör(lerse) yüzde 8,07 düşüşle Spor, yüzde 5,95 düşüşle Metal Eşya Makina ve yüzde 5,76 düşüşle Kobi Sanayi negatif endeks olarak izlendi.

Yurt içi piyasalarda geçtiğimiz hafta; ABD – İran hattına yönelik haberler, TCMB Faiz Kararı, Piyasa Katılımcıları Anketi, TCMB rezervlerindeki seyir ve Borsa İstanbul’daki fiyatlamalar gündemin ana başlıklarını oluşturdu.
Yurt içinde haftanın en önemli başlığı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz kararı oldu. TCMB, Haziran ayı toplantısında politika faizini %37 seviyesinde sabit bırakırken, gecelik borç verme faizini %40, gecelik borçlanma faizini ise %35,5 seviyesinde korudu. Karar metninde enflasyon görünümüne yönelik temkinli duruşun sürmesi, sıkı para politikası yaklaşımının korunabileceğine işaret etti. Kur tarafında kademeli yükseliş eğilimi devam ederken, CDS primlerinde sınırlı dalgalanma izlendi. Haftanın son bölümünde ise ABD Başkanı Trump’ın İran’a yönelik planlanan saldırıları ertelemesine ilişkin haber akışı, jeopolitik tansiyonda geçici yumuşa yaratarak. BIST 100 endeksinin haftayı pozitif görünümle tamamlamasında etkili oldu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Haziran ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’nde enflasyon beklentilerinde sınırlı yukarı yönlü hareket dikkat çekti. Ankete göre yıl sonu TÜFE beklentisi bir önceki anketteki %28,94 seviyesinden %29,14’e yükselirken, 12 ay sonrası enflasyon beklentisi %23,81, 24 ay sonrası beklenti ise %18,29 olarak açıklandı. Bu tablo, enflasyondaki düşüş sürecinin devam ettiğini ancak beklentiler tarafında henüz tam anlamıyla rahatlama sağlanamadığını gösterdi. Faiz beklentileri tarafında ise Temmuz ayı Faiz toplantısına ilişkin politika faizi beklentisi %37,00 seviyesinde oluşurken, yıl sonu politika faizi beklentisinin %34,72 olması piyasalarda yılın ikinci yarısına yönelik faiz indirimi beklentilerinin korunduğuna işaret etti. Genel görünümde, hem iç ekonomik dengeler hem de dış taraftaki gelişmelerin önümüzdeki süreçte para politikası beklentileri ve piyasa fiyatlamaları açısından belirleyici olmaya devam edeceği görülüyor.
Rezervler tarafında ise görünümde hafif pozitif seyir izlendi. 5 Haziran haftasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nin brüt rezervleri 159,22 milyar dolardan 159,42 milyar dolara yükselirken, döviz ve altın rezervlerinde toplam 198 milyon dolarlık artış kaydedildi. Aynı dönemde net rezervler de 45,81 milyar dolardan 46,84 milyar dolara arttı. Rezerv seviyelerinin güçlü görünümünü koruması, para politikası etkinliği ve finansal istikrar açısından önemli bir güven unsuru olmaya devam ediyor. Özellikle küresel piyasalarda jeopolitik risklerin arttığı ve sermaye hareketlerinin dalgalı seyrettiği mevcut ortamda, rezervlerdeki dengeli görünüm ekonomi yönetiminin elini görece güçlü tutuyor.
Rezervlerden menkul kıymet istatistiklerine geçtiğimizde, 1–5 Haziran haftasında yurt dışı yerleşik yatırımcılar hisse senetlerinde 856,8 milyon dolar, DİBS tarafında ise 279,5 milyon dolar net satış gerçekleştirdi. Buna karşın son altı haftada DİBS tarafında 480,7 milyon dolarlık net alım öne çıkarken, hisse senetlerinde 1,53 milyar dolarlık net satış görüldü. Yılbaşından bu yana ise yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 915,63 milyon dolarlık net alım yaparken, DİBS tarafında 663,4 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi. Kısa vadede yerel ve küresel tarafta ekonomik, jeopolitik ve politik gelişmeleri bir bütün halde izlediğimizde çıkışlar görülse de, yıl geneline bakıldığında yabancı yatırımcıların özellikle hisse senedi piyasasına ilgisinin tamamen kaybolmadığı ve TL varlıklara yönelik seçici yaklaşımın sürdüğü görülmektedir.
SPK, öz kaynak oranının esnetilerek uygulanmasına ilişkin tedbir ve uygulamaların süresini uzattı.
Kurulumuzun 30.05.2026 tarihli ve 2026/33 sayılı bülteni ile duyurulan, Kurul Karar Organı’nın 30.05.2026 tarihli ve 33/993 sayılı Kararı’nda öngörülen;
- Borsa İstanbul AŞ pay piyasalarında açığa satış işlemlerinin yasaklanmasına,
- Kredili sermaye piyasası işlemlerinin devamı süresince öz kaynak oranının esnetilerek uygulanmasına
ilişkin tedbir ve uygulamaların 26.06.2026 tarihi seans sonuna kadar uygulanmasının devam edilmesine karar verilmiştir.
Haziran ayının üçüncü haftasında küresel piyasaların odağında merkez bankaları yer alırken, yurt içinde açıklanacak makroekonomik veriler ekonomik aktivitenin güncel görünümüne ilişkin önemli sinyaller verecek. Özellikle ABD Merkez Bankası (Fed), İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) toplantıları, küresel risk iştahı ve sermaye akımları açısından kritik bir döneme işaret ediyor. Bununla birlikte ABD–İran hattında imzalanan mutabakat zaptı kapsamında Hürmüz Boğazı'nın önümüzdeki 30 gün içerisinde yeniden açılmasına yönelik haber akışı dikkat çekiyor. Bu gelişmenin ardından Brent petrol fiyatlarında gözlenen geri çekilmenin kalıcı olup olmayacağı ve enerji piyasalarındaki normalleşme eğiliminin devam edip etmeyeceği yeni haftada yakından izlenecektir.
Yurt dışında haftanın en önemli gündem maddesi Fed olacak. Piyasa beklentisi, %3,50 – %3,75 bandında bulunan federal fon hedef oranında herhangi bir değişime gidilmeyeceği yönündedir. Ancak bu toplantıyı kritik kılan unsurlar arasında; gelecek döneme ilişkin büyüme, enflasyon ve işsizlik tahminlerini içeren ekonomik projeksiyonlar, üyelerin faiz beklentilerinin dağılımını gösteren Dot Plot ve yeni Fed Başkanı'nın resmi olarak gerçekleştireceği ilk basın toplantısında vereceği mesajlar yer alıyor. Özellikle ekonomik projeksiyonlarda yapılabilecek revizyonlar ve enflasyona yönelik bakış açısı ve yılın geri kalanına ilişkin faiz patikası yönlendirmeleri, küresel piyasalardaki fiyatlamaların seyri açısından belirleyici olabilir. Bununla birlikte ABD ekonomisinin büyüme dinamiklerine ilişkin güncel sinyaller sunacak perakende satışlar ve çekirdek perakende satışlar verileri de iç talebin gücünü değerlendirmek adına yakından takip edilecektir.
Avrupa tarafında gözler İngiltere Merkez Bankası'nda olacak. Son dönemde enflasyonda gözlenen kademeli iyileşme dikkate alındığında piyasa beklentisi %3,75 seviyesindeki politika faiz oranını sabit tutacağı şeklindedir. Toplantı öncesinde karşılayacağımız Mayıs ayı TÜFE verisi, enflasyondaki eğilimin devam edip etmediği ve bunun BoE'nin önümüzdeki döneme ilişkin politika duruşunu nasıl etkileyebileceği açısından ayrıca önem taşıyacaktır. Euro Bölgesi cephesinde ise ECB Başkanı Christine Lagarde'ın yapacağı değerlendirmeler, bölge ekonomisinin görünümü ve para politikasına ilişkin ipuçları açısından takip edilecek. Ancak bir etkinlikte açılış konuşması yapacağı için ciddi bir para politikası yönlendirmesi beklenmemelidir.
Asya tarafında Japonya Merkez Bankası ön plana çıkıyor. Yılın başındaki Manşet ve Çekirdek TÜFE seviyelerine göre daha iyimser bir görünümde duran ancak ücret artışları ve enflasyondaki kalıcılık sinyallerinin gündemi meşgul ettiği bir ortamda piyasa beklentisi BoJ'un bu toplantıda 25 baz puanlık bir faiz artışına giderek politika faizini %1,00 seviyesine yükseltmesi yönündedir. Olası bir faiz artışı kararı, yalnızca Japon varlıklarını değil küresel tahvil piyasaları ve döviz kurları üzerinde çarpan etkisi yaratma potansiyeline sahiptir.
Yeni haftada küresel piyasalara yön verebilecek makroekonomik gelişmelerle birlikte EURUSD, Altın, Petrol, Kakao, Buğday, S&P500 ve DAX40 başta olmak üzere geniş bir varlık yelpazesine ilişkin beklentilerimizi Haftalık Forex Bültenimizde sizler için paylaştık. Yaklaşık 20 farklı finansal varlığı içeren kapsamlı analiz setimizin detaylarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
https://www.gcmyatirim.com.tr/arastirma-analiz/haftaya-bakis
Yurt içinde ise ekonomik aktivitenin mevcut görünümünü değerlendirmeye imkan sağlayacak yoğun bir veri gündemi bulunuyor. Sanayi üretimi ve Perakende satışlar verileri, yılın ikinci çeyreğine ilişkin büyüme görünümüne yönelik önemli sinyaller verecek. Özellikle sıkı para politikası koşullarının reel sektör ve iç talep üzerindeki etkilerinin ne ölçüde hissedildiği bu veriler üzerinden daha net takip edilebilecek. Bunun yanında imalat sanayi kapasite kullanım oranı üretim eğilimleri açısından izlenirken, konut fiyat endeksi gayrimenkul piyasasındaki güncel görünüm hakkında bilgi sunacak. Maliye politikası tarafında ise merkezi hükümet bütçe dengesi verisi kamu maliyesinin görünümü açısından önem taşırken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın yayımlayacağı Para Politikası Kurulu toplantı özeti, karar alma sürecine ilişkin daha detaylı değerlendirmelerin görülmesini sağlayacak. Haftalık para ve banka istatistikleri ise rezerv görünümü, yabancı yatırımcı davranışları ve finansal koşulların seyri açısından piyasalar tarafından yakından takip edilecek.
Yurt içinde Enflasyon ve Faiz gibi kritik göstergeler ardından piyasalar ekonomideki soğuma eğilimini ve iç talebin güncel durumunu değerlendirebilmek adına Sanayi Üretimi ve Perakende Satışlar verilerine odaklanacaktır. 2026 yılı ilk çeyrek büyüme verisinde hizmetler sektörünün büyümeye sağladığı katkı ön plana çıkarken, sanayi üretimindeki görünüm ikinci çeyreğin başlangıcına ilişkin önemli bilgiler sunacaktır. İmalat PMI verisinde son dönemde gözlenen toparlanma eğilimine rağmen sanayi üretiminde dalgalı bir görünüm izlenebileceği değerlendirilmektedir. Buna karşın hanehalkı tüketiminin büyüme üzerindeki destekleyici etkisinin devam ettiği bir ortamda, perakende satışlar verisinin iç talep görünümüne ilişkin olumlu sinyaller üretmeyi sürdürmesi beklenebilir. Bu görünüm, ekonomik büyümenin kısa vadede üretimden ziyade iç talep ve hizmetler sektörü kaynaklı desteklenmeye devam ettiğine işaret edebilecektir.

Genel çerçevede değerlendirildiğinde, 15–19 Haziran haftası küresel tarafta merkez bankalarının para politikası mesajlarının, yurt içinde ise ekonomik aktiviteye ilişkin verilerin ön plana çıktığı yoğun bir gündem sunmaktadır. Özellikle Fed'in ekonomik projeksiyonları ve yurt içinde açıklanacak sanayi üretimi ile perakende satışlar verileri, yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerin şekillenmesinde belirleyici olabilir. Bu nedenle yatırımcıların para politikası beklentileri ile ekonomik aktivite göstergelerini birlikte değerlendirmek durumunda kalacağı yoğun bir hafta bizleri bekliyor.
