İNDİR
Lisanslı ve Geniş Yetkili Aracı Kurum - Lisans No: G-039 (398)

Emtia Piyasaları Raporu

03 Ağustos 2026 GCM Araştırma & Analiz- Araştırma & Analiz FOREX

Yönetici Özeti

Bu rapor, Temmuz ayında küresel emtia piyasalarında öne çıkan gelişmeleri enerji, metaller ve tarım ürünleri başlıkları altında temel dinamikleriyle birlikte değerlendirmektedir. Her emtia için fiyat hareketlerini etkileyen arz ve talep unsurları, önümüzdeki dönemde izlenmesi gereken temel riskler, olası senaryolar ve teknik görünüm bir arada sunularak yatırımcılara bütüncül bir bakış açısı sağlanması amaçlanmıştır.

Temmuz ayında emtia piyasalarında fiyatlamalar büyük ölçüde jeopolitik gelişmeler, merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ve küresel büyüme görünümündeki değişimlerden etkilendi. Enerji grubunda Orta Doğu kaynaklı arz endişeleri ön plana çıkarken, metal piyasalarında ABD faiz beklentileri ve doların seyri belirleyici oldu. Tarım ürünlerinde ise hava koşulları, hasat dönemi ve uluslararası arz-talep projeksiyonları fiyatlamaların ana unsurları olarak öne çıktı.

Emtia fiyatları bir taraftan kendi arz - talep dinamikleri içinde yön ararken, diğer taraftan ülkelerde enflasyon görünümünü de etkilemeye devam ediyor. Başta enerji fiyatları olsa da, metaller ve gıda tarafı da yapay zeka sektöründen iklim şartlarına kadar geniş ölçekte etkenlerle birlikte makro ekonomik göstergeleri etkiliyor.

Raporun devamında her emtia özelinde güncel piyasa görünümü, temel fiyatlama dinamikleri, senaryo analizleri ve takip edilmesi gereken kritik göstergeler detaylı şekilde ele alınmaktadır. Böylece kısa vadeli piyasa gelişmelerinin yanı sıra orta ve uzun vadeli eğilimlere ilişkin kapsamlı bir değerlendirme sunulmaktadır.

Küresel Makro Görünüm

Temmuz ayında emtia piyasalarında fiyatlamaların ana belirleyicileri jeopolitik gelişmeler, merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentiler ve küresel büyüme görünümüne yönelik sinyaller oldu. Özellikle enerji piyasalarında Orta Doğu kaynaklı gelişmeler arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırırken, değerli metaller tarafında ABD tahvil faizleri ve dolar endeksindeki hareketler yatırımcı davranışlarını şekillendirdi.

Petrol fiyatları ay boyunca jeopolitik risk primi ile yön ararken, OPEC+ grubunun üretim politikası ve ABD stok verileri fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam etti. Doğal gaz piyasasında ise mevsimsel talep görünümü, sıvı doğal gaz (LNG) ihracatı ve depolama verileri öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Değerli metallerde Fed’in faiz patikasına ilişkin beklentiler ve merkez bankalarının rezerv politikaları takip edilirken, endüstriyel metallerde Çin ekonomisinden gelen veriler ve küresel imalat faaliyetleri fiyatlamaları yönlendirdi. Tarımsal emtialarda ise hava koşulları, üretim tahminleri ve ABD Tarım Bakanlığı (USDA) raporları piyasaların odak noktasında yer aldı.

Önümüzdeki dönemde ABD enflasyon verileri, Fed ve ECB’den gelebilecek mesajlar, OPEC+ üretim politikası ile Çin ekonomisine ilişkin göstergeler, Orta Doğu gündeminin yanı sıra emtia piyasalarının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edebilir.

Grafikte Bloomberg Commodity Index’in (Bloomberg Emtia Endeksi) bir yıllık dönemsel seyri görülebilir. Endeks ağırlığı içinde en yüksek paya 12,06% ile Ons Altın sahipken, sonrasında Brent Petrol, Batı Teksas Petrolü (WTI), Bakır ve ABD Doğal gazı (Natural Gas) ile devam edip raporda inceleyeceğimiz tüm varlıkları içeren bir sepet temsil ediliyor. Temmuz ayında endeksin yükselişi içinde yoğun olarak petrol fiyatlarıngpdaki seyir etkili olurken, ons altın bu tabloda endeksin kazanımlarını sınırlayan bir eğilim gösterdi. Ayın sonlarına doğru ABD ile İran’ın karşılıklı saldırıları durdurması rollerin değişmesine neden olmuştu.

Küresel Makro Görünüm

Para Politikalarında Temkinli Duruş Sürüyor

Küresel piyasalarda enflasyondaki kademeli yavaşlama eğilimi korunurken, büyük merkez bankaları politika faizlerini mevcut seviyelerde tutmaya devam ediyor. Ancak hizmet enflasyonun yüksek seyretmesi, ücret baskılarının tamamen ortadan kalkmamış olması ve jeopolitik risk primi, faiz indirimlerine ilişkin öngörünün belirsiz kalmasına neden oluyor.

ABD Merkez Bankası Fed’in para politikası görünümü, başta Altın ve Gümüş olmak üzere değerli metaller üzerinde etkisini sürdürürken, Avrupa Merkez Bankası ECB ve diğer büyük merkez bankalarının mesajları da ABD Doların seyri üzerinden Emtia fiyatlamalarına yön vermeye devam ediyor.

Dolar Endeksi ve Tahvil Faizleri

Dolar Endeksi DXY, emtia fiyatlarının en önemli değişkenlerinden biri olmayı sürdürüyor. Güçlü dolar görünümü ve dolar cinsinden fiyatlanan emtialar üzerinde baskı oluştururken, zayıflayan dolar ise özellikle değerli metaller ve sanayi metalleri açısından destekleyici bir unsur olarak öne çıkıyor.

ABD tahvil faizlerindeki (benchmark 10 yıllık) hareketler de yatırımcıların alternatif getiri arayışını etkileyerek özellikle faiz getirisi olmayan emtia fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor.

Küresel Büyüme Görünümü

Küresel büyüme görünümüne ilişkin beklentiler emtia piyasalarında talep tarafını şekillendirmeyi sürdürüyor. ABD ekonomisi dirençli görünümünü korurken, Avrupa ekonomisinde büyüme daha ılımlı bir seyir izliyor. Çin’in ise ekonomiyi destekleyici adımların etkisi yakından takip edilirken, özellikle sanayi üretimi ve PMI verileri endüstriyel metaller açısından önemini koruyor.

Enerji ve baz metaller açısından Çin kaynaklı talep görünümü kritik olmaya devam ederken, küresel imalat faaliyetlerindeki değişim emtia piyasalarının genel yönü üzerinde etkili olmayı sürdürüyor.

Jeopolitik Riskler

Temmuz ayında jeopolitik gelişmeler enerji piyasalarının en önemli fiyatlama unsurlarından biri oldu. Orta Doğu’da devam eden gelişmeler petrol arzına yönelik risk algısını artırırken, Karadeniz Bölgesi ve Kızıldeniz’deki lojistik akışı etkileyebilecek gelişmeler de yakından izlendi.

Jeopolitik risklerin yüksek seyretmesi yalnızca enerji fiyatlarını değil, tedarik sorunları nedeniyle bazı tarım ürünlerini ve güvenli varlık talebi ile altın gibi değerli metalleri de etkileyebilecek önemli bir unsur olmaya devam ediyor.

ENERJİ PİYASALARI

Enerji piyasaları, küresel büyüme beklentileri, jeopolitik gelişmeler ve üretici ülkelerin arz politikalarının etkisiyle emtia piyasalarının en dinamik segmentlerinden biri olmayı  sürdürüyor. Petrol piyasasında OPEC+ kararları ve Orta Doğu’daki gelişmeler ön plana çıkarken, doğal gaz piyasasında depolama seviyeleri, LNG ticareti ve hava koşulları

Bloomberg enerji emtialarını temsil eden Energy Subindex yılın başından bu yana 54% civarında kazanım sağlarken, bunun büyük bölümü Şubat ayı sonunda Orta Doğu’da artan çatışmalardan kaynaklandı. Sepetin yaklaşık olarak yarısını Batı Teksas petrolü ile Brent petrol oluştururken, yaklaşık 20%’lik kısım ise ABD - Avrupa doğal gaz tarafından temsil ediliyor. Haziran sonuyla birlikte tekrar yükselişe geçen endeks, yılın başından bu yana kazanımını yaklaşık 65%’e getirmesi ardından ABD - İran arasındaki saldırılara ara verilmesinin yardımıyla geriledi.

WTI - Ham Petrol

  • Temmuz Ayında Değişim: 22%
  • Yılın Başından Bu Yana Değişim: 49%

Batı Teksas petrol fiyatları, dönem boyunca küresel arz güvenliği, OPEC+ üretim politikası ve ABVD stok verilerinin etkisi altında dalgalı bir görünüm sergiledi. Jeopolitik riskler zaman zaman risk primini artırarak fiyatları desteklerken, küresel büyüme görünümüne ilişkin endişeler yükselişleri sınırlayan temel faktörlerden biri oldu.

ABD’nin dünyanın en büyük petrol üreticisi konumunu sürdürmesi nedeniyle, üretim miktarı ve stoklarda meydana gelen değişimler fiyatlamada doğrudan etkili olmaya devam ediyor.

Temel Dinamikler

Arz

  • Orta Doğu ve Rusya - Ukrayna gündemi
  • OPEC+ üretim politikası
  • ABD stokları - üretimi
  • Stratejik Petrol Rezervi (SPR) gelişmeleri

Talep

  • ABD rafineri faaliyetleri
  • Çin ithalatı
  • Küresel büyüme
  • Mevsimsel talep

Petrol açısından arz tarafındaki gelişmeler, özellikle de Orta Doğu süreci belirleyici olmaya devam ediyor. OPEC+’nın bu aşamada tedarik sorunlarını azaltmak için önlem olarak aldığı kota gevşetme kararı, Orta Doğu’da nihai bir anlaşma sağlanması durumunda üretim kontrolünü daha güç hale getirme riski nedeniyle mercek altına alınabilir. Bunun dışında küresel talebe ilişkin belirgin bir yavaşlama yine düşüşe neden olabilecek başlıklardan biri. Ancak arz koşullarının Ağustos döneminde de belirleyici olmasını bekliyoruz.

Senaryo Analizi

Yukarı Yönlü Riskler

  • Orta Doğu’da arz ve tedarik sorunu
  • Rusya - Ukrayna savaşına bağlı arz sorunları
  • Çin talebinde toparlanma
  • ABD talebinde toparlanma ve stoklarda hızlı düşüş

Aşağı Yönlü Riskler

  • Savaşın sona ermesi halinde OPEC+’nın üretim kontrolünde zorlanması
  • Küresel resesyon endişeleri
  • ABD üretiminde güçlü artış
  • Çin talebinde zayıflık

Savaşın Nihai Anlaşma ile Sonuçlanmasında Asıl Gündem: ABD Üretimi

ABD’de petrol üretimi Nisan ayı verilerine göre aylık 418 milyon varilin üzerine çıktı. Bu da günlük üretimin 14 milyon varile yaklaştığını gösterdi. Yüksek fiyatlardan yararlanan ABD üreticileri için bu durumun kolayca geride kalabileceğini düşünmek zor. Rekor seviyelerdeki üretim, OPEC+’nın kota gevşetme kararları ile birleşinde, savaşın nihai şekilde sona ermesi halinde düşük fiyatlara zemin hazırlaması sürpriz olmayacaktır.

Teknik Özet

Ham Petrol WTI için 94 dolar direnci psikolojik olarak da, önceki dönem denemeleri açısından da önemli görünüyor. Ancak bu aşamada söz konusu direncin Orta Doğu gündemi ile takibinin, bölgenin tepkisiyle oluşabilecek baskı veya kırılmasıyla oluşabilecek yükselişin takibi için önem kazanabileceği söylenebilir.

Brent Petrol

  • Temmuz Ayında Değişim: 24%
  • Yılın Başından Bu Yana Değişim: 50%

Brent petrol, Avrupa ve ABD piyasalarının referans petrolü olması nedeniyle küresel arz risklerine ABD petrolüne kıyasla daha duyarlı bir fiyatlama yapısına sahip. Deniz taşımacılığı rotalarında yaşanabilecek aksaklıklar, yaptırımlar ve üretici ülkelerden gelen açıklamalar Brent fiyatını doğrudan etkileyebiliyor.

Brent - ABD petrolü makası ise bölgesel arz - talep dengesine ilişkin önemli sinyaller vermeye devam ediyor.

Temel Dinamikler

Arz

  • Kuzey Denizi üretimi
  • OPEC+ üretim politikası
  • Rusya ihracatı
  • Deniz taşımacılığı

Talep

  • Avrupa rafineri faaliyetleri
  • Asya talebi
  • Havacılık sektörü talebi

Brent petrolün küresel jeopolitik gelişmelere duyarlılığı yüksek kalmaya devam ediyor. Özellikle deniz taşımacılığı güzergahlarında yaşanabilecek olası aksaklıklar ve üretici ülkelerden gelebilecek açıklamalar fiyat oynaklığını artırabilecek başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

Senaryo Analizi

Yukarı Yönlü Riskler

  • Jeopolitik gerilim
  • Küresel arz kesintileri
  • Güçlü mevsimsel talep

Aşağı Yönlü Riskler

  • Küresel talep görünümünde bozulma
  • Jeopolitik risk priminin düşmesi
  • OPEC+ ve ABD üretim artışı
  • Çin ekonomisinde yavaşlama

Petrolde Jeopolitik Risk Göstergesi: WTI - Brent Makası

ABD petrolü fiyatının Brent petrol fiyatından çıkarılmasıyla elde edilen makasın bir yıllık seyri grafikte görülebilir. Şubat sonunda başlayan savaş ile birlikte Brent petroldeki risk priminin daha fazla artması makası negatif yönde genişletirken, ateşkes ile önceki döneme dönüş sağlanmıştı. Ancak çatışmaların tekrar artması Temmuz ayının son haftasına kadar makasın tekrar genişlemesine neden oldu. Ayın son haftasındaki çatışmama durumu ise yeniden normalleşme sürecini karşımıza çıkardı. Dolayısıyla bu grafik, önümüzdeki süreçte arz risklerinin takibi için önemli göstergelerden biri olmaya devam edecek.

Teknik Özet

Brent Petrol için 100 dolar direnci psikolojik olarak da, önceki dönem denemeleri açısından da önemli görünüyor. Ancak bu aşamada söz konusu direncin Orta Doğu gündemi ile takibinin, bölgenin tepkisiyle oluşabilecek baskı veya kırılmasıyla oluşabilecek yükselişin takibi için önem kazanabileceği söylenebilir.

ABD Doğal Gazı

  • Temmuz Ayında Değişim: -17%
  • Yılın Başından Bu Yana Değişim: -27%

ABD doğal gaz piyasasında fiyatlamalar, depolama seviyeleri, LNG ihracatı, elektrik üretiminde doğal gaz kullanımı ve hava koşullarına bağlı talep görünümü çerçevesinde şekilleniyor. Petrol piyasasına kıyasla daha bölgesel dinamiklere sahip olan doğal gaz piyasasında kısa vadeli hava tahminleri dahi fiyatlamalar üzerinde belirgin etkiler yaratabiliyor.

Son dönemde LNG ihracat kapasitesindeki artışa rağmen bazı tesislerdeki aksaklıklar iç arzda bolluk konusunu gündeme getirse de, bu sorunun ötesinde gaz ticareti konusunda güçlü bir yapı oluştu. Depolama verileri de fiyatlamalarda temel gösterge olmaya devam etti.

Temel Dinamikler

Arz

  • ABD doğal gaz üretimi
  • Kaya gazı üretimi
  • LNG ihracat aktivitesi

Talep

  • Elektrik tüketimi
  • Sanayi talebi
  • Soğutma talebi
  • LNG ihracat terminal aktivitesi

Doğal gaz piyasasında kısa vadede hava koşulları belirleyici olmaya devam ederken, orta vadede LNG ihracatındaki gelişmeler ve üretim eğilimi fiyat görünümü açısından daha kalıcı ektiler oluşturabilir. Depolama seviyelerinin mevsimsel ortalamalara göre seyri yakından takip edilmelidir.

Senaryo Analizi

Yukarı Yönlü Riskler

  • Beklenenden sıcak hava koşulları
  • LNG ihracatında güçlü artış
  • Üretim kesintileri

Aşağı Yönlü Riskler

  • Depolama seviyelerinde hızlı artış
  • Ilıman hava koşulları
  • Üretimde güçlü artış

Kısa Vadede Etkili Başlık: Hava Tahminleri

ABD Ulusal Okyanus ve Hava İdaresi (NOAA) tarafından yayımlanan Ağustos ayı sıcaklık görünümü yukarıdaki grafikte görülebilir. Bu tablo da ABD’nin büyük ve nüfus yoğunluğu açısından yüksek bir bölümünde hava sıcaklığının mevsim normalleri üzerinde geçebileceğine işaret ediyor. Bu da klima kullanımı, elektrik talebi ve elektrik üretiminde kullanılan doğal gaz talebi için bir avantaj. Yine de diğer değişkenler, özellikle sıvı doğal gaz ihracatının seyri de takip edilmeli. Ayrıca bu tahminlerin ay içinde güncellenmeye devam edeceği unutulmamalı.

Teknik Özet

ABD Doğal gaz Natural Gas fiyatında, haftalık grafikte 100 periyotluk basit hareketli ortalama tarafından da destek bulan 3,35 direnci son dönemde baskının teknik anlamda ana unsuru olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle bölgenin tepkisi baskının devam edip etmeyeceği açısından takip edilebilir.

METAL PİYASALARI

Değerli metaller, yalnızca fiziksel arz ve talep dengesiyle değil, küresel para politikaları, reel faizler, dolar endeksi ve yatırımcı risk iştahıyla da şekillenmeye devam ediyor. Altın ve gümüş daha çok finansal piyasalardaki belirsizlikten etkilenirken, platin ve paladyum otomotiv başta olmak üzere sanayi sektöründeki talep görünümüne de duyarlı olmaya devam etti.

Önümüzdeki döneme jeopolitik risklerin yanı sıra Fed’in faiz politikası, merkez bankalarının rezerv tercihleri ve küresel ekonomik görünüm değerli metallerin yönü açısından temel belirleyiciler olmaya devam edecektir.

Yukarıdaki grafikte beyaz altın ve gümüş sepetini, mor çizgi platini ve mavi çizgi paladyumu temsil ediyor. Kısa süreli ayrışmalar dışında Şubat sonundan bu yana ortak noktaları, jeopolitik risklerin enerji maliyetlerini yukarı çekmesi ardından, enflasyon endişesi ile birlikte faiz beklentilerinin katılaşması karşısında baskı görmeleri oldu. Bu aşamada güvenli varlık talebi avantajı ile altın ve gümüşün son bir yıllık bazda pozitif ayrışması dikkat çekti.

Altın

  • Temmuz Ayında Değişim: 0%
  • Yılın Başından Bu Yana Değişim: -9%

Temmuz ayında altın fiyatları, merkez bankalarının alım aktiviteleri ile Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler arasında dalgalı bir seyir izledi. Orta Doğu’daki gelişmeler zaman zaman alımların artırırken, ABD’de açıklanan makroekonomik verilerin dirençli görünümünü koruduğuna işaret etmesi, faiz beklentilerindeki değişim nedeniyle yükselişleri sınırladı. Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme amacıyla sürdürdüğü altın alımları ise orta ve uzun vadeli görünüm açısından destekleyici oldu.

Temel Dinamikler

Arz

  • Üretim
  • Geri dönüşüm seviyesi
  • Merkez bankalarının satış politikası

Talep

  • Merkez bankası alımları
  • ETF yatırımları
  • Mücevherat talebi
  • Fiziki yatırım talebi
  • Güvenli varlık talebi

Kısa vadede altın fiyatlarının yönünü jeopolitik gelişmelerin yanı sıra, Fed’in para politikası ve ABD reel faizleri belirleyebilir. Reel faizlerde aşağı yönlü hareketlerin devam etmesi halinde altının yeniden güç kazanma ihtimali bulunuyor. Buna karşı güçlü ekonomik verilerin faiz indirim beklentilerini ötelemesi durumunda yukarı yönlü hareket sınırlanabilir.

Senaryo Analizi

Yukarı Yönlü Riskler

  • Fed’in faiz konusunda ılımlaşması
  • Dolar endeksinde zayıflama
  • Enerji kaynaklı olmayan jeopolitik riskler
  • Güçlü merkez bankası alımları

Aşağı Yönlü Riskler

  • ABD tahvil faizlerinde yükseliş
  • Enerji sektörünü etkileyen jeopolitik riskler
  • Güçlü dolar
  • ETF çıkışlarının hızlanması

Savaş Dışındaki Önemli Başlık: ETF Hareketleri

Dünya Altın Konseyi’nin (WGC) 24 Temmuz verileri, küresel altın ETF stoklarının yılbaşında ulaşılan yüksek seviyelerden gerilediğini gösteriyor. Kuzey Amerika fonları toplam stoklarda en büyük payı korurken, Avrupa ikinci sırada yer alıyor. Son dönemde altın fiyatları ile ETF stoklarında görülen eş zamanlı düşüş, fiyat hareketlerine yatırımcı çıkışlarının da eşlik ettiğine işaret ediyor.

Öte yandan toplam stokların tarihsel yüksek seviyelerde olması kurumsal yatırımcı ilgisinin korunduğuna işaret ederken, WGC merkez bankalarının 2022’den bu yana ortalama 1.000 ton altın aldığı vurguluyor. Bununla birlikte Hindistan’ın altın ithalat vergisini %6’dan %15’e yükseltmesinin, ülkedeki mücevher, külçe ve sikke talebini 50-60 ton azaltabileceği tahmin ediliyor.

Teknik Özet

Fed’in faiz politikasına ilişkin beklentiler ve ABD reel faizleri altının kısa vadeli yönünde belirleyici olmaya devam ediyor. Son bir aydır yatay seyreden altında 4.250 seviyesi altında baskı sürerken, 3.950 seviyesi altındaki olası kalıcılık satışları hızlandırabilir. Değerli metallerden Ons Altın tarafında yeni iyimserlik içinse 4.250 seviyesi üzerinde kalıcı hareketlere ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır.

Gümüş

  • Temmuz Ayında Değişim: -4%
  • Yılın Başından Bu Yana Değişim: -20%

Gümüş fiyatları, altındaki hareketlere paralel bir görünüm sergilese de sanayi metali özelliği nedeniyle küresel büyüme beklentilerinden de destek buldu. Yapay zeka yatırımları, veri merkezleri ve güneş enerjisi sektörüne yönelik beklentiler uzun vadeli talep görünümünü desteklemeyi sürdürürken, Çin ekonomisine ilişkin haber akışı fiyatlamalarda etkili olmaya devam etti.

Temel Dinamikler

Arz

  • Maden üretimi
  • Yan ürün üretimi
  • Geri dönüşüm arzı

Talep

  • Altın ile ortak özellikler
  • Güneş paneli üretimi
  • Elektronik sektörü
  • Mücevherat talebi

Gümüşün önümüzdeki dönemde altına kıyasla daha yüksek volatiliteye sahip olmaya devam etmesi muhtemel. Fed kaynaklı gelişmeler kısa vadeli yönü belirlerken, sanayi talebinin güçlü kalması halinde gümüşün altına göre daha iyi performans gösterme potansiyeli de oluşabilir.

Senaryo Analizi

Yukarı Yönlü Riskler

  • Güçlü sanayi üretimi
  • Yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlanması
  • Fed’den güvercin mesajlar

Aşağı Yönlü Riskler

  • Küresel büyümede yavaşlama
  • Güçlü dolar
  • Sanayi talebinde zayıflama

Gümüşte Rasyo Dışındaki Önemli Gösterge: Stok Seviyeleri

 Şekil: Görünür Gümüş Külçe Stokları ve Depolara Göre Dağılımı
 Kaynak:
Gümüş Enstitüsü, Metals Focus
 Not: LBMA (Londra Külçe Piyasası Birliği), CME (Chicago Ticaret Borsası), SGE (Şanghay Altın Borsası) ve SHFE (Şanghay Vadeli İşlemler Borsası) depolarındaki gümüş stoklarını göstermektedir.

Londra depolarındaki gümüş miktarı haziran sonunda aylık %1,7 artarak 28.082 tona ulaştı. Ancak toplam stok miktarı tek başına piyasadaki kullanılabilir arzı göstermiyor. Gümüş Enstitüsü verileri, görünür stoklardaki artışın büyük ölçüde Londra ve ABD depolarında yoğunlaştığını; Şanghay’daki borsa stoklarının ise belirgin biçimde gerilediğini gösteriyor. Ayrıca gümüşe dayalı borsa yatırım fonlarına (BYF) ayrılan metal, günlük işlemlerde kullanılabilen stok miktarını azaltıyor.

Teknik Özet

Fed beklentilerinin yanı sıra sanayi üretimi ve yenilenebilir enerji yatırımları gümüş fiyatlamaları açısından önemini koruyor. Son bir aydır yatay seyretmesine karşın zayıf görünümün sürdüğü gümüşte 64,00 seviyesi altında baskı devam ediyor. 2025 yılında aşılmasıyla alımların güç kazandığı 54,50 seviyesinin altındaki olası kalıcılık ise baskıyı derinleştirerek 46 seviyesini gündeme getirebilir. Endüstriyel metallerden Ons Gümüş tarafında yeni iyimserlik içinse 64,00 seviyesi üzerinde kalıcı hareketlere ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır.

Platin

  • Temmuz Ayında Değişim: 6%
  • Yılın Başından Bu Yana Değişim: -20%

Platin piyasasında arz tarafı büyük ölçüde Güney Afrika ve Rusya’daki üretim koşullarına, talep tarafı da otomotiv sektörü, kimya sanayi ve hidrojen teknolojileri yatırımlarına bağlı olmaya devam etti. Son dönemde seçilebilirliği etkileyen en önemli faktör savaş ve etkileri oldu. Artan enerji maliyetlerinin enflasyonda yukarı yönlü riskleri devreye sokması, metallerin genelinde baskı oluşmasına neden oldu.

Temel Dinamikler

Arz

  • Güney Afrika maden aktivitesi
  • Rusya üretimi
  • İşgücü ve enerji maliyetleri

Talep

  • Faiz ve enflasyon ortamı
  • Otomotiv sektörü
  • Hidrojen teknolojileri
  • Mücevherat talebi

Platin piyasasında kısa vadeli fiyatlamalar jeopolitik riskin finansal piyasalara etkileri ve otomotiv sektörü liderliğinde yön bulmaya devam etti. Savaş sonrası dönem için ise yine finansal sıkılaşmanın normalleşme süreci ile sektörel talep görünümü önemli olacaktır.

Senaryo Analizi

Yukarı Yönlü Riskler

  • Güney Afrika ve Rusya’da üretim kesintileri
  • Ilımlı Fed beklentisi
  • Otomotiv sektörü ve hidrojen yatırımlarında canlanma

Aşağı Yönlü Riskler

  • Şahin Fed
  • Otomotiv üretiminde zayıflama
  • Sanayi talebinde zayıflama

Savaş Sonrası Dönem İçin İzlenecekler: Platinde Arz Açığı Tahmini

 Şekil: Platin ve Paladyum Piyasa Dengesi Tahminleri, 2023-2030
 Kaynak: Metaller Odak Noktası, şirket öngörüleri ve WPIC araştırması
 Not: Paladyum piyasa dengesi tahminleri, yatırım stoklarındaki değişimin talep hesabına dahil edilme yöntemine göre farklılaşmaktadır. Bu nedenle 2026 için kurum tahminleri sınırlı açık ile dengeli piyasa arasında değişmektedi
r.

Görsel iki metali birlikte göstermekle birlikte burada kullanılmasının nedeni, platinin 2026’da ve izleyen yıllarda devam etmesi beklenen yapısal açığını belirgin biçimde göstermesidir.

Dünya Platin Yatırım Konseyi (WPIC) verilerine göre platin piyasası, yılın ilk çeyreğinde 268 bin ons fazla verdi. Bu gelişmede borsa yatırım fonlarından ve borsa depolarından gerçekleşen çıkışlar ile mevsimsel ortalamanın üzerindeki maden arzı etkili oldu. Ancak bu durumun yılın geri kalanında tersine dönmesi ve piyasanın 2026’yı 297 bin ons açıkla tamamlaması bekleniyor. Böylece platin piyasasında üst üste dördüncü yıllık açık oluşacak.

Teknik Özet

Güney Afrika ve Rusya’daki üretim koşulları ile otomotiv sektörünün talep görünümü platin fiyatlamalarında belirleyici olmaya devam ediyor. Kıymetli metallerin genelinde görülen yatay hareket platinde de etkili olurken, 1.700 seviyesi altında baskı sürüyor. 1.500 seviyesinin kaybedilmesi satışları hızlandırarak 1.300 bölgesini gündeme getirebilir.

Paladyum

  • Temmuz Ayında Değişim: 6%
  • Yılın Başından Bu Yana Değişim: -20%

Paladyum talebi normal şartlarda büyük ölçüde benzinli araçlarda kullanılan katalitik konvertörlerden kaynaklansa da, tüm piyasalarda gibi bu metalde de savaş etkileri yoğun olarak izlendi. Genel metal seyrine uyumlu fiyatlamaların yanı sıra, elektrikli araçların pazar payındaki artışın uzun vadede talep görünümünü olumsuz şekilde etkilemesi yapısal faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. Arz tarafında ise platinde olduğu gibi Rusya ve Güney Afrika belirleyici olmaya devam ediyor.

Temel Dinamikler

Arz

  • Rusya ve Güney Afrika üretimi

Talep

  • Jeopolitik risk ve faiz ortamının metallere etkisi
  • Küresel otomotiv üretimi
  • Emisyon standartları
  • İçten yanmalı motorlu araç satışları

Platin piyasasında kısa vadeli fiyatlamalar jeopolitik riskin finansal piyasalara etkileri ve otomotiv sektörü liderliğinde yön bulmaya devam etti. Savaş sonrası dönem için ise yine finansal sıkılaşmanın normalleşme süreci ile sektörel talep görünümü önemli olacaktır.

Senaryo Analizi

Yukarı Yönlü Riskler

  • Güney Afrika ve Rusya’da üretim kesintileri
  • Otomotiv üretiminde güçlü toparlanma
  • Ilımlı Fed

Aşağı Yönlü Riskler

  • Elektrikli araçlara geçişin hızlanması
  • Küresel otomotiv talebinde zayıflama
  • Şahin Fed

Paladyumda Otomotiv Talebi Önemi

 Şekil: Bölgelere Göre Küresel Elektrikli Otomobil Satışları, 2020-2026t
 Kaynak: Uluslararası Enerji Ajansı
 Not: 2026 verileri yılın ilk çeyreğindeki piyasa eğilimlerine dayanan tahminlerdir. Elektrikli otomobiller, bataryalı elektrikli ve dışarıdan şarj edilebilir melez araçları kapsamaktadır.

Grafik, elektrikli otomobil satışlarının özellikle Çin öncülüğünde hızla büyümesini göstererek paladyumun geleneksel otomotiv talebi üzerindeki uzun vadeli dönüşüm riskini desteklemektedir.

Talep tarafında temel belirleyici otomotiv sektörü olmaya devam ediyor. Paladyumun küresel kullanımının yaklaşık %80’i egzoz gazı arıtma sistemlerinden geliyor. Melez araçlar otomobil katalizörü kullanmayı sürdürdüğü için paladyum talebini desteklerken, tamamen elektrikli araçların yaygınlaşması daha uzun vadeli bir talep riski oluşturuyor. Elektronik, cam, güneş enerjisi ve hidrojen alanlarındaki yeni kullanım çalışmalarının otomotivdeki kaybı kısa vadede tamamen karşılaması beklenmiyor.

Teknik Özet

Paladyumda otomotiv sektörünün talep görünümü ve elektrikli araçlara geçiş süreci temel belirleyiciler arasında yer alıyor. Temmuz ayını yatay geçiren fiyatlarda 1.350 seviyesi altında baskı sürerken, 1.200 seviyesinin yeniden kaybedilmesi halinde 2000 yılı zirvesi olan 1.090 seviyesi gündeme gelebilir.

Bakır

  • Temmuz Ayında Değişim: 3%
  • Yılın Başından Bu Yana Değişim: 11%

Bakır, küresel ekonomik aktivitenin en önemli göstergelerinden biri olması nedeniyle yakından takip edilen varlıklar arasında yer alıyor. Elektrifikasyon, yenilenebilir enerji yatırımları, elektrikli araçlar ve veri merkezi yatırımları gibi uzun vadeli temalar bakıra yönelik yapısal talep konusunda yardımcı olurken, kısa vadeli fiyatlamalarda Çin ekonomisine ilişkin gelişmelerin yanı sıra, savaşın finansal koşullarda yaptığı değişiklikler etkili oluyor.

Arz tarafında ise Şili ve Peru’nun üretim performansı, madencilik faaliyetleri, grevler ve işleme ücretleri piyasa dengesini etkileyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

Temel Dinamikler

Arz

  • Şili ve Peru üretimi
  • Maden yatırımları
  • İşleme maliyetleri
  • Stok seviyeleri
  • Hurda bakır arzı

Talep

  • Çin inşaat sektörü
  • Elektrikli araç üretimi
  • Yenilenebilir enerji yatırımları

Bakır piyasasında uzun vadeli görünüm yapısal olarak olumlu olurken, enerji dönüşümü, elektrik şebekelerinin yenilenmesi, yapay zeka yatırımlarına bağlı veri merkezi projeleri ve elektrikli araç üretimindeki artış destekleyici başlıklar olarak takip ediliyor. Ancak kısa vadede Çin ekonomisinin seyri ve jeopolitik riskler yakından izleniyor.

Senaryo Analizi

Yukarı Yönlü Riskler

  • Çin’de güçlü teşvik paketleri
  • Arz kesintileri
  • Yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarında güçlü artış

Aşağı Yönlü Riskler

  • Çin gayrimenkul sektöründe zayıflamanın derinleşmesi
  • Küresel büyümede zayıflık
  • Stoklarda hızlı yükseliş
  • Güçlü dolar

Bakırda Üretim Görünümü

 Şekil: Küresel Bakır Madeni Üretimi, 2023-2026
 Kaynak: ICSG, Temmuz 2026 Bakır Bülteni

Grafik, şubat ayındaki belirgin üretim düşüşünün ardından toparlanma görülmesine rağmen 2026 üretiminin önceki yılın altında kaldığını göstermektedir.

Uluslararası Bakır Çalışma Grubu (ICSG) verilerine göre küresel bakır madeni üretimi, 2026’nın ilk beş ayında %1,9 geriledi. Konsantre üretimindeki %3,4’lük düşüş, çözücü ekstraksiyonu ve elektrokazanım (SX-EW) üretimindeki %3,5 artıştan daha güçlü gerçekleşti. Şili’de maden üretimi %8,8 azalırken, Endonezya’da Grasberg’deki sorunların etkisiyle konsantre üretimi %38 düştü. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki Kamoa madeninde devam eden sorunlar da küresel arzı sınırladı. Peru ve Moğolistan’daki üretim artışları ise bu kayıpları tamamen karşılayamadı.

Teknik Özet

Enerji dönüşümü ve veri merkezi yatırımları bakır talebini desteklerken, Çin ekonomisinin görünümü kısa vadeli fiyatlamalar açısından önemini koruyor. Kıymetli metallerin genelinden pozitif ayrışarak tarihsel zirvesine yakın seyreden bakırda, 6,15 seviyesi üzerinde yükseliş potansiyeli devam ediyor. Bu görünümde 6,70 tarihsel zirvesi takip edilebilirken, 6,15 seviyesinin kaybedilmesi 5,80’e kadar geri çekilme alanı oluşturabilir.

Alüminyum

  • Temmuz Ayında Değişim: 4%
  • Yılın Başından Bu Yana Değişim: 6%

Alüminyum hafifliği ve geri dönüştürülebilir yapısı sayesinde otomotiv, havacılık, inşaat ve ambalaj sektörlerinde yoğun olarak kullanılan stratejik metallerden biri. Son yıllarda elektrikli araç üretiminde artış ve enerji verimliliğine yönelik yatırımlar alüminyum talebini desteklemişti.

Arz tarafında ise Hürmüz Boğazı krizi ana başlık oldu. Bunun dışında Çin’in küresel üretimdeki ağırlığı nedeniyle ülkenin üretim politikaları belirleyici rol oynadı. Elektrik maliyetlerinin yüksek olması, alüminyum üretiminin enerji yoğun yapısı nedeniyle piyasayı doğrudan etkileyebiliyor.

Temel Dinamikler

Arz

  • Çin üretimi
  • Enerji maliyetleri
  • Boksit arzı
  • Stok seviyeleri
  • Jeopolitik risklerin tedarik belirsizliği yaratması

Talep

  • Otomotiv sektörü
  • İnşaat sektörü
  • Ambalaj sanayi
  • Havacılık
  • Elektrikli araç üretimi

Alüminyum piyasasında Orta Doğu riski, enerji maliyetleri ve Çin üretim politikaları fiyat oluşumunda temel belirleyiciler olmaya devam ediyor. Küresel enerji dönüşümü ve hafif malzeme kullanımının artması orta vadeli talep görünümünü desteklerken, arz tarafındaki gelişmeler fiyat oynaklığını artırabilecek önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Senaryo Analizi

Yukarı Yönlü Riskler

  • Çin’de üretim kısıtlamaları
  • Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin kesilmesi veya aksaması
  • Güçlü sektör talebi
  • Altyapı yatırımlarının hızlanması

Aşağı Yönlü Riskler

  • Küresel büyümede yavaşlama
  • Çin üretiminde güçlü artış
  • Stoklarda hızlı yükseliş
  • Talep sağlayan sektörlerde zayıflama

Alüminyumda Çin’in Rolü

 Kaynak: Uluslararası Alüminyum Enstitüsü

Uluslararası Alüminyum Enstitüsü(IAI) verilerine göre küresel birincil alüminyum üretimi haziranda yıllık %1,5 azalarak 5,98 milyon tona geriledi. Körfez ülkelerinin haziran üretimi ise 507 bin tondan 332 bin tona düşerek %34,5 azaldı. Yılın ilk yarısında küresel üretim 36,418 milyon ton olurken, Enstitünün tahminine göre Çin 22,340 milyon tonla toplam üretimin %61,3’ünü karşıladı.

2026 yılı ocak-haziran döneminde bölgelere göre birincil alüminyum üretimine ilişkin görsel, küresel alüminyum üretiminin büyük ölçüde Çin’de yoğunlaştığını gösteriyor. Körfez ülkelerinin üretimdeki payı daha sınırlı olsa da Avrupa ve Asya’ya yönelik ihracattaki ağırlığı, bölgedeki kesintilerin fiziki piyasada daha güçlü hissedilmesine neden oluyor.

Teknik Özet

Enerji maliyetleri, Orta Doğu kaynaklı arz riskleri ve Çin’in üretim politikaları alüminyum fiyatlamalarında belirleyici olurken, 3.220 seviyesi altında baskının sürmesi halinde 3.000 seviyesi gündemde kalabilir. Bu seviyenin aşılması durumunda geri çekilmenin sona erdiğine yönelik görünüm güçlenerek 3.320 seviyesine doğru yükseliş izlenebilir.

TARIM PİYASALARI

Tarımsal emtialar, diğer emtia gruplarına kıyasla hava koşullarına ve mevsimsel üretim döngülerine daha duyarlı olmaya devam etti. Bunun yanında ihracat politikaları, biyoyakıt talebi, küresel stok seviyeleri ve ABD Tarım Bakanlığı (USDA) başta olmak üzere uluslararası kurumların yayımladığı raporlar fiyatlamalarda belirleyici rol oynuyor.

Daha alt başlıklara girdiğimizde tarım ürünleri Temmuz döneminde Kuzey Yarımküre hasat baskısı, ABD ve Avrupa'daki hava koşulları, Çin'in ithalat talebi, enerji ve gübre maliyetleri ile hızla güçlenen El Niño görünümü etrafında şekillendi. Haziranda buğday, mısır ve soya fiyatları genel olarak gerilerken, temmuzda Avrupa'daki sıcaklık kaynaklı üretim kayıpları ve tropikal ürünlerdeki hava riski ürünler arasındaki ayrışmayı artırdı. Mevcut küresel stoklar tahıl ve yağlı tohumlarda önemli bir tampon oluştursa da, stokların bölgesel dağılımı ve ihracat politikaları fiyat oynaklığını artırabilecek başlıca unsurlar olmaya devam ediyor.

Bloomberg tarım ürünleri endeksi yılın başındaki dengeli seyrini Orta Doğu’da patlak veren savaşla birlikte yukarı taşırken, tedarik sorunlarının sürmesiyle endeks 113 seviyesine kadar çıkmıştı. Haziran ayında ateşkes gündemi ile gerileyen endeks, sonrasında tekrar yükseliş eğilimi gösterdi. Endeksin büyük bölümünü soya fasulyesi, mısır, soya yağı ve buğday oluşturuyor.

Buğday

  • Temmuz Ayında Değişim: 8%
  • Yılın Başından Bu Yana Değişim: 17%

Buğday fiyatları temmuz ayında Kuzey Yarımküre’de devam eden hasat süreci ve Karadeniz bölgesinden gelen ihracat haberlerinin etkisiyle dalgalı bir görünüm sergiledi. Rusya ve Avrupa’da üretime ilişkin beklentiler fiyatlamalarda belirleyici olurken, USDA’nın güncel arz - talep projeksiyonları da yatırımcılar tarafından yakından takip edildi. Küresel stok görünümünde önemli bir bozulma yaşanmaması fiyatlardaki yükselişleri sınırlayan temel unsur oldu.

Temel Dinamikler

Arz

  • Rusya, ABD ve Avrupa’daki hasat görünümü
  • Kanada ve Avustralya üretim tahminleri
  • Karadeniz bölgesinden ihracat akışı
  • USDA üretim revizyonları

Talep

  • Küresel gıda tüketimi
  • Yem sanayi talebi
  • İthalatçı ülkelerin alımları
  • Stok / kullanım oranı

Buğday piyasasında kısa vadede hasat döneminden gelecek veriler belirleyici olmaya devam edebilir. Bununla birlikte Karadeniz bölgesine ilişkin gelişmeler ve olası ihracat kısıtlamaları fiyatlarda oynaklığı artırabilecek başlıca riskler arasında yer alıyor. Küresel üretim beklentilerinde belirgin bir bozulma yaşanmadığı sürece fiyatların dengeli görünümünü koruması beklenebilir.

Senaryo Analizi

Yukarı Yönlü Riskler

  • Kuraklık kaynaklı üretim kaybı
  • Karadeniz'de ihracat riskleri
  • USDA’nın stok tahminlerini aşağı yönlü revize etmesi

Aşağı Yönlü Riskler

  • Beklentiler üzerindeki üretim
  • İhracat rekabetinin artması
  • Sevkiyat risklerinde azalma

Arz Görünümü Fiyatlamalarda Belirleyici Olabilir

Şekil: Küresel Buğday Üretimi, Kullanımı ve Dönem Sonu Stokları, 2024/25-2026/27
 Kaynak: ABD Tarım Bakanlığı, Temmuz 2026 WASDE Raporu
 Not: 2025/26 verileri tahmin, 2026/27 verileri öngörüdür.

Temmuz Dünya Tarımsal Arz ve Talep Tahminleri Raporu (WASDE) raporunda 2026/27 küresel buğday üretimi 820 milyon tona yakın, tüketim 826,2 milyon ton ve dönem sonu stokları 272,8 milyon ton olarak tahmin edildi. Stok öngörüsü bir ayda 2,6 milyon ton azaltıldı. Dünya ticaretinin ise Arjantin, Rusya ve Ukrayna'daki yüksek ihracat tahminleriyle 213,1 milyon tona ulaşması bekleniyor.

ABD üretiminin 41,8 milyon tonla 1970/71'den bu yana en düşük seviyeye gerilemesi ve dönem sonu stoklarının yıllık %22 azalması bekleniyor. Buna karşılık Rusya üretimi 88,5 milyon tona, Ukrayna üretimi 24 milyon tona yükseltildi. Rusya ve Ukrayna'nın ihracat tahminleri de sırasıyla 47,5 milyon ton ve 14,5 milyon tona çıkarıldı.

Teknik Özet

Hava koşulları ve Karadeniz Bölgesi’ndeki üretim ve ihracat görünümü buğday fiyatlamalarında belirleyici olmayı sürdürüyor. Yeni yılla birlikte başlayan yükseliş, yaklaşık bir buçuk yıldır devam eden yatay hareketin sona ermesini sağladı. 620 seviyesi üzerinde kalındığı sürece önce 720, ardından 770 seviyesine kadar yükseliş alanı bulunuyor.

Soya Fasulyesi

  • Temmuz Ayında Değişim: 4%
  • Yılın Başından Bu Yana Değişim: 12%

Soya fasulyesi fiyatlarında Temmuz ayında ABD’deki üretim görünümü ile Çin’in ithalat beklentileri ön plana çıktı. Güney Amerika’da güçlü üretim görünümü arz tarafındaki endişeleri azaltırken, biyodizel sektöründen gelen talep ve Çin’in alımları fiyatların yönü açısından önemini korudu. Güney Amerika üretimi ve enerji fiyatları da dönem dönem fiyatlamalar üzerinde etkili oldu.

Temel Dinamikler

Arz

  • Brezilya üretimi
  • ABD hasat görünümü
  • Arjantin üretimi
  • USDA üretim tahminleri

Talep

  • Çin ithalatı
  • Biyodizel sektörü
  • Yem sektörü
  • İhracat satışları

Soya piyasasında yönün büyük ölçüde Çin’in ithalat iştahı ve ABD’deki üretim görünümü tarafından belirlenmesi durumu sürebilir. Küresel arz güçlü seyrini korusa da talep tarafında yaşanabilecek sürpriz gelişmeler fiyatlarda volatilite yaratabilir.

Senaryo Analizi

Yukarı Yönlü Riskler

  • Çin alımlarında artış
  • ABD’de üretim kaybı
  • Petrol fiyatlarında yükseliş

Aşağı Yönlü Riskler

  • Güney Amerika’da artabilecek üretim
  • Çin alımlarında yavaşlama
  • Küresel stoklarda yükseliş

Arz, Talep ve Stok Görünümü

Şekil: Küresel Soya Fasulyesi Üretimi, Kullanımı ve Dönem Sonu Stokları, 2024/25-2026/27
 Kaynak: ABD Tarım Bakanlığı, Temmuz 2026 WASDE Raporu
 Not: 2025/26 verileri tahmin, 2026/27 verileri öngörüdür.

Temmuz WASDE raporunda 2026/27 küresel soya üretimi 441,7 milyon ton, toplam kullanım 441,7 milyon ton, dönem sonu stokları ise 124,2 milyon ton olarak tahmin edildi. Üretim rekor düzeye çıkmasına rağmen kullanımın aynı hızda artması ve Brezilya stoklarının aşağı revize edilmesi, küresel stokların önceki sezona göre sınırlı gerilemesine yol açıyor.

Brezilya üretiminin 1,3 milyon ton azalarak 42,5 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Bu tahminde, güçlü iç etanol talebi nedeniyle kamışın %52'sinin etanole, %48'inin şekere ayrılacağı varsayımı etkili. Avrupa Birliği üretiminin düşük fiyatlar ve yüksek girdi maliyetlerinin ekim alanını azaltmasıyla 14,4 milyon tona; Tayland üretiminin ise daha düşük ekim alanıyla 9,5 milyon tona inmesi öngörülüyor.

Teknik Özet

Çin’in ithalat talebi, ABD’deki üretim görünümü ve Güney Amerika kaynaklı arz soya fasulyesi fiyatlamalarında öne çıkıyor. Bir yılı aşkın süredir kademeli yükselişini sürdüren soyada, 1.170 seviyesi üzerinde daha önce üç kez test edilmesine rağmen aşılamayan 1.250 bölgesinin yeniden test edilmesi beklenebilir.

Kahve

  • Temmuz Ayında Değişim: 12%
  • Yılın Başından Bu Yana Değişim: 4%

Kahve fiyatlarında temmuz ayında Brezilya’daki hasat süreci ve hava koşulları öne çıktı. Don riskinin sınırlı kalması arz endişelerini azaltırken, Vietnam’dan gelen üretim ve ihracat verileri piyasada yakından takip edildi. Küresel tüketimin güçlü seyrini koruması fiyatları destekleyen temel unsurlar arasında yer aldı.

Temel Dinamikler

Arz

  • Brezilya hasadı
  • Vietnam üretimi
  • Hava koşulları
  • ICE stokları

Talep

  • Küresel kahve tüketimi
  • Kafe zincirleri
  • Gelişmekte olan ülkelerin talebi

Kahve piyasasında kısa vadede hava koşulları belirleyici olmaya devam edebilir. Özellikle Brezilya’da yaşanabilecek beklenmedik hava olayları fiyatlarda sert hareketlere neden olabilir. Arz görünümünde belirgin bir bozulma yaşanmadığı sürece fiyatların dalgalı ancak dengeli bir seyir izlemesi beklenebilir.

Senaryo Analizi

Yukarı Yönlü Riskler

  • Brezilya’da don veya kuraklık
  • Vietnam üretiminde artış
  • Küresel talebin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi

Aşağı Yönlü Riskler

  • Beklentilerin üzerinde üretim
  • ICE stoklarında artış
  • Küresel talepte zayıflama

Arz, Talep ve Stok Görünümü

Şekil: Küresel Kahve Üretimi, Tüketimi ve Dönem Sonu Stokları, 2022/23-2026/27
 Kaynak: ABD Tarım Bakanlığı Yabancı Tarım Servisi, Coffee: World Markets and Trade, Temmuz 2026
 Not: 2025/26 verileri tahmin, 2026/27 verileri öngörüdür.

Üretim artışının merkezinde Brezilya bulunuyor. Ülkenin toplam üretiminin 8,9 milyon çuval artışla 71,9 milyon çuvala ulaşması beklenirken, Arabica üretiminin 47,5 milyon çuvala yükselmesi öngörülüyor. Çiçeklenme dönemindeki zamanlı yağışlar Minas Gerais'te verimi destekledi. Buna karşılık daha serin ve yağışlı koşulların Espirito Santo'da verimi sınırlaması nedeniyle Robusta üretiminin 24,4 milyon çuvala gerilemesi bekleniyor.

Brezilya'daki yüksek üretimin çekirdek ihracatını 11 milyon çuval artırarak 45 milyon çuvalla rekor seviyeye taşıması bekleniyor. Vietnam üretiminin de 32,5 milyon çuvalla rekor kıracağı tahmin ediliyor. Bununla birlikte Endonezya'da aşırı yağışın çiçeklenme ve kiraz oluşumunu bozması nedeniyle üretimin 1 milyon çuval azalması, Robusta tarafındaki arz rahatlamasını sınırlıyor.

Teknik Özet

Brezilya’daki hava koşullarına ilişkin endişeler, sınırlı arz ve El Niño riski, sekiz aylık düşüşün ardından yaklaşık bir ay önce güçlü tepki alımlarını beraberinde getirdi. 305 seviyesi üzerinde kalındığı sürece yükselişin devamı beklenirken, 390 seviyesi takip edilebilir.

Kakao

  • Temmuz Ayında Değişim: 6%
  • Yılın Başından Bu Yana Değişim: 12%

Kakao piyasasında temmuz ayında Batı Afrika’daki üretim görünümüne ilişkin belirsizlikler fiyatlamalarda etkili olmaya devam etti. Fildişi Sahili ve Gana’dan gelen üretim haberleri yakından takip edilirken, küresel çikolata üreticilerinin talep görünümü de piyasanın odağında yer aldı.

Temel Dinamikler

Arz

  • Fildişi Sahili üretimi
  • Gana üretimi
  • Hava koşulları
  • Hastalık ve verimlilik görünümü

Talep

  • Küresel çikolata tüketimi
  • Çekirdek öğütme verileri
  • Asya ve Avrupa talebi
  • Gıda üreticilerinin alımları

Kakao piyasasında arz tarafındaki gelişmeler belirleyici olurken, Batı Afrika’da üretime ilişkin olası olumsuz haber akışı fiyatlarda volatiliteyi artırabilir. Üretim görünümünün iyileşmesi ise dengelenme açısından önemli olabilir.

Senaryo Analizi

Yukarı Yönlü Riskler

  • Batı Afrika’da olumsuz hava koşulları
  • Üretimde beklenmedik düşüş
  • Öğütme verilerinin yüksek gelmesi

Aşağı Yönlü Riskler

  • Üretimde toparlanma
  • Küresel talebin yavaşlaması
  • Stoklarda artış

Arz Toparlanırken Düşük Stoklar Kırılganlığı Koruyor

Şekil: 2023/24 Sezonunda Kakao Üretimindeki Yıllık Değişim
Kaynak: Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, Price Dynamics in Global Beverage Markets, Temmuz 2026

Uluslararası Kakao Örgütü’nün (ICCO) Mayıs 2026 revizyonuna göre 2024/25 sezonunda dünya kakao üretimi %8,3 artarak 4,723 milyon tona yükseldi. Kakao öğütmeleri ise talepteki zayıflamayla %3,8 azalarak 4,628 milyon tona geriledi. Böylece sezon 48 bin ton arz fazlasıyla tamamlanırken, dönem sonu stokları 1,320 milyon tona ve stok/öğütme oranı %28,5’e yükseldi. Bununla birlikte bu oran, 2022/23 sezonundaki %34,9 seviyesinin altında kaldığından piyasanın yeni üretim şoklarına karşı hassasiyeti tamamen ortadan kalkmış değil.

Kakaoda temmuz ayı fiyatlamaları, Batı Afrika'da üretimin toparlanacağı beklentisi ile El Niño kaynaklı yeni arz endişeleri arasında şekillendi. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre küresel kakao üretimi 2023/24 sezonunda %12,9 azalarak 5,0 milyon tondan 4,4 milyon tona geriledi. Aynı dönemde Fildişi Sahili üretimi %25,3, Gana üretimi %31,3 düştü. Kuru hava ve kakao şişkin sürgün virüsü, küresel açığın ana nedenleri oldu.

Teknik Özet

Batı Afrika’daki üretim belirsizlikleri ve düşük stoklar kakao fiyatlamaları açısından önemini koruyor. Aralık 2024’ten bu yana düşüş eğiliminde olan kakaoda, mart ayında görülen dip sonrasında toparlanma izleniyor. 4.760 seviyesi üzerinde hareketin devam etmesi halinde 6.500 seviyesi yeniden takip edilebilir.

Şeker

  • Temmuz Ayında Değişim: -1%
  • Yılın Başından Bu Yana Değişim: -2%

Şeker fiyatları temmuz ayında Brezilya’daki şeker kamışı işleme verileri ve enerji piyasasındaki gelişmeler doğrultusunda hareket etti. Petrol fiyatlarındaki değişim, etanol üretimine ilişkin beklentileri etkilerken, Hindistan ve Tayland’ın üretim görünümü de piyasada yakından takip edildi.

Temel Dinamikler

Arz

  • Brezilya üretimi
  • Hindistan üretimi
  • Tayland üretimi
  • UNICA verileri

Talep

  • Gıda sektörü tüketimi
  • Etanol üretimi
  • İhracat talebi
  • Küresel stok görünümü

Şeker piyasasında Brezilya’nın şeker ve etanol üretimi arasındaki tercihleri fiyatlamalar açısından önemini koruyor. Petrol fiyatlarının yükselmesi etanol üretimini artırabilecekken, şeker arzını sınırlayarak fiyatları destekleyebilir. Bu nedenle Orta Doğu gündemi yakından izleniyor olacak.

Senaryo Analizi

Yukarı Yönlü Riskler

  • Brezilya’da üretim kaybı
  • Petrol fiyatlarında yükseliş
  • Hindistan’da ihracat kısıtlamaları

Aşağı Yönlü Riskler

  • Beklentilerin üzerinde üretim
  • Etanol talebinde zayıflama
  • Küresel stoklarda artış
  • Petrol fiyatlarında düşüş

Arz, Talep ve Stok Görünümü

Şekil: Küresel Şeker Üretimi, Tüketimi ve Dönem Sonu Stokları, 2022/23-2026/27
 Kaynak: ABD Tarım Bakanlığı Yabancı Tarım Servisi, Sugar: World Markets and Trade, Mayıs 2026
 Not: 2025/26 ve 2026/27 verileri tahmindir.

USDA tahminine göre küresel şeker üretimi 2026/27 sezonunda 1,2 milyon ton azalarak 184,9 milyon tona gerileyecek. Tüketimin 180 milyon tona yakın kalması ve dönem sonu stoklarının 44,4 milyon tona yükselmesi bekleniyor. Üretimin tüketimin üzerinde kalması arz tamponu sağlasa da, düşüşün dünyanın en büyük ihracatçılarında yoğunlaşması bölgesel fiyat riskini artırıyor.

Brezilya üretiminin 1,3 milyon ton azalarak 42,5 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Bu tahminde, güçlü iç etanol talebi nedeniyle kamışın %52'sinin etanole, %48'inin şekere ayrılacağı varsayımı etkili. Avrupa Birliği üretiminin düşük fiyatlar ve yüksek girdi maliyetlerinin ekim alanını azaltmasıyla 14,4 milyon tona; Tayland üretiminin ise daha düşük ekim alanıyla 9,5 milyon tona inmesi öngörülüyor.

Teknik Özet

Brezilya’nın şeker-etanol üretim tercihi ile Hindistan ve Tayland’ın üretim görünümü fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam ediyor. Yıl başından bu yana geniş bir yatay bantta hareket eden şekerde 14,30 seviyesi orta nokta olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin üzerinde 15,50, altında ise 13,50 takip edilebilir.

Mısır

  • Temmuz Ayında Değişim: 6%
  • Yılın Başından Bu Yana Değişim: 1%

Mısır fiyatları temmuz ayında ABD’deki ürün gelişimi ve Brezilya’nın ikinci ürün hasadına ilişkin beklentiler doğrultusunda yön aradı. ABD’de hava koşullarının genel olarak üretimi desteklemesi arz endişelerini sınırlarken, USDA’nın yayımladığı ürün kalite raporları ve verim tahminleri yakından izlendi. Talep tarafında ise etanol üretimi ile Çin’in ithalat görünümüne ilişkin fiyatlamalarda etkili olmaya devam etti.

Temel Dinamikler

Arz

  • ABD’de ürün gelişimi ve hasat beklentileri
  • Brezilya üretimi
  • Arjantin üretimi
  • USDA verim ve üretim tahminleri
  • Küresel stok seviyeleri

Talep

  • ABD etanol üretimi
  • Yem sanayi talebi
  • Çin’in ithalat politikası
  • İhracat satışları
  • Küresel tüketim görünümü

Mısır piyasasında kısa vadede hava koşulları ve USDA raporları fiyat hareketleri açısından belirleyici olmaya devam edebilir. ABD’de üretim görünümünün güçlü seyretmesi arz tarafındaki endişeleri azaltırken, etanol talebindeki değişim ve Çin’in ithalat politikası fiyatların yönü açısından yakından izlenmeye devam edecek. Küresel üretimde önemli bir aksama yaşanmaması halinde fiyatların dengeli bir görünüm sergilemesi beklenebilir.

Senaryo Analizi

Yukarı Yönlü Riskler

  • ABD’de olumsuz hava koşulları
  • Etanol talebinde güçlü artış
  • Çin’in ithalatını artırması
  • USDA’nın üretim tahminlerini aşağı yönlü revize etmesi

Aşağı Yönlü Riskler

  • Beklentilerin üzerinde küresel üretim
  • Brezilya ve ABD’de yüksek verim
  • Küresel stoklarda artış
  • İhracat rekabetinin güçlenmesi

Arz, Talep ve Stok Görünümü

Şekil: Küresel Mısır Üretimi, Kullanımı ve Dönem Sonu Stokları, 2024/25-2026/27
 Kaynak: ABD Tarım Bakanlığı, Temmuz 2026 WASDE Raporu
 Not: 2025/26 verileri tahmin, 2026/27 verileri öngörüdür.

USDA, 2026/27 küresel mısır üretimini 1,297 milyar ton, toplam kullanımı 1,320 milyar ton ve dönem sonu stoklarını 275,3 milyon ton olarak tahmin ediyor. Stok tahmini haziran raporuna göre 6 milyon ton düşürüldü. Kullanımın üretimin üzerinde kalması, önceki sezonda oluşan yüksek stok tamponunun kademeli olarak azalacağına işaret ediyor.

Temmuz revizyonunun ana kaynağı Avrupa oldu. Fransa'da kuraklık ve rekor sıcaklıkların koçan püskülü ve tozlaşma dönemine denk gelmesi nedeniyle üretim tahmini aylık %24 azaltılarak 10 milyon tona indirildi. Bu seviye gerçekleşirse ülke üretimi 1990/91'den bu yana en düşük düzeye gerileyecek. Avrupa Birliği üretimi 53,8 milyon tona çekilirken, ithalat tahmini 3 milyon ton artırılarak 22,5 milyon tona çıkarıldı.

Teknik Özet

ABD ve Avrupa’daki hava koşulları ile Güney Amerika kaynaklı arz görünümü mısır fiyatlamalarında belirleyici olmaya devam ediyor. Mayıs ayında son bir yılın en yüksek seviyesine ulaşan mısır, ardından gelen satışlara karşın temmuzda yeniden yükselişe geçti. 430 seviyesi üzerinde kalındığı sürece 490 seviyesi takip edilebilir.

Pamuk

  • Temmuz Ayında Değişim: 6%
  • Yılın Başından Bu Yana Değişim: 20%

Pamuk fiyatları temmuz ayında küresel tekstil sektörüne yönelik talep görünümü ve ABD’deki üretim beklentileri doğrultusunda yön aradı. Çin’in ithalat talebi ve hazır giyim sektöründeki toparlanma sinyalleri piyasada yakından takip edilirken, hava koşulları üretim görünümünü etkilemeye devam etti. Ayrıca petrol fiyatlarındaki değişim de maliyetler açısından izlendi.

Temel Dinamikler

Arz

  • ABD üretimi
  • Hindistan üretimi
  • Çin üretimi
  • USDA üretim tahminleri
  • Petrol fiyatları

Talep

  • Tekstil sektörü
  • Çin ithalatı
  • Hazır giyim ihracatı
  • Küresel stok / kullanım oranı

Pamuk piyasasında kısa vadede tekstil sektöründen gelecek talep sinyaller, ABD üretim verileri ve enerji fiyatları belirleyici olabilir. Küresel ekonomi aktivitede toparlanmanın hız kazanması halinde pamuk talebi güç kazanabilir.

Senaryo Analizi

Yukarı Yönlü Riskler

  • Petrol fiyatlarında yükseliş
  • Çin talebinde artış
  • ABD’de üretim kayıpları
  • Küresel tekstil sektöründe toparlanma

Aşağı Yönlü Riskler

  • Beklenti üzerinde üretim
  • Tekstil talebinde zayıflama
  • Küresel stoklarda artış
  • Petrol fiyatlarında düşüş

Arz, Talep ve Stok Görünümü

Şekil: Küresel Pamuk Üretimi, Kullanımı ve Dönem Sonu Stokları, 2024/25-2026/27
 Kaynak: ABD Tarım Bakanlığı, Temmuz 2026 WASDE Raporu
 Not: 2025/26 verileri tahmin, 2026/27 verileri öngörüdür.

2026/27 küresel pamuk üretiminin 1,2 milyon balya artırılarak 117,3 milyon balyaya, tüketimin 122 milyon balyaya ve dönem sonu stoklarının 71,2 milyon balyaya ulaşması bekleniyor. Üretimin tüketimin altında kalmasına rağmen stok/kullanım oranının %58,4 düzeyinde bulunması, kısa vadeli arz şoklarına karşı önemli bir tampon sağlıyor.

Üretim artışı Brezilya, ABD, Türkiye ve Orta Asya kaynaklı. ABD üretimi 13,7 milyon balyaya yükseltilirken, Brezilya üretiminin 18 milyon balyaya ulaşması bekleniyor. Buna karşılık küresel tüketim artışı yalnızca sınırlı ve Vietnam kaynaklı. Çin, Pakistan ve diğer büyük tekstil merkezlerinde belirgin bir talep ivmesi oluşmaması, fiyatların arz daralmasına verdiği tepkiyi sınırlayabilir.

Teknik Özet

Küresel stokların yüksek seyri ve tekstil sektöründeki talep görünümü pamuk fiyatlamaları açısından önemini koruyor. Şubat ayında başlayan yükselişle yaklaşık bir buçuk yıllık yatay hareket sona ererken, sonrasında dinlenme süreci öne çıktı. 77,50 seviyesi üzerinde yükselişin devamı halinde Mayıs 2024’ten bu yana görülen en yüksek seviye olan 88,70 takip edilebilir.

GCM YATIRIM sizin için hazır! Yatırıma başlamaya hazır mısınız?
Yardıma mı ihtiyacınız var? Müşteri temsilcimize merhaba deyin!
Web sitemizi ziyaret eden kullanıcılara mümkün olan daha iyi bir yatırım deneyimini sunabilmek için çerezler (cookieler) kullanmaktayız. Çerez politikalarımızın detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.