İNDİR
Lisanslı ve Geniş Yetkili Aracı Kurum - Lisans No: G-039 (398)

FOREX PİYASASI

Yurt Dışı Piyasalar: Haftalık Bülten - 10 Temmuz 2026

10 Temmuz 2026 Tarihli Makro Ekonomik Gelişmeler

GERİDE KALANLAR

Orta Doğu, FOMC Toplantı Tutanakları ve Yapay Zeka Volatilitesi

Not: Tablodaki değerler 10 Temmuz Cuma TSİ 15:25’de alınmıştır.

Küresel piyasalarda geride bıraktığımız haftada fiyatlamalara yön veren ana başlıklar jeopolitik gelişmeler, Fed’in son toplantı tutanakları ve teknoloji hisselerindeki dalgalı seyir oldu.

Haftanın en önemli gündem maddelerinden biri, Trump’ın NATO zirvesinde yaptığı ve ABD – İran arasındaki ateşkesin fiilen sona erdiğine işaret eden açıklamalarıydı. Bu açıklamalar, Orta Doğu’da gerilimin yeniden tırmanabileceği endişelerini artırırken, enerji fiyatlarında ve tahvil gibi güvenli liman olarak kabul edilen varlıklarda yukarı yönlü hareketi destekledi. Ancak ilerleyen günlerde ABD’li bir yetkilinin diplomatik kanalların hala açık olduğunu ve görüşmelerin sürdüğünü belirtmesi, piyasalardaki endişelerin bir miktar azalmasına yardımcı oldu.

Jeopolitik haber akışı nedeniyle petrol fiyatları hafta boyunca dalgalı bir seyir izlerken, yatırımcılar enerji fiyatlarındaki hareketlerin enflasyon ve para politikası üzerindeki olası etkilerini yeniden fiyatlamaya başladı.

Piyasalarda bir diğer önemli başlık ise Fed’in yayımladığı FOMC toplantı tutanakları oldu. Tutanaklar, politika yapıcıların enflasyon konusunda temkinli duruşlarını koruduğunu gösterirken, faiz değişimleri konusunda üyeler arasında tam bir görüş birliği bulunmadığına işaret etti. Bu görünüm piyasalarda Fed’in yakın vadede aceleci bir politika değişikliğine gitmeyeceği beklentilerini destekledi.

Hisse senedi piyasalarında teknoloji ve yapay zeka teması etrafındaki fiyatlamalar öne çıktı. Hafta içinde yapay zeka bağlantılı hisselerde kar satışları görülürken, sektörün uzun vadeli büyüme potansiyeline yönelik iyimserliğin korunmasıyla birlikte kayıpların bir kısmı telafi edildi. Bu durum, yatırımcıların kısa vadeli değerlemelere karşı daha temkinli hareket etmesine rağmen yapay zeka temasına yönelik yapısal ilgilerini koruduklarını işaret etti.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

ABD

Enflasyonda Geçici Rahatlama mı, Kalıcı Enflasyon Riski mi?

14 Temmuz’da açıklanacak ABD Haziran enflasyon verisinin, Haziran ayında ABD – İran hattındaki geçici ateşkesin petrol fiyatlarında yarattığı düşüşü yansıtması bekleniyor. Piyasa beklentisi aylık TÜFE değişiminin -0,1%, çekirdek TÜFE değişiminin 0,2% düzeyinde oluşacağı y önünde. Bu görünüm, enerji fiyatlarındaki gevşemenin manşet enflasyonu aşağı çekebileceğini, ancak çekirdek enflasyondaki katı seyrin devam ettiğini gösteriyor. Yıllık TÜFE değişiminin 4,2%’den 3,8%’e, çekirdek TÜFE değişiminin 2,9%’dan 2,8%’e yavaşlaması bekleniyor.

Haziran verisi geriye dönük olarak ateşkes dönemindeki fiyatlamaları kapsarken, Temmuz ayında yeniden yükselen jeopolitik tansiyon ve petrol fiyatlarındaki artış bu veriye yansımayacak. Bu nedenle olası bir enflasyon yavaşlaması, sonraki aylarda kalıcı bir dezenflasyon sürecine işaret etmeyebilir.

Fed açısından belirleyici unsur, manşet enflasyondaki geçici enerji kaynaklı düşüşten ziyade çekirdek enflasyonun seyri ve enflasyon beklentilerinin korunup korunmadığı olacak. Beklentilerin altında bir TÜFE verisi kısa vadede risk iştahını destekleyebilir. Ancak enerji fiyatlarının yeniden yükselmesi nedeniyle piyasalardaki iyimserliğin sınırlı kalması beklenebilir. Buna karşılık, beklentilerin üzerinde gelebilecek bir veri, çekirdek fiyat baskılarının güçlendiği algısıyla faiz beklentilerini yeniden yukarı çekebilir.

Fed Başkanı Warsh’un Temsilciler Meclisi ve Senato’daki İlk Sınavı

Fed Başkanı Kevin Warsh, 14 – 15 Temmuz tarihlerinde Temsilciler Meclisi ve Senato’da gerçekleştireceği yarıyıl para politikası sunumları, piyasalar açısından yalnızca mevcut ekonomik görünümün değerlendirilmesi değil, aynı zamanda Fed’in yeni yönetimi altında para politikasının yönüne ilişkin önemli sinyaller sunabilir. Özellikle Haziran enflasyon verisinin ardından yapılacak açıklamalar, Fed’in faiz indirimlerine ilişkin yaklaşımına yönelik önemli sinyaller verebilir.

Piyasalar, Warsh’un enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerinde kalıcı bir risk oluşturup oluşturmadığı, çekirdek enflasyondaki görünüm ve faiz indirimleri konusunda ne kadar temkinli bir duruş sergileyeceğine odaklanacak. Ayrıca yüksek bütçe açıkları ve uzun vadeli tahvil faizlerine ilişkin değerlendirmeler de yakından takip edilecek.

Warsh’un şahin bir ton benimsemesi, faiz indirim beklentilerinin ötelenmesine, tahvil faizleri ile dolarda yukarı yönlü baskıya neden olabilir. Buna karşılık enflasyona ilişkin ılımlı ve dengeli açıklamalar piyasalarda risk iştahını destekleyebilir.

Tabi bu sunumlarda politika yapıcıların soruları da yakından takip ediliyor olacak.

ABD’de İkinci Çeyrek Bilanço Sezonun Başlıyor

ABD’de şirketlerin 2026 yılı Nisan – Haziran dönemine ait finansal sonuçlarını içeren bilanço sezonu, 14 Temmuz itibarıyla büyük bankaların açıklamalarıyla başlayacak; gözler daha sonra Muhteşem Yedi öncülüğündeki teknoloji şirketlerine çevrilecek. Sezona ABD – İran ateşkesi sonrasında savaş öncesi seviyelere gerileyen petrol fiyatları, Kevin Warsh’un başkanlığında yeni bir döneme giren Fed ve endekslerin 2020’den bu yana en güçlü çeyreklik performansının ardından giriliyor. Konuya ilişkin raporumuza ulaşmak için tıklayınız.

Haziran ÜFE’si

ABD’de Haziran ayına ilişkin ÜFE verisi, tüketici enflasyonu ardından fiyat baskılarının üretici cephesinde nasıl şekillendiğine dair önemli sinyaller verecek. Özellikle enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin yeniden güdeme geldiği bir dönemde açıklanacak veri, maliyet baskılarının önümüzdeki aylarda tüketici fiyatlarına ne ölçüde yansıyabileceğine ilişkin ipuçları sunabilir.

Son dönemde petrol fiyatlarında ateşkes süreciyle görülen geçici geri çekilme, Haziran ayı ÜFE verisinde enerji kalemleri üzerinden sınırlı bir rahatlama yaratmış olabilir. Ancak Temmuz ayında Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin yeniden yükselmesi ve petrol fiyatlarındaki toparlanma, bu iyileşmenin kalıcı olmayabileceğine işaret ediyor.

Piyasalar açısından asıl önemli unsur, enerji dışındaki üretici maliyetlerinin seyri olacak. Çekirdek ÜFE’de güçlü bir görünüm, işletmelerin artan maliyetlerini önümüzdeki dönemde tüketici fiyatlarına yansıtma riskinin sürdüğünü gösterebilir. Buna karşılık, hem manşet hem de çekirdek ÜFE’de görülecek zayıflama, enflasyon baskılarının daha geniş bir tabanda yavaşladığına yönelik algıyı güçlendirebilir.

Özetle Haziran ÜFE verisi yalnızca üretici maliyetlerindeki değişimi değil, aynı zamanda enerji fiyatlarının jeopolitik gelişmelerin önümüzdeki aylarda tüketici enflasyonuna ne ölçüde yansıyabileceğini anlamak açısından da önemli bir gösterge olacak.

Piyasa beklentisi manşet ÜFE’nin aylık 0,1% gerileyebileceği, yıllık ÜFE değişiminin 6,5%’ten 6,2%’ye düşebileceği şeklinde. Fakat çekirdek enflasyonun aylık 0,4% hızla birlikte yıllık 4,9%’dan 5,2%’ye çıkabileceği tahmin ediliyor.

Perakende Satışlar

ABD’de açıklanacak Haziran ayı perakende satışlar verisi, yüksek faizler ve jeopolitik risklere rağmen tüketici harcamalarının ne ölçüde güçlü kaldığını göstermesi açısından önem taşıyor.

Mayıs ayında perakende satışlar aylık 0,9% artarak beklentileri aşmış, enerji fiyatlarındaki yükselişe bağlı güçlü akaryakıt satışlarının yanı sıra enerji dışındaki harcamalara da dirençli bir görünüm sergilenmişti. Ayrıca büyüme hesaplamalarında kullanılan çekirdek satışların 0,7% yükselmesi, ikinci çeyrek büyümesine ilişkin olumlu sinyaller vermişti.

Haziran verisinde piyasalar, tüketim harcamalarındaki ivmenin korunup korunmadığına odaklanacak. Beklentilerin üzerinde bir veri, ABD ekonomisinin dirençli kaldığı algısını güçlendirerek Fed’in faiz politikasında katı kalabileceği beklentilerini destekleyebilir. Buna karşılık zayıf bir veri yüksek faizlerin tüketici üzerindeki etkisinin belirginleştiğine işaret ederek faiz artırım beklentilerini zayıflatabilir.

Michigan Tüketici Güveni

Michigan Üniversitesi’nin hazırladığı tüketici güven endeksi, tüketicilerin ekonomik görünüme ve enflasyona ilişkin beklentilerini değerlendirmek açısından yakından takip edilecek. Haziran ayında endeks 49,5’e yükselerek Mayıs ayındaki düşük seviyelerden toparlanırken, benzin fiyatlarındaki gerileme ve jeopolitik endişelerin hafiflemesi bu iyileşmeyi destekledi.

Bununla birlikte, tüketici güveni tarihsel olarak düşük seviyelerde kalmaya devam ediyor ve hayat pahalılığı tüketicilerin temel endişe kaynağı olmayı sürdürüyor. Piyasalar açısından en kritik başlık ise enflasyon beklentileri olacak. Bir yıllık enflasyon beklentisi 4,6%’ya, uzun vadeli beklentiler ise 3,3%’e gerilese de her iki gösterge yılın başındaki seviyelerin üzerinde bulunuyor.

Enflasyon beklentilerinde düşüşün sürmesi Fed açısından olumlu karşılanabilecekken, beklentilerden yukarı yönlü bir hareket Fed’in temkinli duruşunu destekleyen bir unsur olarak öne çıkabilir.

KANADA

Faiz Beyanatı: Değişiklik Beklenmiyor

Kanada Merkez Bankası’nın (BoC) 15 Temmuz’da gerçekleştireceği para politikası beyanatında faizi değiştirmeyerek mevcut seviyede bırakması bekleniyor. Swap piyasaları 10 Temmuz tarihide faizin değiştirileceğini 6% ihtimalle fiyatlıyor; bu da indirim yönünde bir beklenti.

Son dönemde enflasyonda görülen kademeli yavaşlamaya rağmen, çekirdek fiyat baskılarının tamamen ortadan kalkmaması ve küresel ölçekte enerji fiyatları ile jeopolitik risklerin yeniden yükselmesi, Banka’nın temkinli duruşunu korumasına neden olabilir. Özellikle Orta Doğu kaynaklı gelişmelerin emtia fiyatları ve enflasyon görünümü üzerindeki etkileri, politika yapıcılar açısından önemli bir belirsizlik unsuru olmaya devam ediyor.

Bu nedenle piyasalar, faiz kararından çok BoC’nin açıklama metnine ve ileriye dönük yönlendirmelerine odaklanacak. Banka’nın enflasyondaki risklere vurgu yapması ve temkinli tonunu koruması, yakın vadede faiz indirim beklentilerinin ötelenmesine neden olabilir. Buna karşılık ekonomik aktivitede yavaşlamaya ve enflasyondaki iyileşmeye daha fazla vurgu yapması, yılın geri kalanına ilişkin faiz indirimi beklentilerini destekleyebilir.

Özetle, toplantının ana mesajının bir faiz değişikliğinden çok, Kanada Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönemde ne ölçüde politika esnekliğine sahip olduğuna ilişkin vereceği sinyaller olması bekleniyor.

ÇİN

Büyüme, Sanayi Üretimi ve Perakende Satışlar

Çin’de açıklanacak ikinci çeyrek büyüme, sanayi üretimi, perakende satışlar ve sabit varlık yatırımları verileri, ekonomideki toparlanmanın ne kadar sürdürülebilir olduğuna ilişkin önemli sinyaller verecek. İlk çeyrekte ekonomi yıllık 5% büyüyerek beklentileri aşmış ve son üç çeyreğin en güçlü performansını sergilemişti. Ancak bu görünümün büyük ölçüde ihracat ve sanayi üretiminden destek aldığı, iç talebin ise zayıf seyrini ortaya koyduğu görülüyor.

Mayıs ayında sanayi üretimi yıllık 4,5% ile beklentilerin üzerinde artarken, perakende satışlar yıllık 0,6% gerileyerek Aralık 2022’den beri ilk kez daraldı. Özellikle otomobil, dayanıklı tüketim ve konut bağlantılı harcamalardaki zayıflık, tüketici cephesinde toparlanmanın halen kırılgan olduğunu gösterdi.

Bu nedenle açıklanacak verilerde piyasalar, sanayi üretimindeki dayanıklılığın korunup korunmadığına ve iç talepte yeniden bir toparlanma işareti gelip gelmediğine odaklanacak. Sabit varlık yatırımları ve büyüme verilerinde görülebilecek yavaşlama ise yılın ikinci yarısında Çin ekonomisinin artan dış riskler ve zayıf iç talep nedeniyle ivme kaybedebileceği beklentilerini güçlendirebilir.

Özetle, Çin verileri küresel büyüme görünümü açısından önemli olmaya devam ederken, güçlü üretim performansı ile zayıf tüketim arasındaki ayrışmanın sürüp sürmeyeceği piyasaların ana gündem maddelerinden biri olabiir.

İNGİLTERE

Mayıs Ayı Büyümesi

İngiltere ekonomisi Nisan ayında aylık bazda 0,1% daralarak Ağustos ayından bu yana ilk kez küçülmüş ve Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gelişmelerin ekonomik aktivite üzerindeki etkileri daha belirgin hale gelmişti.

Daralmada özellikle hizmet sektöründeki zayıflama öne çıkarken, idari hizmetler, eğlence ve perakende sektörlerinde görülen gerileme ekonomik aktiviteyi aşağı çekmişti. Buna karşılık, bilgi ve iletişim sektörü büyümeye sınırlı destek sağlamıştı.

Piyasalar, son verilerde görülen yavaşlamanın geçici olup olmadığına ve hizmet sektöründeki zayıflığın devam edip etmediğine odaklanacak. Beklentilerin üzerinde gelecek bir veri, İngiltere ekonomisinin yüksek faizler ve küresel belirsizliklere rağmen dirençli kaldığı algısını güçlendirebilir. Zayıf bir büyüme verisi ise ekonomide momentum kaybının sürdüğüne işaret ederek, İngiltere Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönemde daha fazla politika gevşemesine ihtiyaç duyabileceği beklentilerini destekleyebilir.

GCM YATIRIM sizin için hazır! Yatırıma başlamaya hazır mısınız?
Yardıma mı ihtiyacınız var? Müşteri temsilcimize merhaba deyin!
Web sitemizi ziyaret eden kullanıcılara mümkün olan daha iyi bir yatırım deneyimini sunabilmek için çerezler (cookieler) kullanmaktayız. Çerez politikalarımızın detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.