İNDİR
Lisanslı ve Geniş Yetkili Aracı Kurum - Lisans No: G-039 (398)

Yurt İçi Piyasalar

Yurt İçi Piyasalar: Haftalık Bülten - 31 Ağustos 2026

Ekonomik Görünüm

Haftalık Endeks, Sektör ve Şirket Performansları

Bist100 endeksi haftayı yüzde %0,87’lik değer artışıyla 14.641 seviyesinden tamamladı.

Haftalık bazda en iyi şirket performansı yüzde 34,80 yükselişle HALKB, yüzde 32,48 yükselişle PASEU ve yüzde 13,44 yükselişle EUPWR tarafında gerçekleşirken, en kötü performanslar ise yüzde 12,78 düşüşle BSOKE, yüzde 11,25 düşüşle ODINE ve yüzde 8,60 düşüşle DSTKF tarafında gerçekleşti.

Haftalık bazda en iyi sektör performansı yüzde 7,19 yükselişle BIST İnşaat olurken, yüzde 5,98 yükselişle BIST Banka ve yüzde 5,06 yükselişle BIST Ulaştırma takip eden pozitif sektör endeksleri olarak izlendi. En çok düşen sektörler ise yüzde 7,88 düşüşle BIST Finansal Kiralama Faktoring, yüzde 5,27 düşüşle BIST Bilişim ve yüzde 3,01 düşüşle BIST Holding ve Yatırım olarak öne çıktı.

GERİDE BIRAKTIĞIMIZ HAFTANIN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

Yurt içi piyasalarda geçtiğimiz hafta; ABD – İran hattına yönelik haberler, Sektörel Enflasyon Beklentileri, TCMB rezervlerindeki seyir ve Borsa İstanbul’daki fiyatlamalar gündemin ana başlıklarını oluşturdu.

Küresel tarafta ABD–İran hattındaki gelişmeler hafta boyunca piyasaların ana gündem maddelerinden biri olmaya devam etti. ABD, İran’a yönelik yaptırımlarını genişletirken, Başkan Donald Trump iki ülke arasında doğrudan görüşme yürütülmediğini ve önceki ateşkes koşullarına dönüşü desteklemediğini açıkladı. Buna karşılık Katar ve Umman öncülüğündeki arabuluculuk girişimleri devam ederken, İran ile Umman’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerini kolaylaştırabilecek geçici bir düzenleme üzerinde çalıştığı bildirildi. İran’ın boğazın yeniden açılmasına yönelik koşullarını belirlemeye hazırlanması diplomasi açısından sınırlı bir hareketlilik yaratsa da taraflar arasındaki görüş ayrılıkları devam ediyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki petrol sevkiyatlarının savaş öncesi seviyelerin altında kalması enerji arzına ilişkin belirsizliği canlı tutarken, ABD’nin askeri söylemden ziyade ekonomik yaptırımlara ağırlık vermesi ve diplomatik girişimlerin sürmesi hafta genelinde petrol üzerindeki risk primini bir miktar azalttı. Brent petrol, hafta içindeki dalgalı seyre rağmen haftalık bazda gerileme kaydetti. Bununla birlikte Hürmüz kaynaklı arz riskleri, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler açısından yakından takip edilmeye devam ediyor.

Yurt içinde ise haftayı yönlendirecek ölçekte yoğun bir makroekonomik veri akışı bulunmazken, TCMB tarafından Ağustos ayı Sektörel Enflasyon Beklentileri yayımlandı. Buna göre 12 ay sonrası enflasyon beklentisi piyasa katılımcılarında 0,26 puan gerileyerek %23,69’a inerken, reel sektörde 0,30 puan artışla %32,80’e, hanehalkında ise 0,64 puan artışla %45,58’e yükseldi. Veriler, piyasa katılımcılarının beklentilerindeki iyileşmeye karşın reel sektör ve hanehalkı beklentilerinde yukarı yönlü hareket yaşandığını gösterdi. Borsa İstanbul tarafında ise küresel gelişmelerin etkisiyle dalgalı bir seyir izlenirken, BIST 100 endeksi haftayı hafif pozitif tarafta tamamladı.

Rezerv Görünümü ve Menkul kıymet İstatistikleri

Rezervler tarafında ise görünümde pozitif seyir izlendi. 21 Ağustos haftasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın brüt rezervleri 183,50 milyar dolardan 188,45 milyar dolara artarken, döviz ve altın rezervlerinde toplam 4,9 milyar dolarlık artış kaydedildi. Aynı dönemde net rezervler de 67,14 milyar dolardan 66,92 milyar dolara yükseldi. Rezerv seviyelerinin güçlü görünümünü koruması, para politikası etkinliği ve finansal istikrar açısından önemli bir güven unsuru olmaya devam ediyor. Özellikle küresel piyasalarda jeopolitik risklerin arttığı ve sermaye hareketlerinin dalgalı seyrettiği mevcut ortamda, rezervlerdeki dengeli görünüm ekonomi yönetiminin elini görece güçlü tutuyor.

Rezervlerden menkul kıymet istatistiklerine geçtiğimizde, 17 - 21 Ağustos haftasında yurt dışı yerleşik yatırımcılar hisse senetlerinde 150,17 milyon dolar net alış, DİBS tarafında da 1,16 milyon dolar net satış gerçekleştirdi. Yılbaşından bu yana ise yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 1,73 milyar dolarlık net alım yaparken, DİBS tarafında 3,75 milyar dolarlık net alış gerçekleştirdi. Kısa vadede yerel ve küresel tarafta ekonomik, jeopolitik ve politik gelişmeleri bir bütün halde izlediğimizde dalgalanmalar görülse de, yıl geneline bakıldığında yabancı yatırımcıların özellikle hisse senedi piyasasına ilgisinin tamamen kaybolmadığı ve TL varlıklara yönelik seçici yaklaşımın sürdüğü görülmektedir.

YENİ HAFTADA ÖNE ÇIKABİLECEK GELİŞMELER

Küresel piyasalarda 31 Ağustos – 4 Eylül haftasında enflasyon, büyüme ve istihdam gibi merkez bankalarının faiz patikasına yön verecek kritik makroekonomik veriler yakından takip edilecek.

Haftanın en önemli küresel başlıklarından biri, ABD tarafında açıklanacak olan istihdam verileri (Tarım Dışı İstihdam, İşsizlik Oranı ve Ortalama Saatlik Kazançlar) olacak. Jeopolitik risk temasına bağlı yüksek Petrol fiyatları ile dirençli kalan enflasyon verileri, Fed gibi majör merkez bankalarının sıkı para politikası görünümünde kalmasını mecbur bırakmaktadır. Her ne kadar son veriler eşliğinde ABD Merkez Bankası'na (Fed) yönelik faiz artışı beklentisi ötelense de katılımcıların ekonomik göstergelerdeki sonuca bağlı tahminlerinde hızlı bir değişikliğe gittiği unutulmamalıdır. Ayrıca Eylül ayında ekonomik projeksiyonlar açıklanacağından dolayı da toplantı öncesinde istihdam ve enflasyona yönelik güncel sonuçlar, tahminlerin şekillenmesinde önemli bir paya sahip olacaktır. İstihdam verileri öncesinde de hem istihdam hem de büyümenin öncü göstergeleri ADP Tarım Dışı İstihdam, JOLTS Açık İş İmkânları ile imalat ve hizmet sektörlerinin sağlığına dair ipuçları sunacak PMI verileri varlık fiyatlamalarında oynaklığı artırabilir.

Avrupa cephesinde gözler, dezenflasyon sürecinin gidişatını yansıtacak olan Almanya ve Euro Bölgesi TÜFE verilerinde olacak. Ayrıca Almanya, Euro Bölgesi ve İngiltere genelinde açıklanacak olan Hizmet Satın Alma Müdürleri Endeksi (PMI) rakamları da bölge ekonomilerinin büyüme performansına dair takip edilecek. Avrupa Merkez Bankası ECB cephesinde Eylül ayı toplantısında faiz artışı beklentisi ana senaryo olmaya devam ederken bir yandan Enflasyon diğer yandan Büyüme öncü göstergeleri bu senaryoyu ne kadar destekleyecek hususu için referans olabilir.

Asya tarafında ise küresel büyüme dinamikleri ve emtia talebi açısından önem taşıyan Çin ekonomisine ilişkin Özel Sektör (Caixin) İmalat ve Hizmet PMI verileri takibimizde yer alacak

Yeni haftada küresel piyasalara yön verebilecek makroekonomik gelişmelerle birlikte EURUSD, Altın, Petrol, Kakao, Buğday, S&P500 ve DAX40 başta olmak üzere geniş bir varlık yelpazesine ilişkin beklentilerimizi Haftalık Forex Bültenimizde sizler için paylaştık. Yaklaşık 20 farklı finansal varlığı içeren kapsamlı analiz setimizin detaylarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

https://www.gcmyatirim.com.tr/arastirma-analiz/haftaya-bakis

Yurt içi piyasalarda 31 Ağustos – 4 Eylül haftasında makroekonomik gündem son derece yoğun bir veri setiyle izlenecek. Büyüme, istihdam, imalat performansı ve enflasyon gibi Türkiye ekonomisinin genel patikasını belirleyen ana göstergeler ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika patikasına yönelik beklentilerin şekillenmesi açısından yakından takip edilecektir.

Haftanın ilk işlem gününde, Türkiye ekonomisinin yılın ikinci çeyreğindeki performansını ortaya koyacak olan 2. Çeyrek Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) verisi açıklanacak. Uygulanan sıkı para politikası ve dezenflasyon sürecinin iktisadi faaliyet üzerindeki dengelenme etkisini, iç talep ve sanayi üretimi kanadındaki yansımalarını ölçmek adına büyüme rakamları kritik önem taşıyor. Nitekim grafikte de görüldüğü üzere, 2025 yılı ikinci çeyreğinde %1,60 ile tepe yapan çeyreklik büyüme oranının son çeyrekte %0,10 seviyesine kadar gerilemesi, sıkı duruşun reel sektör ve iktisadi aktivite üzerindeki soğutucu etkisini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Açıklanacak 2. çeyrek verisinde bu ivme kaybının devam edip etmediği yakından takip edilecektir. Aynı gün işgücü piyasasındaki son durumu yansıtacak olan Aylık İşsizlik Oranı (Temmuz) verisi de ayrıca izlenecektir.

Haftanın ikinci işlem gününde imalat sektörünün reel eğilimini gösterecek olan İSO İmalat PMI (Ağustos) verisi de takibimizde olacak. Mayıs ayında gerçekleştirdiği iyimserlik ile 50 eşik bölgesine yaklaşarak umut tazeleyen PMI verisi, takip eden aylardaki geri çekilmeyle sıkı para politikasının reel sektör üzerindeki baskısını net bir şekilde yansıttı. Geçtiğimiz ay dipten dönüş sinyali veren PMI verisi (47,10’dan 47,70’e geçiş) yeni ay dinamiklerinde bu düşünceye teyit mi kazandıracak yoksa baskının devamlılığı sürecek mi sorusuna cevap verecektir. Perakende Satışlar verisinin düşük çift haneli bölgede dengelenmesi ve Sanayi Üretimi verisinin son performansında (-3’den 0,1’e geçiş) pozitif bölgede reaksiyon göstermesi İmalat PMI verisine yönelik umutları artırsa da olası bir toparlanmaya karşın, endeksin büyüme ile daralma arasındaki kritik eşik olan 50 seviyesinin üzerine çıkması beklenmemelidir.

Haftanın en kritik yurt içi başlığı ise Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE - Ağustos) verisi olacak. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) dezenflasyon patikasındaki kararlılığı ve yaklaşan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına ilişkin faiz beklentilerini şekillendirmesi beklenen Ağustos ayı enflasyon rakamları, yurt içi varlık fiyatlamaları ve TL cinsi finansal araçlar üzerinde ana belirleyici konumunda bulunacaktır.

Manşet ve Çekirdek enflasyon göstergelerinde kademeli geri çekilme eğilimi kısmen korunsa da gıda fiyatlarındaki artış, hizmet enflasyonundaki katı görünüm ve jeopolitik risklerle direnç kazanan enerji maliyetlerinin doğrudan ve dolaylı etkisi, ana eğilimdeki düşüş hızını sınırlandırmaktadır. Yıl sonu %30 seviyesinde şekillenen çıpalanmış enflasyon beklentisinin eşik bölgenin altında ya da üzerindeki konumlanma açısından, bundan sonraki aylık TÜFE artışlarının seyri kritik önem taşımaktadır. Piyasa Katılımcılarının Ağustos anketinde cari ay TÜFE beklentisi %1,67 iken Matriks Haber, Bloomberg HT ve CNBC-e TÜFE anketinde medyan beklenti %1,95, 1,91% ve %1,87 olarak izlenmektedir. Bir önceki yılın aynı dönemindeki %2,04 altında oluşan medyan beklentiler, yıllık bazda TÜFE düşüşünü destekleyecektir. Ancak %1,85 – %1,95 arasında oluşan genel piyasa beklentisinin ne kadar uzağında gerçekleşeceği hususu, TCMB’nin faiz indirim zamanlamasına dair beklentilerin netleşmesi adına kritik bir referans olacaktır.

31 Ağustos – 4 Eylül 2026 Haftası Temettü Takvimi

ÜCRETSİZ DENEME HESABI İLE RİSK ALMADAN DENEMEYE BAŞLAYIN!
Denemeye başla butonuna tıklayarak GCM'den elektronik ileti almayı, kullanım koşullarını, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin aydınlatma metni ve izin formu'nu kabul ediyorum.
Yardıma mı ihtiyacınız var? Müşteri temsilcimize merhaba deyin!
Web sitemizi ziyaret eden kullanıcılara mümkün olan daha iyi bir yatırım deneyimini sunabilmek için çerezler (cookieler) kullanmaktayız. Çerez politikalarımızın detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.