İNDİR
Lisanslı ve Geniş Yetkili Aracı Kurum - Lisans No: G-039 (398)

Yurt İçi Piyasalar

Yurt İçi Piyasalar: Haftalık Bülten - 27 Temmuz 2026

Ekonomik Görünüm

Haftalık Endeks, Sektör ve Şirket Performansları

Bist100 endeksi haftayı yüzde %0,27’lik değer kaybıyla 13.943,87 seviyesinden tamamladı.

Haftalık bazda en iyi şirket performansı yüzde 22,28 yükselişle PASEU, yüzde 17,62 yükselişle ODINE ve yüzde 15,01 yükselişle EUPWR tarafında gerçekleşirken, en kötü performanslar ise yüzde 40,09 düşüşle SKBNK, yüzde 18,81 düşüşle DSTKF ve yüzde 18,03 düşüşle KTLEV tarafında gerçekleşti.

Haftalık bazda en iyi sektör performansı yüzde 7,98 yükselişle Teknoloji olurken, yüzde 7,79 yükselişle Bilişim ve yüzde 4,42 yükselişle Kimya Petrol Plastik takip eden pozitif sektör endeksleri olarak izlendi. En çok düşen sektörler ise yüzde 16,92 düşüşle Finansal Kiralama Faktoring, yüzde 7,66 düşüşle Orman Kağıt Basım ve yüzde 4,97 düşüşle İletişim olarak öne çıktı.

GERİDE BIRAKTIĞIMIZ HAFTANIN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

Yurt içi piyasalarda geçtiğimiz hafta; ABD – İran hattına yönelik haberler, Piyasa Katılımcıları Anketi, TCMB Faiz Kararı, Sektörel Enflasyon Beklentileri, Moody’s Türkiye Kredi Notu, TCMB rezervlerindeki seyir ve Borsa İstanbul’daki fiyatlamalar gündemin ana başlıklarını oluşturdu.

Yurt içinde haftanın genelinde veri akışı yoğun seyrederken, ABD–İran hattına yönelik gelişmeler ve TCMB faiz kararı piyasaların ana gündemini oluşturdu. Küresel tarafta ise ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarını genişleterek saldırılarını art arda on üçüncü geceye taşıması, çatışmaların kısa vadede sona ermeyebileceğine yönelik endişeleri güçlendirdi. İran’ın bölgedeki ABD üslerine füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık vermesi, İran destekli Husilerin petrol tankerlerini hedef alması ve ateşkes girişimlerinden sonuç alınamaması jeopolitik riskleri yüksek tuttu.

Hürmüz Boğazı ve diğer enerji nakil güzergahlarına ilişkin belirsizliklerin sürmesiyle Brent petrol yeniden 100 dolar seviyesinin üzerini test etti. Enerji fiyatlarındaki yükseliş küresel enflasyon ve faiz beklentilerini güçlendirirken, tahvil getirilerindeki yükseliş ve doların değer kazanması riskli varlıklarda temkinli fiyatlamaya neden oldu. Diplomatik temasların devam ettiğine yönelik haberler dönemsel olarak risk iştahını desteklese de, karşılıklı saldırıların genişlemesi kalıcı bir uzlaşmaya yönelik beklentileri zayıflattı.

Yurt içinde TCMB, piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizini %37 seviyesinde sabit tutarken, gecelik borç verme ve borçlanma faizlerini sırasıyla %40 ve %35,5 düzeyinde korudu. Karar metninde haziran ayında enflasyonun ana eğiliminde sınırlı gerileme görüldüğü, ancak temmuz ayında geçici bir yükseliş yaşanabileceği belirtildi. Jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları ve enflasyon görünümü üzerindeki etkilerinin yakından takip edileceği vurgulanırken, iç talepteki zayıflamanın belirginleştiğine dikkat çekildi. TCMB’nin yukarı yönlü enflasyon risklerine karşı ihtiyatlı duruşunu koruması, para politikasında kısa vadede sıkı görünümün devam edeceğine işaret etti. Kur tarafında kademeli yükseliş eğilimi sürerken, BIST 100 endeksi, petrol fiyatının önemli yükseliş kaydederek enflasyon endişelerini artırdığı, merkez bankalarına yönelik tahminlerin daha şahin bir görümde kalacağı psikolojisiyle haftalık bazda negatif bölgede seyretti.

Moody’s Türkiye Kredi Notu

Moody's, Türkiye'ye ilişkin kredi notu değerlendirmesinde herhangi bir değişikliğe gitmeyerek ülkenin uzun vadeli kredi notunu Ba3, görünümünü ise "Durağan" olarak korudu. Kararda, son dönemde uygulanan sıkı para politikasının makroekonomik dengelenme sürecini desteklediği ve düşük kamu borçluluğunun Türkiye'nin kredi profiline katkı sağlamaya devam ettiği vurgulandı.

Piyasa beklentileri de not ve görünümün korunacağı yönündeydi. Bu nedenle kararın finansal piyasalar üzerindeki etkisinin sınırlı kalması beklenirken, önümüzdeki süreçte enflasyondaki seyir, TCMB'nin para politikası adımları ve olası kredi notu revizyonları yatırımcıların odağında olmaya devam edecek.

Piyasa Katılımcıları Anketi ve Sektörel Enflasyon Beklentileri

TCMB’nin Temmuz ayı Piyasa Katılımcıları Anketi, kısa vadeli enflasyon beklentilerinde sınırlı yükseliş, uzun vadeli görünümde ise kısmi iyileşme ortaya koydu. Ankette cari yıl sonu TÜFE beklentisi %29,14’ten %29,21’e, 12 ay sonrası beklenti %23,81’den %23,95’e yükselirken, 24 ay sonrası beklenti %18,29’dan %17,83’e geriledi. Faiz tarafında Temmuz ayı PPK toplantısına ilişkin politika faizi beklentisi %37,00, yıl sonu tahmini ise %34,70 seviyesinde oluştu. Sonuçlar, piyasanın TCMB’den kısa vadede sıkı duruşunu korumasını, yılın devamında ise sınırlı ve kademeli faiz indirimlerine yönelmesini beklediğine işaret etti.

Sektörel Enflasyon Beklentileri verileri ise ekonomik birimler arasındaki ayrışmanın sürdüğünü gösterdi. Temmuz ayında piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası enflasyon beklentisi 0,14 puan artışla %23,95’e çıkarken, reel sektör beklentisi 0,60 puan azalarak %32,50’ye, hanehalkı beklentisi ise 1,19 puan düşerek %44,94’e geriledi. Önümüzdeki 12 ayda enflasyonun düşeceğini öngören hanehalkı oranı da 1,93 puanlık artışla %17,63’e yükseldi. Reel sektör ve hanehalkı beklentilerindeki gerileme olumlu değerlendirilse de, beklentilerin mevcut yüksek seviyeleri dezenflasyon sürecinde temkinli görünümün korunduğunu gösterdi.

Rezerv Görünümü ve Menkul kıymet İstatistikleri

Rezervler tarafında ise görünümde negatif seyir izlendi. 17 Temmuz haftasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın brüt rezervleri 163,30 milyar dolardan 160,49 milyar dolara artarken, döviz ve altın rezervlerinde toplam 2,8 milyar dolarlık azalış kaydedildi. Aynı dönemde net rezervler de 56,28 milyar dolardan 51,17 milyar dolara geriledi. Rezerv seviyelerinin güçlü görünümünü koruması, para politikası etkinliği ve finansal istikrar açısından önemli bir güven unsuru olmaya devam ediyor. Özellikle küresel piyasalarda jeopolitik risklerin arttığı ve sermaye hareketlerinin dalgalı seyrettiği mevcut ortamda, rezervlerdeki dengeli görünüm ekonomi yönetiminin elini görece güçlü tutuyor.

Rezervlerden menkul kıymet istatistiklerine geçtiğimizde, 13 - 17 Temmuz haftasında yurt dışı yerleşik yatırımcılar hisse senetlerinde 37,53 milyon dolar net alış, DİBS tarafında da 196,63 milyon dolar net alış gerçekleştirdi. Yılbaşından bu yana ise yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 1,54 milyar dolarlık net alım yaparken, DİBS tarafında 2,54 milyar dolarlık net alış gerçekleştirdi. Kısa vadede yerel ve küresel tarafta ekonomik, jeopolitik ve politik gelişmeleri bir bütün halde izlediğimizde dalgalanmalar görülse de, yıl geneline bakıldığında yabancı yatırımcıların özellikle hisse senedi piyasasına ilgisinin tamamen kaybolmadığı ve TL varlıklara yönelik seçici yaklaşımın sürdüğü görülmektedir.

YENİ HAFTADA DİKKAT EDECEĞİMİZ GELİŞMELER

27 - 31 Temmuz 2026 haftası, yurt içi piyasalar başta olmak üzere küresel makroekonomik görünümü şekillendirecek oldukça kritik gelişmelere sahne olacaktır.

Yurt dışı piyasalarda Fed'in faiz kararı ve Başkan Warsh'ın vereceği mesajlar, yılın ikinci yarısına ilişkin para politikası beklentilerinin şekillenmesi açısından yakından izlenecektir. Bununla birlikte, BoE ve BoJ gibi diğer önemli majör merkez bankalarının da para politikasına yönelik vereceği ipuçları takip edileceği gibi ABD ekonomisinin büyüme görünümüne ışık tutacak 2. çeyrek GSYH verisi ile Fed'in enflasyon göstergesi PCE fiyat endeksi, küresel risk iştahının ana belirleyicileri arasında yer alacaktır. Ayrıca "Muhteşem 7" olarak anılan teknoloji devlerinden Amazon, Apple, Meta ve Microsoft'un açıklayacağı finansal sonuçlar, küresel hisse senedi piyasalarının kısa vadeli seyri açısından haftanın en önemli gündem maddelerinden biri olacaktır.

100 dolar seviyesine ulaşan Brent petrol fiyatları, ABD-İran hattındaki jeopolitik gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki enerji trafiğinin seyri ise enerji arzı ve küresel enflasyon görünümü üzerindeki olası etkileri nedeniyle yakından takip edilecektir.

Yeni haftada küresel piyasalara yön verebilecek makroekonomik gelişmelerle birlikte EURUSD, Altın, Petrol, Kakao, Buğday, S&P500 ve DAX40 başta olmak üzere geniş bir varlık yelpazesine ilişkin beklentilerimizi Haftalık Forex Bültenimizde sizler için paylaştık. Yaklaşık 20 farklı finansal varlığı içeren kapsamlı analiz setimizin detaylarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

https://www.gcmyatirim.com.tr/arastirma-analiz/haftaya-bakis

Yurt içi piyasalarda ise makroekonomik veri akışının yanında ikinci çeyrek finansal sonuçlarının ön plana çıkacağı yoğun bir hafta beklenmektedir. Açıklanacak işgücü piyasası verileri, reel kesim ve ekonomik güven endeksleri, dış ticaret istatistikleri ile TCMB Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti; ekonomik aktivitenin seyri, iç talep görünümü ve dezenflasyon sürecine ilişkin güncel sinyaller açısından yakından önemlidir. Bununla birlikte, Borsa İstanbul'da fiyatlamaların ana belirleyicisinin şirketlerin açıklayacağı finansal sonuçlar olması beklenmektedir.

Geçtiğimiz hafta TURSG’nin finansal sonuçlarıyla başlayan ikinci çeyrek bilanço sezonunda, yeni haftada daha yoğun bir finansal sonuç takvimi takip edilecektir. Başta bankacılık sektörü olmak üzere AKBNK, TAVHL, TOASO, TSKB, Garan, YKBNK ve OTKAR tarafından açıklanacak finansal sonuçların, hem sektör bazlı hem de endeks genelindeki fiyatlamalar üzerindeki olası etkiler bazında önemlidir.

İşgücü ve Reel Sektör Dengeleri (İşsizlik ve Güven Endeksleri)

Haftanın ilk günlerinde açıklanacak İşsizlik Oranı, Ekonomik Güven Endeksi ve Reel Kesim Güven Endeksi; istihdam piyasasının görünümü, iç talep dinamikleri ve üretim tarafındaki beklentilere ilişkin güncel sinyaller sunacaktır. Açıklanacak veriler, ekonomik aktivitedeki dengelenme sürecinin hızına yönelik ipuçları vermesi açısından yakından izlenecektir. Bunun yanında TCMB tarafından yayımlanacak Para, Banka ve Menkul Kıymet İstatistikleri, rezerv görünümü ile yabancı yatırımcı eğilimindeki değişimleri değerlendirmek açısından önemini koruyacaktır.

Dış Denge ve TCMB PPK Toplantı Özeti

Hafta ortasında açıklanacak Dış Ticaret İstatistikleri, ihracat ve ithalat eğiliminin yanı sıra cari işlemler dengesi üzerindeki olası etkileri açısından değerlendirilecektir. Aynı gün yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti ise son faiz kararının arka planına ilişkin değerlendirmeler, likidite yönetimi, fonlama kompozisyonu ve dezenflasyon görünümüne yönelik mesajlar bakımından piyasaların odağında yer alacaktır.

Sonuç olarak, yeni haftada yurt içinde makroekonomik veri akışı ekonomik aktiviteye ilişkin güncel görünümü ortaya koyarken, Borsa İstanbul'da fiyatlamaların ana belirleyicisinin ikinci çeyrek finansal sonuçları olması beklenmektedir. Özellikle bankacılık sektörü öncülüğünde açıklanacak bilançoların şirket bazlı ayrışmaları artırması ve endeksin yönü üzerinde belirleyici rol üstlenmesi beklenebilir.

2026 Yılı 2. Çeyrek Bilanço Dönemi Başlıyor

2026 yılı ikinci çeyrek bilanço dönemi, 20 Temmuz'da Türkiye Sigorta'nın (TURSG) açıkladığı finansal sonuçlarla başladı. Bankacılık sektöründe ilk sonuçların 28 Temmuz'da Akbank (AKBNK), finans dışı şirketlerde ise aynı gün TAV Havalimanları (TAVHL) tarafından açıklanması bekleniyor. Bu bilanço döneminde sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve iç talepteki yavaşlamanın şirket finansalları üzerindeki etkilerinin daha belirgin şekilde görülmesini bekliyoruz. Bu çerçevede yatırımcıların yalnızca satış gelirleri ve net kâr rakamlarına değil; faaliyet kârlılığı, nakit yaratma kapasitesi ve bilanço kalitesine odaklanacağı bir döneme giriyoruz.

İkinci çeyrek boyunca Orta Doğu'da artan jeopolitik riskler enerji, navlun ve sigorta maliyetleri üzerinde dalgalanmaya neden olurken, küresel emtia fiyatlarındaki hareketler de şirketlerin maliyet yapısını etkiledi. Buna ek olarak finansman koşullarının sıkı seyretmesi, faaliyet performansı ile net kâr arasındaki farkın birçok şirkette açılmasına neden olabilir. Bu nedenle FAVÖK marjı, serbest nakit akışı, net borç/FAVÖK oranı, işletme sermayesi yönetimi ve şirketlerin yılın geri kalanına ilişkin beklentileri, bu bilanço döneminde en yakından takip edilecek göstergeler arasında yer alacaktır.

Bankacılık: Yüksek fonlama maliyetlerinin net faiz marjı üzerindeki baskısının devam etmesi beklenirken, TÜFE'ye endeksli menkul kıymet getirileri ile ücret ve komisyon gelirleri sektör kârlılığını desteklemeyi sürdürebilir. Bunun yanında kredi-mevduat makası, vadesiz mevduatın toplam mevduat içindeki payı, aktif kalitesi, takipteki kredi oranı ve risk maliyetindeki değişimler sektör görünümü açısından belirleyici olacaktır. Swap maliyetleri ile ülke risk primindeki gelişmeler de yakından izlenecektir.

Sanayi ve İhracatçı Şirketler: Kur hareketleri şirketlerin TL bazlı gelirlerini desteklemeye devam etse de yüksek işçilik, enerji ve finansman maliyetleri faaliyet marjları üzerinde baskı oluşturmayı sürdürüyor. TL'nin reel olarak güçlü seyri özellikle düşük katma değerli üretim yapan ihracatçıların rekabet gücünü sınırlandırırken, döviz pozisyonunu dengeli yöneten, güçlü bilanço yapısına sahip ve katma değerli üretime odaklanan şirketlerin daha dirençli finansal sonuçlar açıklaması beklenebilir.

Perakende ve Tüketim: Gıda perakendesi, temel tüketim harcamalarının görece dayanıklı yapısı sayesinde defansif görünümünü korumaya devam ediyor. Enflasyona bağlı fiyat güncellemeleri ciro büyümesini desteklerken, personel, kira ve lojistik giderlerindeki artış marjları baskılamayı sürdürüyor. Gıda dışı perakendede ise tüketici talebindeki yavaşlama ile artan kampanya ve indirimlerin brüt kâr marjları üzerindeki etkisi ön planda olacaktır.

Havacılık ve Turizm: Yaz sezonuyla birlikte artan yolcu trafiği ve döviz bazlı gelirler sektörün operasyonel performansını desteklemeye devam ediyor. Buna karşın jet yakıtı fiyatlarındaki oynaklık, artan personel giderleri ve bölgesel jeopolitik gelişmeler kârlılık üzerinde belirsizlik oluşturabilir. Avrupa kaynaklı talebin seyri ile Euro/Dolar paritesindeki değişimler de sektör şirketlerinin gelir görünümü açısından önem taşımaktadır.

Enerji ve Petrokimya: Enerji sektöründe küresel emtia fiyatları, rafineri marjları ve stok etkileri finansal sonuçlar üzerinde belirleyici olmaya devam edecektir. Petrokimya tarafında ise hammadde maliyetleri, küresel talep, ürün fiyatları ve kapasite kullanım oranları öne çıkmaktadır. Bu nedenle sektör genelinden ziyade şirket bazlı farklılaşmaların daha belirgin görülebileceği bir bilanço dönemi beklenmektedir.

Telekomünikasyon: Enflasyona bağlı fiyat güncellemeleri ve abone başına ortalama gelirdeki (ARPU) artış sektörün operasyonel performansını desteklemeyi sürdürüyor. Abone kazanımları, ARPU gelişimi ve FAVÖK marjındaki değişimlerin yanı sıra altyapı yatırımları, kur kaynaklı ekipman maliyetleri ve finansman giderleri net kârlılık üzerinde etkili olmaya devam edecektir.

Genel olarak 2026 yılı ikinci çeyrek finansallarının, satış büyümesinden ziyade faaliyet kârlılığı, bilanço kalitesi ve nakit yaratma kapasitesinin ön plana çıktığı bir döneme işaret ettiğini düşünüyoruz. Güçlü nakit akışı üreten, işletme sermayesini etkin yöneten, borçluluk göstergelerini kontrol altında tutan ve faaliyet marjlarını koruyabilen şirketlerin pozitif ayrışması beklenirken; yüksek finansman giderleri, zayıf nakit üretimi ve maliyet artışlarını fiyatlarına yansıtmakta zorlanan şirketlerde kârlılık üzerindeki baskının devam etmesi sürpriz olmayacaktır. Bu nedenle yatırımcıların bilanço değerlendirmelerinde yalnızca satış gelirleri ve net kâr rakamlarına değil, operasyonel performansı ve şirketlerin ileriye dönük beklentilerini de dikkate almalarının daha sağlıklı bir değerlendirme sağlayacağını düşünüyoruz.

*** Yurtiçi şirketlere yönelik 2026 yılı 2. Çeyrek Bilanço Takvimine aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

https://www.gcmyatirim.com.tr/arastirma-analiz/yurt-ici-bilanco-takvimi

27 - 31 Temmuz 2026 Haftası Temettü Takvimi

ÜCRETSİZ DENEME HESABI İLE RİSK ALMADAN DENEMEYE BAŞLAYIN!
Denemeye başla butonuna tıklayarak GCM'den elektronik ileti almayı, kullanım koşullarını, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin aydınlatma metni ve izin formu'nu kabul ediyorum.
Yardıma mı ihtiyacınız var? Müşteri temsilcimize merhaba deyin!
Web sitemizi ziyaret eden kullanıcılara mümkün olan daha iyi bir yatırım deneyimini sunabilmek için çerezler (cookieler) kullanmaktayız. Çerez politikalarımızın detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.