Haftaya, açıklanan Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde 2027 – 2029 dönemine yönelik makroekonomik hedefleri ve politika çerçevesini değerlendirerek başlıyoruz. Bir yandan son açıklanan Ağustos ayı enflasyon verileri, diğer yandan OVP beklentileri ışığında ana odak noktamız Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararı olacaktır. Piyasa beklentisi %37,00 olan 1 hafta vadeli repo faizinde bir değişim olmaması yönünde. Özellikle bankanın faiz kararından ziyade gelecek dönem olası faiz indirimleri tarafında metin içerisinde bir yönlendirme yapıp yapmayacağı olacaktır.
OVP, ekonomi yönetiminin güncel makroekonomik veriler doğrultusunda projeksiyonlarını güncellediği ve istikrar sürecini kademeli bir takvime yaymayı tercih ettiği yapısal bir dengeleme patikasına işaret etmektedir. Nitekim bir önceki programda 2026 yılı için öngörülen %16’lık enflasyon hedefinin %28,40’a revize edilmesi ve tek haneli enflasyon hedefinin programın son yılı olan 2029’da %9,00 olarak belirlenmesi, fiyat istikrarı sürecinin zamana yayılacağını göstermektedir. Bu dezenflasyonist sürecin ve iç talebi dengeleme stratejisinin bir sonucu olarak büyüme hedefleri de kademeli olarak yeniden şekillendirilmiş, 2026 büyümesi %3,30’a çekilerek (jeopolitik risk faktörüne karşın ve piyasa beklentisine göre iyimser revizyon) ekonomide kontrollü bir soğuma dönemi öngörülmüştür. Bu yavaşlama eğilimine rağmen işsizlik oranlarının 2026 için %8,10 seviyesinde tutulması ise istihdam odaklı teşviklerin ve iş gücü piyasasına yönelik yapısal önlemlerin devam edeceğine dair bir beklentiyi yansıtmaktadır. Özetle bu revizyonlar, makroekonomik dengeleri mevcut konjonktürel şartlarla görece uyumlu hale getiren bir model sunarken; piyasa aktörleri, yatırımcılar ve reel sektör için sıkı para politikası ile dengeli büyüme döngüsünün orta vadeli projeksiyon boyunca korunacağını net bir şekilde ortaya koymaktadır.

TSKB - Bankamız, Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD/Dünya Bankası) ile Sonuç Odaklı Program (PforR – Program for Results) kapsamında ve T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantisi altında, Türkiye genelinde dağıtık yenilenebilir enerji (rüzgâr ve güneş) yatırımlarının ve batarya enerji depolama sistemlerinin finansmanı amacıyla temin edilen 200 milyon Avro tutarındaki "Dağıtık Enerji için Piyasa Dönüşümünün Hızlandırılması Ek Finansman" kredi anlaşmasını 5 Eylül 2026 tarihinde imzalamıştır.
KLNMA: Bankamız ile Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD Dünya Bankası) arasında, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın geri ödeme garantisi altında Dağıtık Enerji İçin Piyasa Geçişinin Hızlandırılması Projesi Ek Finansmanı kapsamında 200.000.000 Avro ve Türkiye Endüstriyel Emisyon Azaltımı Projesi Ek Finansmanı kapsamında 200.000.000 ABD Doları ve 171.800.000 Avro tutarında olmak üzere ek finansman anlaşmaları imzalanmıştır.
ABD – İran hattına bağlı jeopolitik risk ve yüksek enerji fiyatları ile birlikte oluşan enflasyon endişeleri, merkez bankalarının sıkı para politikası temasına bağlı kalmasına, faiz silahını kullanmaya zorlamaktadır.
Küresel piyasaların kalbi bu hafta 2 kritik gelişme üzerinde atacaktır.
Birincisi; Perşembe günü ECB Faiz Kararı ve Başkan Lagarde konuşmasına odaklanacağız. Euro Bölgesi'nde Manşet TÜFE'nin %3,30 seviyesine yükselmesi ve Çekirdek TÜFE'nin %2,40'ta direnç göstermesi karşısında Politik Faizi %2,40 seviyesinde bulunuyor. Piyasa katılımcıları bankadan 25 baz puan faiz artışı bekliyor. Hem olası aksiyon hem de gelecek dönem stratejiler için ECB beyanatı ve Lagarde konuşması takip edilecektir.
İkincisi; Cuma günkü güçlü istihdam verileri ardından ABD Merkez Bankası Fed’in 16 Eylül tarihinde 25 baz puan faiz artışı gerçekleştirme tahmini (CME FedWatch) %58 ile ana senaryo iken Cuma günü ABD Ağustos ayı TÜFE verisi bu düşünceye destek verecek mi? Manşet TÜFE’nin %3,4 ile sabit, Çekirdek TÜFE’nin ise %2,5 altında %2,4 seviyesine düşmesi şu an ki takvimlerde medyan beklenti olarak izlenmektedir. Ancak ankete katılımın hafta genelinde artacağı için beklentilerde değişim izlenebileceği unutulmamalıdır. Özellikle enerji dışı hesaplamalarda takip edeceğimiz Çekirdek TÜFE beklenti altında gerileme eğilimi kaydetmesi durumunda Fed’in Eylül ayı toplantısında faiz artışı tahmini ihtimal dışı kalabileceği, beklenti üzerinde yükselmesi durumunda ise faiz artış beklentisinin teyit kazanacağı göz ardı edilmemelidir.
Dolayısıyla Dolar Endeksi DXY başta olmak üzere majör pariteler ve değerli metaller için iki kritik gelişmenin fiyatlama davranışı üzerinde önemli bir etki bırakması beklenmektedir.
ABD-İran gerilimi Hürmüz üzerinden enerji piyasalarını yeniden gündemin merkezine taşımaktadır. İran'ın Hürmüz Boğazı'nda üç petrol tankeri ve ABD bağlantılı bazı gemileri hedef aldığını açıklamasının ardından petrol fiyatlarında yükseliş görüldü. Tahran'ın önümüzdeki günlerde Hürmüz çevresinde yeni bir kısıtlı bölge ilan edeceğini açıklaması ve ABD Donanması'nın tanker geçişlerine yönelik refakat operasyonlarının devam edeceğinin belirtilmesi, enerji arzına ilişkin risklerin kısa vadede gündemde kalabileceğine işaret ediyor. Hürmüz'den günlük petrol geçişinin 9 milyon varilin üzerinde olduğu belirtilirken, boru hatları ve alternatif güzergâhlar da dahil edildiğinde bölgedeki petrol akışının çatışma öncesi seviyelerin yaklaşık üçte ikisi veya üzerine ulaştığı ifade ediliyor.
İşçi bayramı sebebiyle ABD’de piyasaların tatilde olması günün hareket akışını daha sakin bir tempoda ilerlemesini sağlayabilir. Gün içerisinde takvimlerde takip edeceğimiz en önemli gelişmeler Avrupa cephesinde yer almaktadır. Avrupa’nın lokomotif ülkesi Almanya’dan Sanayi Üretimi, Euro Bölgesinden ise 2. Çeyrek Büyüme verisi takip edilecektir.
Piyasa beklentisi, Euro Bölgesi ekonomisinin çeyreklik bazda %0,4, yıllık bazda ise %1,0 büyümesi şeklindedir. Grafikte de net bir şekilde görüldüğü üzere yıllık beklentinin (%1,0) nihai olarak teyit kazanması, 2026'nın ilk çeyreğindeki %0,5’lik seviyeden güçlü bir dönüşe ve toparlanma trendinin ivme kazandığına işaret edecektir. Bu durum, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) bu haftaki toplantısına yönelik faiz artışı beklentilerini enflasyonla mücadele çerçevesinde daha da güçlendirebilir. Ancak nihai büyüme verisinin %1,0'in altında kalması, özellikle de ilk çeyrek seviyelerine yaklaşması durumunda, bankanın faiz artışı patikası karar anına kadar ciddi şekilde sorgulanabilir ve tartışmaya açılabilir.


Bilgilendirme: Yukarıda yer verdiğimiz tabloda finansal varlıklara yönelik yüzdesel değişimler yer almaktadır. Bir gün önceki kapanış fiyatları baz alınarak kaydettiğimiz bu tablo, yurtiçi piyasaların açılışı ile birlikte değişmesi kaçınılmazdır. Bu sebeple de ilgili tablonun sizlere önemli varlıkların değişimlerini kolay bir şekilde bir arada görülmesi amacıyla hazırlandığı unutulmamalıdır.
| Zaman | Parite | Haber | Beklenti | Önceki |
|---|---|---|---|---|
| 12:00 | EUR | Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) (çeyreklik) (2. Çeyrek) | 0,40% | 0,40% |
| 12:00 | EUR | Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) (Yıllık) (2. Çeyrek) | 1,00% | 1,00% |
| 17:30 | TRY | Hazine Nakit Bakiyesi | -395,65B |
İlgili sayfada yer alan ekonomik takvim içeriği, güvenilir yurt dışı haber ve veri sağlayıcılardan temin edilmektedir. Ekonomik takvim içeriğinde yer alan haberler, haberlerin açıklanma tarihi ve zamanı, önceki, beklenti ve açıklanan rakamlarda gerçekleştirilecek olası değişiklikler, veri sağlayıcı kurumlar tarafından yapılmaktadır. Benzeri durumlardan kaynaklanacak olası değişimlerden GCM Yatırım Menkul Değerler A.Ş. sorumlu tutulamaz.