Fed Beyanatı: Piyasalar Eylül İçin İpuçlarını Arayacak
Haftanın en önemli gündem maddelerinden biri, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) açıklayacağı Temmuz ayı para politikası kararı olacak. Piyasalarda politika faizinin mevcut seviyesinde sabit bırakılması genel beklenti olurken, yatırımcıların odağı kararın kendisinden ziyade karar metni ve Fed Başkanı Kevin Warsh'un toplantı sonrası vereceği mesajlarda olacak. Özellikle Fed'in enflasyon görünümüne, ekonomik aktiviteye ve önümüzdeki döneme ilişkin yönlendirmeleri, Eylül toplantısı başta olmak üzere yılın geri kalanına yönelik faiz beklentilerinin şekillenmesinde belirleyici olabilir.
Son dönemde Fed yetkililerinden gelen açıklamalar, enflasyonun %2 hedefiyle uyumlu seviyelere kalıcı biçimde gerilemesinin para politikasındaki temel öncelik olmaya devam ettiğini gösteriyor. Başkan Kevin Warsh da Kongre'deki son sunumunda fiyat istikrarını yeniden tesis etme konusunda kararlı olduklarını vurgularken, yüksek enflasyona karşı erken bir politika gevşemesinin risk oluşturacağını ifade etti. Warsh, enflasyonla mücadelede elde edilen ilerlemenin korunması gerektiğini ve para politikasının gerektiği sürece kısıtlayıcı kalabileceğine yönelik mesajlar verdi.
Ekonomik aktivite tarafında ise Fed'in elini rahatlatan bir görünüm dikkat çekiyor. Warsh, ABD ekonomisinin dirençli yapısını koruduğunu, hane halkı tüketiminin ılımlı ancak istikrarlı şekilde büyümeye devam ettiğini ve imalat sektöründe üretimin yeniden ivme kazandığını belirtti. Özellikle yapay zekâ yatırımları, veri merkezleri ve teknoloji odaklı sermaye harcamalarının şirket yatırımlarını desteklemeyi sürdürdüğünü ifade eden Warsh, ekonomik büyümenin yalnızca tüketim değil yatırım kanalıyla da güç kazandığına dikkat çekti.
İşgücü piyasasında da güçlü görünüm korunuyor. İstihdam artışının iş gücü arzıyla uyumlu seyrettiği, işsizlik oranının düşük seviyelerde kalmaya devam ettiği ve ücret artışlarının enflasyon açısından yakından izlenmeyi sürdürdüğü değerlendiriliyor. Bu tablo, Fed'in mevcut sıkı para politikası duruşunu korumasını destekleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Bu çerçevede Temmuz toplantısında politika faizinin sabit bırakılması en güçlü senaryo olarak öne çıkıyor. Ancak piyasalar açısından asıl önem taşıyan konu, karar metni ve Başkan Warsh'un Eylül toplantısına yönelik vereceği sinyaller olacak. Son haftalarda Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilim nedeniyle petrol fiyatlarında görülen yükselişler, enflasyon açısından yukarı yönlü risk oluşturuyordu. Ancak Temmuz ayının sonuna doğru ABD ile İran arasında tansiyonun daha fazla tırmanmamasına yönelik karşılıklı mesajların gelmesi ve doğrudan çatışma ihtimalinin azalması, petrol piyasasında jeopolitik risk priminin önemli ölçüde gerilemesini sağladı. Bu gelişmenin ardından petrol fiyatları haftaya düşüşle başlarken, enerji maliyetlerinden kaynaklanabilecek kısa vadeli enflasyon baskılarında da sınırlı bir rahatlama beklentisi oluştu.
Bununla birlikte Fed'in para politikasını belirlerken yalnızca enerji fiyatlarını değil, çekirdek enflasyon dinamiklerini ve hizmet sektöründeki fiyat baskılarını ön planda tuttuğu unutulmamalı. Dolayısıyla petrol fiyatlarında görülen geri çekilmenin tek başına para politikası görünümünü değiştirmesi beklenmiyor. Karar metninde enflasyona ilişkin temkinli ve veri odaklı söylemin korunması, ekonomik aktivitenin güçlü seyrine vurgu yapılması ve gerektiğinde ilave sıkılaşmaya açık kapı bırakılması olası senaryolar arasında yer alıyor.
Piyasa Beklentileri

Swap piyasalarındaki fiyatlamalar, Temmuz toplantısında faiz oranlarında herhangi bir değişiklik beklenmediğini gösteriyor; faiz artırımı beklentisi 35% civarında ve hiç de küçümsenmeyecek seviyede. Bu nedenle bu kesimin nasıl yönlendirileceği önemli olacak. Buna karşılık Eylül toplantısı için neredeyse %70 olasılıkla 25 baz puanlık faiz artışı fiyatlanırken, yıl sonuna kadar toplam 40-45 baz puanlık ilave sıkılaşma beklentisi korunuyor. Bu görünüm, yatırımcıların Fed'in faiz artırımlarını tamamladığına henüz tam anlamıyla ikna olmadığını ve enflasyon görünümündeki gelişmelere bağlı olarak ilave adımların masada kalmaya devam ettiğini gösteriyor.
Değerlendirme
Temmuz toplantısında politika faizinin sabit bırakılması piyasalar açısından sürpriz olmayacaktır. Buna karşılık karar metni ve Başkan Warsh'un vereceği mesajlar, Fed'in Eylül toplantısına ilişkin yaklaşımını anlamak açısından kritik öneme sahip olacak. Jeopolitik tansiyonun geçici olarak azalmasıyla petrol fiyatlarında görülen geri çekilme, kısa vadede enflasyon görünümünü destekleyen bir unsur olarak öne çıksa da, Fed'in kararlarını belirleyecek temel faktör çekirdek enflasyonun seyri ve iş gücü piyasasının gücü olmaya devam edecektir. Bu nedenle piyasalar, Fed'in enflasyonla mücadelede ne ölçüde şahin duruşunu koruyacağına ve Eylül toplantısına ilişkin vereceği olası yönlendirmelere odaklanmayı sürdürecektir.