Fed’in Haziran Sınavı: Enflasyonda Enerji Şoku mu, Çekirdek Baskı mı?
ABD enflasyonu, Fed’in faiz patikasına ilişkin beklentiler açısından yeniden piyasaların ana odağına yerleşti. Şubat ayı sonunda Orta Doğu’da ABD-İsrail koalisyonu ile İran arasında başlayan çatışmaların Hürmüz Boğazı üzerinden enerji arzı endişelerini artırması, petrol ve enerji maliyetlerinde sert yükselişlere yol açtı. Bu durum küresel ekonomi için aynı anda hem yukarı yönlü enflasyon hem de aşağı yönlü büyüme risklerini gündeme getirdi.
Enerji fiyatlarındaki yükseliş, Fed’in gevşeme sürecine ilişkin beklentileri zayıflatırken, sıkı para politikası duruşunun daha uzun süre korunabileceği yönündeki fiyatlamaları güçlendirdi. Haziran ayı itibarıyla petrol fiyatlarında görece dengelenme görülse de, jeopolitik risklerin devam etmesi ve ABD ekonomisinde istihdam ile aktivite göstergelerinin dirençli kalması enflasyon görünümünü hala hassas kılıyor.
Bu nedenle Mayıs TÜFE verisi, Haziran FOMC toplantısı öncesinde kritik önemde olacak. Piyasalar yalnızca manşet enflasyona değil, enerji etkisinin ötesinde çekirdek TÜFE, barınma ve hizmet kalemlerinde fiyat baskılarının sürüp sürmediğine odaklanacak.

TÜFE pandemi sonrası zirvelerden belirgin şekilde gerilemiş olsa da, tarife kaynaklı maliyet baskıları düşüş ivmesini sınırlamıştı. Orta Doğu’da savaş süreciyle birlikte enerji fiyatlarında görülen yükseliş ise manşet enflasyona yeniden ivme kazandırdı. Bu dönemde çekirdek enflasyon daha ılımlı bir görünüm sergilese de, son aylarda yönünü yukarı çevirmesi enerji dışındaki fiyat baskılarının da tamamen zayıflamadığını gösteriyor.

Çekirdek enflasyondaki yukarı yönlü eğilim, enerji dışındaki fiyat baskılarının özellikle hizmetler tarafında korunduğunu gösteriyor. Kira, ulaşım ve günlük hizmet harcamaları gibi kalemlerde fiyat artışlarının inatçı seyrini sürdürmesi, Fed açısından en kritik risk alanı olmaya devam ediyor. Çünkü hizmet enflasyonunda kalıcı bir yavaşlama görülmeden, genel enflasyonun hedefe dönüş sürecinin güçlenmesi zorlaşıyor.
Bu nedenle Fed'in Haziran toplantısında faizleri değiştirmemesi ve temkinli tonunu koruması bekleniyor. Fed şu an tek bir güçlü veriye değil, fiyat baskılarının gerçekten kalıcı şekilde zayıfladığına dair daha net işaretlere bakıyor.
Beklenti ve Olası Piyasa Etkisi
Haziran toplantısında baz beklenti, Fed’in politika faizini sabit bırakması ve temkinli duruşunu koruması yönünde. Bu noktada manşet enflasyon enerji maliyetlerinin etkisini görmek açısından, çekirdek enflasyon ise savaş kaynaklı olmayan ve daha kalıcı fiyat baskılarını ölçmek açısından yakından izlenecek.
Mayıs TÜFE verisinde hem enerji kaynaklı manşet baskının sürmesi hem de çekirdek kalemlerin güçlü kalması, piyasaların Fed’e ilişkin daha temkinli fiyatlama yapmasına neden olabilir. Bu senaryoda ABD tahvil faizleri ve dolar endeksi destek bulurken, riskli varlıklar ve kıymetli madenler üzerinde baskı oluşabilir.
Öte yandan enerji fiyatlarında dengelenme ve çekirdek enflasyonda yavaşlama sinyali alınması, yılın ilerleyen dönemlerine yönelik faiz indirimi beklentilerini bir miktar güçlendirebilir. Petrol fiyatlarının daha stabil seyretmesi enflasyon beklentilerini olumlu etkileyebilirken, buna ek olarak Mayıs TÜFE verisinin ılımlı gelmesi risk iştahını artırabilir. Bu senaryoda tahvil faizlerinde geri çekilme, dolar endeksinde sınırlı zayıflama ve kıymetli madenlerde yukarı yönlü tepki görülebilir.