FOREX PİYASASI

Not: Tablodaki değerler 28 Ağustos Cuma TSİ 16:00’da alınmıştır.
Geride bıraktığımız hafta küresel piyasalarda ABD ekonomisine ilişkin veriler, Nvidiia bilançosu ve Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gelişmeler öne çıktı. ABD’de açıklanan PCE enflasyonu, fiyat baskılarının devam ettiğine işaret ederken, ikinci çeyrek büyüme verisi ekonominin ivme kaybettiğini gösterdi. Böylece Fed açısından yavaşlayan büyüme ve hala yüksek seyreden enflasyon ikilemi gündemde kalmaya devam etti. Haftanın sonunda Jackson Hole toplantısında Fed’in faiz politikasına ilişkin mesajlar yakından takip edildi.
Teknoloji tarafında ise Nvidia’nın bilançosu haftanın en önemli şirket gelişmesi oldu. Şirketin beklentilerin üzerinde sonuçlar açıklaması ve güçlü yapay zeka talebine yönelik görünümünü koruması, yapay zeka yatırımlarının sürdürülebilirliğine ilişkin endişeleri bir miktar azalttı. Güçlü bilanço, Nvidia başta olmak üzere yarı iletken ve teknoloji hisselerinde risk iştahını destekledi.
Orta Doğu’da gelişmeler ise piyasalarda volatilitenin önemli kaynaklarından biri olmayı sürdürdü. ABD – İran ilişkilerine yönelik gelişmeler ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin riskler petrol fiyatlarında dalgalanmaya neden olurken, enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisi yeniden gündeme geldi. Bu durum özellikle merkez bankalarının faiz patikası açısından önemini koruyor.
Haftanın genelinde ABD borsalarında teknoloji hisseleri öncülüğünde olumlu görünüm öne çıkarken, faiz piyasalarında Fed’in sonraki adımlarına ilişkin belirsizlik devam etti. Önümüzdeki hafta ise özellikle ABD istihdamına ilişkin veriler takip edilecek.
ABD işgücü piyasasında temmuz ayında belirgin bir zayıflama görülmüştü. Tarım dışı istihdam 23 bin azalırken, haziran ayındaki artış 20 bin aşağı yönlü revize edildi. mayıs ve haziran aylarına ilişkin toplam revizyonların istihdamı önceki tahminlerin 103 bin altında göstermesi de dikkat çekti. İstihdamdaki düşüş özellikle yerel yönetim eğitim ve perakende sektörlerinde yoğunlaşırken, sağlık sektöründeki 22 binlik artış sınırlı destek sağladı.
Ücret tarafında da ivme kaybı öne çıktı. Ortalama saatlik kazançlar temmuz ayında aylık bazda 0,1% artarken, yıllık artış 3,2%’ye geriledi. Her iki gösterge de beklentilerin altında kalırken, ücret artışlarındaki yavaşlama enflasyon açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi.
İşsizlik oranı ise 4,2%’den 4,1%’e geriledi. Ancak bu düşüş işgücü piyasasındaki iyileşmeden çok işgücüne katılımın azalmasından kaynaklandı. İşgücü 264 bin kişi azalırken, katılım oranı 61,4% ile 2021 başından bu yana en düşük seviyeye indi. Dolayısıyla işsizlik oranındaki düşüş, istihdam görünümünün güçlü olduğuna dair tek başına yeterli bir sinyal vermedi.
Ağustos ayında tarım dışı istihdamın 55 bin civarında olması bekleniyor. Ortalama saatlik kazançlarda aylık 0,3% ve yıllık 3% artış, işsizlik oranında ise 4,1% seviyesinin korunması öngörülüyor. İstihdamda zayıflığın korunması Fed’in faiz artışı kararından uzak kalacağı beklentilerini destekleyebilir. Ancak beklenti üzerindeki istihdam artışı, beklentiden sapmaya göre de olacak şekilde istihdamdaki bozulmanın geçici olduğu algısını öne çıkarabilir. Bu verinin yanı sıra ücret gelişmeleri de enflasyon beklentileri açısından izlenecek.
Özel sektör istihdamı temmuz ayında 44 bin artışla son altı ayın en düşük seviyesinde gerçekleşmiş ve piyasa beklentisinin altında kalmıştı. Haziran ayı artışının da aşağı yönlü revize edilerek 95 bine çekilmesi, özel sektörde istihdam artışının ivme kaybettiğine işaret etti. İstihdam artışının büyük ölçüde eğitim ve sağlık hizmetlerinden gelmesi, buna karşılık eğlence ve konaklama ile mal üretimi sektörlerinde istihdamın gerilemesi dikkat çekti.
Ağustos ayında özel sektör istihdam artışının 45 – 50 bin civarında gerçekleşmesi bekleniyor. Beklenti altında kalacak veri, işgücü piyasasındaki soğumanın devam ettiğine yönelik sinyal vererek Fed’in faiz artırımı beklentilerini törpülemeye devam edebilir. Ancak beklenti üzerindeki verinin de ters etki oluşturarak faiz artırım tahminlerini güçlendirmesi beklenebilir. Veri ayrıca, Cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam verisine yönelik beklentileri şekillendirebileceği için de takip ediliyor olacak.

ISM Hizmet PMI temmuz ayında 54,1 puana yükselerek hizmet sektöründeki genişlemenin devam ettiğine işaret etmiş, ancak 54,5 olan beklentinin altında kalmıştı. İş aktivitesi ve yeni siparişlerdeki hızlanma olumlu bir görünüm sunarken, istihdam endeksinin yeniden daralma bölgesine gerilemesi hizmet sektöründeki istihdam koşullarının daha kırılgan hale geldiğini gösterdi. Öte yandan fiyatlar alt endeksi 67,7’den 70,3’e yükselerek maliyet baskılarının belirgin şekilde arttığını gösterdi.
Ağustos ayında hizmet PMI’ın önceki seviyelerine yakın kalması beklenirken, fiyatlar alt endeksinin de benzer durumu sergileyeceği düşünülüyor. Bu nedenle piyasalar açısından yalnızca faaliyet göstergesinin değil, fiyatlar alt endeksinin de seyri önemli olacak.
ISM İmalat PMI, temmuz ayında 53,3 puandan 55,6 puana yükselerek imalat sektöründeki genişlemenin Mayıs 2022’den bu yana en güçlü seviyeye ulaştığını göstermişti. Artışta özellikle üretim ve yeni siparişlerdeki hızlanma etkili olurken, istihdam endeksinin de genişleme bölgesine dönmesi dikkat çekti. Güçlü yapay zeka yatırımları ve şirketlerin olası tedarik sorunları ile maliyet artışları öncesinde siparişlerini öne çekmesi, imalat faaliyetlerini destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
Ağustos ayında PMI’ın güçlü seyrini koruması ve 55,2 civarında gerçekleşmesi bekleniyor. Bununla birlikte, fiyatlar alt endeksinin 72 civarında kalmasının beklenmesi, büyümenin yanında maliyet baskılarının da yakından izleneceğine işaret ediyor. PMI tarafında manşet veri yakından takip edileceği gibi, ekonomik aktivite ve özellikle fiyat gelişmeleri açısından alt kalemler de izleniyor olacak.
ABD’de açık iş pozisyonlarını gösteren JOLTS verisi haziran ayında 178 bin düşüşle 7,36 milyon seviyesine gerilemiş ve piyasa beklentisinin altında kalmıştı. Açık ilanlardaki düşüş özellikle sağlık, eğlence ve konaklama ile ticari hizmetler sektörlerinde yoğunlaşırken, işe alımlar 5,3 milyon seviyesinde, işten ayrılmalar ise 5,4 milyon seviyesinde büyük ölçüde değişmemişti. Bu görünüm, işgücü talebinin kademeli olarak zayıflamaya devam ettiğine işaret etti.
Temmuz ayında açık iş ilanı sayısının büyük bir değişim göstermesi beklenmiyor. Beklentinin belirgin şekilde altında kalacak sonuç, işgücü piyasasında soğumanın hızlandığı düşüncesini güçlendirebilir ve Fed politikaları açısından güvercin beklentileri destekleyebilir. Buna karşılık ilan sayısındaki artış faiz artırım beklentilerinin ihtimaller içinde kalmasına yardımcı olabilir.
Almanya’da yıllık enflasyon Temmuz ayında 2,8%’e yükselerek haziran ayındaki 2,3% seviyesinin üzerine çıkmıştı. Artışta özellikle enerji fiyatlarındaki belirgin yükseliş etkili olurken, enerji enflasyon 8,3%’e ulaştı. Akaryakıt fiyatlarındaki artış da dikkat çekti. Buna karşın hizmet enflasyonunun 2,9%’e gerilemesi ve enerji ile işlenmemiş gıdanın hariç tutulduğu çekirdek enflasyonun 2,4%’e düşmesi, fiyat baskılarının genele yayılan bir görünüm sergilemediğine işaret etti.
Ağustos ayına ilişkin beride ise enflasyonun yüksek seviyesini koruması bekleniyor. Aylık bazda fiyat artışının yeniden hızlanması ve yıllık enflasyonun temmuz seviyesinin üzerine çıkması öngörülürken, açıklanacak rakamlar Euro Bölgesi’nin en büyük ekonomisinde fiyat baskılarının seyrine ve ECB’nin para politikası beklentilerine yönelik önemli bir gösterge olacak. Özellikle enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisinin devam edip etmediği, verinin piyasa açısından en önemli unsurlarından biri olacak.
Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon temmuz ayında 2,9%’e yükselerek haziran ayındaki 2,8% seviyesinin üzerine çıkmış ve ECB’nin 2%’lik hedefinin belirgin şekilde üzerinde kalmıştı. Artışta enerji fiyatlarındaki yükseliş temel belirleyici olurken, enerji enflasyonu 10,3%’e hızlandı. Bununla birlikte hizmet enflasyonu 3,3%’e, çekirdek enflasyon ise 2,5%’e yükselerek fiyat baskılarının yalnızca enerji kaynaklı olmadığını gösterdi. Bölgenin büyük ekonomilerinde de enflasyonun genel olarak hızlanması dikkat çekti.
Ağustos ayında ise enflasyonun daha da yükselmesi bekleniyor. Özellikle manşet enflasyondaki artışın yanı sıra çekirdek enflasyonun yüksek seviyesini koruması, ECB’nin para politikası açısından verinin önemini artırıyor. Beklentilerin üzerinde gerçekleşebilecek bir enflasyon, hali hazırda neredeyse kesin gözüyle bakılan faiz artırım beklentisinin kademeli artış beklentisine dönüşmesine yardımcı olabilir. Çekirdek enflasyonda aşağı yönlü bir sürpriz ise, ECB’nin üzerindeki fiyat baskısını azaltabilir.
Yeni Zelanda Merkez Bankası’nın (RBNZ) para politikası toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımı piyasalarda büyük ölçüde fiyatlanmış durumda. Swap piyasaları, politika faizinin 2,50%’den 2,75%’e yükseltilmesine yaklaşık 93% olasılık veriyor. RBNZ, temmuz toplantısında da 25 baz puanlık artışla politika faizini 2,50%’ye getirmiş ve enflasyonun hedefe dönmesi için ilave sıkılaştırmanın gerekebileceğine işaret etmişti.
Kararın kendisinden çok karar metni ve ileriye dönük yönlendirme piyasa açısından daha belirleyici olabilir. Yeni Zelanda’da yıllık enflasyon haziran çeyreğinde 4,1%’e yükselerek RBNZ’nin 1-3% hedef aralığının üzerine çıkarken, artışta özellikle akaryakıt fiyatları etkili oldu. Bu nedenle RBNZ’nin enflasyonist baskıların kalıcılığına ilişkin değerlendirmeleri ve ilave faiz artırımlarına ne ölçüde açık kapı bıraktığı yakından izlenecek.
Kanada Merkez Bankası’nın (BoC) toplantısında politika faizinde değişiklik yapılması beklenmiyor. Banka temmuz toplantısında politika faizini 2,25% seviyesinde sabit tutarken, ekonomik aktivitede topalranma işaretlerine karşın işgücü piyasasının hala zayıf olduğunu ve ekonomide kapasite fazlasının bulunduğunu belirtmişti. Öte yandan enflasyonun mayıs ayında 3,2%’ye yükselmesinde petrol ve benzin fiyatlarındaki artışın etkili olduğu, ancak çekirdek enflasyonun 2% civarında kaldığı vurgulanmıştı.
Bu toplantıda kararın kendisinden çok BoC’nin enflasyon ve faiz patikasına ilişkin mesajları öne çıkacak. Çünkü swap piyasaları faiz artırımı ihtimalini yalnızca 11% civarında fiyatlıyor. Dolayısıyla yakın vadede sıkılaştırma konusunda düşük bir beklenti var. Bu nedenle Banka’nın tonu yakından takip edilecek.
Türkiye ekonomisi 2026 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda 2,5% büyüyerek önceki çeyreğe göre ivme kaybetmişti. Büyümedeki yavaşlamada hane halkı tüketici ve yatırımlardaki ivme kaybının yanı sıra net ihracatın büyümeyi aşağı çekmesi etkili oldu. Üretim tarafında ise imalat sanayindeki daralma ve inşaat sektöründeki belirgin yavaşlama dikkat çekti.
Konuya ilişkin detaylara “Yurt İçi Piyasalar Haftalık Bülteni” bölümünden ulaşabilirsiniz.
Türkiye’de yıllık enflasyon temmuz ayında 31,75%’e gerileyerek son birkaç ayın en düşük seviyesine inerken, aylık enflasyon 1,78% ile yeniden hızlanmıştı. Yıllık enflasyondaki düşüşte konut ve ulaştırma fiyatlarındaki yavaşlama etkili olurken, gıda enflasyonu 37,53%’e yükselmişti.
Bloomberg anketinde beklenti Ağustos ayında aylık TÜFE değişiminin 1,94%, yıllık TÜFE değişiminin 31,61% olabileceği yönünde.
Konuya ilişkin detaylara “Yurt İçi Piyasalar Haftalık Bülteni” bölümünden ulaşabilirsiniz.