Lisanslı ve Geniş Yetkili Aracı Kurum - Lisans No: G-039 (398)
Cumhuriyetimizin 100. Yılı Kutlu Olsun

FED’in Faiz Artırımı ve Petrol

03 Mart 2016 Umut Tuncer- Uluslararası Piyasalar Müdür Yardımcısı
Piyasaların gündemini şu sıralar en çok meşgul eden konular arasında ABD ve Çin ekonomilerinin gidişatı ve petrol fiyatları yer alıyor. Üç başlık da tüm gücüyle etkisini hissettirerek volatiliteyi artıran faktörler arasına giriyor. Son günlerde FED’in faiz politikasına ilişkin beklentilerde ise oldukça artan bir hareketlilik söz konusu. Faiz artırımı konusunda Mart ayının bile gündemde olması, bunun dışında yoğun olarak Haziran ve sonrasında ilk faiz artırımı ihtimalinin ağırlık kazanması, FED’e ilişkin beklentileri hareketliliği artırmasına yol açıyor.

Faiz artırımı konusunda en önemli faktör sadece mevcut koşullar değil. Açıklanan göstergelerin piyasa ve FOMC üyeleri üzerinde oluşturduğu etkiler, ileriye dönük beklentileri şekillendiren kritik madde durumunda. Küresel piyasalardaki karamsar tabloya, negatif faizlere, ivme kaybı yaşayan büyüme rakamlarına karşın ABD ekonomisi ılımlı bir seyir izliyor. Ancak ekonominin henüz hazır olmadığı bir faiz artırımı veya artırım politikası petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor.

ABD ekonomisi, uzun süreden bu yana sıfıra yakın faiz oranlarıyla destekleniyor. Ekonomideki toparlanmayla birlikte, petrolde de değerini koruma çabaları ve kademli yükselişler görülüyor. Tabi bu durumda üretimle ilgili faktörler de söz sahibi. (Asıl unutulmaması gereken ise uzun vadeli trendin hala düşüş yönünde oluşu) Öncelikle erken bir faiz artırımı, petrol şirketlerinin borçlanma maliyetlerini yükselterek omuzlarındaki yükü artırabilir. Bu durum diğer sektörlerde de etki gösterdiği takdirde, küresel koşulların olumsuz etkileri de göz önüne alındığında resesyona kadar ilerleyecek bir durumu karşımıza çıkarabilir. Enerji şirketlerinin zayıf petrol fiyatları neticesinde artan borçluluklarını karşılayacak likiditeleri bulması, erken faiz artırımıyla birlikte gittikçe daha zor hale gelebilir. Bu durum, petrol üzerinde baskı oluşturacak unsurlardan birisi olarak ön plana çıkıyor.

Borçlulukların artması, şirketlerin yeni yatırım planlarının aksamasına veya iptaline kadar uzayabilir. Dolayısıyla bu durum er geç ABD ekonomisinin büyümesinde önemli bir yara açabilir. Tabi bu koşullar için sadece ilk faiz artırım zamanlaması değil, artırım temposu da kritik role sahip.

Yukarıdaki kısım, normal koşullar altında petrolün üretim aşamasındaki aksaklıklara yol açtığı için akla “üretim aksarsa petrol yükselmez mi?” sorusunu getirebilir. Bu soru yanlış değil. Fakat tüm sektörleri etkileyebilecek erken bir faiz artırımından söz ettiğimiz için, talepte oluşacak zayıflama negatif etkileri ön plana çıkması öne çıkan ihtimal durumunda bulunuyor.

FED’in faiz artırımının Dolar üzerindeki etkisi de enerji şirketlerini etkileyebilir. Güçlenen Dolar, petrol üzerinde etkisini hissettirerek emtia fiyatını baskılayabilir.  Bu durumun da sektör üzerindeki etkilerini geçtiğimiz dönemdeki işten çıkarma, yatırım harcamalarındaki kısıntılar ve şirket birleşmeleriyle izledik.

Tabi bu koşullar altında hisse endeksleri de baskı altına girebilir. Erken ve hızlı tempodaki faiz artırımı hisse yatırımlarının çekiciliğini azaltabilir.

Stoklama maliyetleri, faiz etkisiyle artabilir. Bu da petrol fiyatı üzerinde baskı oluşturabilecek unsurlar arasında.

Bahsettiğimiz koşullar, erken bir faiz artırımının olası etkilerinin birkaçı. Kritik nokta ise piyasanın buna hazır olup olmaması. Daha önemlisi ise FED’in piyasayı bu koşullara hazırlayıp hazırlamamış olması.

Aşağıda faiz kontratları üzerine gerçekleştirilen işlemlerden yola çıkılarak hazırlanan, faiz beklenti tablosu görülüyor.

1

Özetleyecek olursak faiz artırım ihtimali yıl sonuna doğru artış gösterirken, yıl içindeki ilk artırımın Aralık ayında gerçekleşmesi bekleniyor. Bu tablo günden güne değişim gösterebilir. Özellikle 0,50% ve 0,75%’lik satırlarda sadece birkaç gün öncesinden bu yana görülen değişimlerden anlaşılabilir; Şubat ayında, Aralık toplantısına ilişkin faiz artırım ihtimali 17%, düne dayalı işlemler sonrasında ise 40%. Beklentiler her veriyle birlikte şekilleniyor ve toplantılar yaklaştıkça daha net bir tablo bizleri bekliyor.
GCM YATIRIM sizin için hazır! Yatırıma başlamaya hazır mısınız?
Yardıma mı ihtiyacınız var? Müşteri temsilcimize merhaba deyin!
Web sitemizi ziyaret eden kullanıcılara mümkün olan en iyi yatırım deneyimini sunabilmek için çerezler (cookieler) kullanmaktayız. Çerez politikalarımızın detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.