Lisanslı ve Geniş Yetkili Aracı Kurum - Lisans No: G-039 (398)
Cumhuriyetimizin 100. Yılı Kutlu Olsun

Draghi, Euro’yu Kurtarmak İçin Ne Gerekiyorsa Yapacak

01 Haziran 2016 Dr. Tuğberk Çitilci- Araştırma Müdürü
Euro Bölgesi ekonomisi için belirleyici faktör makine sanayisine dayalı Almanya ekonomisi olmaktadır. Almanya ekonomisinde toparlanmanın diğer birlik üyesi ülkelerin ekonomilerine pozitif yansıyacağı beklentisi yaygın olmaktadır. Fakat Avrupa Birliği’nin üye sayısı bağlamında genişlemesi nedeni ile birliğin ekonomisinde çeşitli zorluklar yaşanmaktadır. Özellikle 2010 yılında Yunanistan krizi ile başlayan süreç Portekiz, İtalya ve İspanya gibi ülkelerin ekonomilerine sirayet ederek yayılmıştır. İlgili ülkelerin 10 yıllık tahvil faizlerinde sert yukarı yönlü (negatif bir durum) hareketleri ve kritik eşik olarak yüzde 7 seviyesi üstündeki fiyatlamalarda Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) yardım paketlerini devreye alarak piyasaya müdahale etmesi sık yaşanan bir durum haline gelmiştir. Para otoritesi tarafında genişleyici ve müdahaleci yönde alınan aksiyonlar, reel ekonominin canlanması için yeterli olmamıştır.

Para politikası aksiyonlarının pozitif katkı yapmamasında en önemli neden olarak; piyasa katılımcılarının açıklanan paket ve alınan aksiyonlara tam anlamıyla güvenmemesinden kaynaklanmaktadır.

Merkez Bankası tarafından piyasaya verilen ilave, bol ve ucuz paranın reel ekonomiye kredi olarak gitmesi yerine bankaların bilanço kalemlerinde ticaret amaçlı al/sat hesaplarında farklı olarak değerlendirilmiştir. Ucuz paranın bankalar aracılığı ile kredi mekanizmasında ihtiyaç duyulan şirketlere ulaşmaması kötü durumda olan reel ekonominin düzelmesini ötelemiştir.

Para politikasına ilave olarak Euro Bölgesi’nin demografik yapısı, yaşlı nüfus ağırlıklı olmasından dolayı tüketim yapmayan hane halkı, orta – uzun dönemli ekonomi için diğer önemli bir risk faktörü olmaktadır.  Harcama yapmayan hane halkı, mal ve hizmet satışı gerçekleştiremeyen şirketlerin gelir kalemlerinde azalma bu bağlamda ekonominin ısınmaması (enflasyon ile ölçülebilir) ve büyüme rakamının beklentilerin ve hedeflerin çok altında kalması negatif unsurlar arasında öne çıkmaktadır.

Yaşlı nüfus orta – uzun dönemli büyüme üzerinde negatif baskılayıcı unsur olmaya devam edecektir. Savaş görmüş demografik kitlenin tasarruf eğiliminin yüksek olması ve teknolojik ürünlere karşı olan göreceli az ilgisi bölge ekonomisi için bir tıkanma noktasına sebebiyet vermiştir.

Genel makro ekonomik faktörler dikkate alındığında, Avrupa Merkez Bankası’nın ivedi ve sert bir aksiyon alması gerekmiştir. Bu aksiyon Draghi tarafından 2012 yılı yaz döneminde şu sözler ile açıklanmıştır; “Euro’yu kurtarmak için ne gerekiyorsa yapacağız.”

Bu açıklama Euro para birimi için bir mihenk taşı olmuştur ve piyasalar tarafında aşırı olumlu algılanarak fiyatlanmıştır. Draghi’nin daha sonra takip eden açıklamalarında hep bu referans vurgulanarak gerek sözlü gerekse de para politikası araçları kaynaklı piyasa müdahaleleri ile Euro para biriminin değerinde kritik dönüş hareketlerine neden olmuştur.

Draghi söylediği üzere Euro para birimini savunmak için elinden geleni yapmaya devam ediyor. Piyasa dönem dönem bu açıklamayı dikkate alarak fiyatlama yaparken bazen de risklerin tekrar etme frekansı yükseldiğinden dolayı bu referansı dikkate almadan hareket etmektedir.

2012 yaz döneminde 1.2040 düşük seviyelerinden toparlanarak 1.3700 ve 1.4000 yüksek seviyelerini test etmiştir. 1.4000 yüksek seviyesinden gerileyen parite için Draghi tekrar elinden geleni yapmak için uğraştı fakat piyasa katılımcıları alınan aksiyonlara inanmadığından dolayı para birimi düşük seviyeleri test etmiştir.

2012 yılında yapılan “Euro’yu kurtarmak için ne gerekiyorsa yapacağız.” söylemi 2016 yılında tekrar aksiyon aldığı şekilde devreye girmiştir.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Mart ayında gerçekleşen toplantısında küresel piyasalara büyük bir sürpriz yaşatmıştır. Euro Bölgesi ekonomisini ve para birimini desteklemek için faiz oranlarını (politika faizi, mevduat faizi ve marjinal borç verme faizi) indirirken varlık alım programını tutarını yükselterek elinden geleni yapmıştır. Piyasa katılımcıları tarafından beklenmeyen bu agresif para politikası kararları pozitif olarak algılanmıştır. Kararın açıklanmasından sonra Draghi’nin gelecek aylarda faizleri daha da aşağı çekmeyi öngörmedikleri söylemi Avrupa Merkez Bankası’nın ilerleyen dönemler para politikası aksiyonu için ana unsur olmuştur. Nisan toplantısında bu söylemler bağlamında gerek faiz oranları gerekse de para politikası araçlarında herhangi değişiklik yapılmamıştır.

Perşembe

14:45       EUR     Faiz Oranı Beyanatı (Haz)                                            0,00%                   0,00%

15:30       EUR     ECB Başkanı Draghi’nin Açıklamaları

Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararını 2 Haziran 2016 Perşembe günü saat 14:45’te açıklayacak. Faiz oranlarında herhangi bir değişiklik yapılması piyasa katılımcıları tarafından beklenmemektedir. Faiz kararının açıklanmasından sonra saat 15:30’da Başkan Draghi basın toplantısı düzenleyecek. Draghi’nin konuşması esnasında Euro Bölgesi ekonomisine ilişkin değerlendirmeleri (büyüme ve enflasyon) ve faiz oranlarının uzun dönem düşük kalıp kalmayacağı vurgusu piyasalar tarafından önemle takip edilecektir.

Konuşma esnasında ekonomik gidişatın iyi olmaması ve buna bağlı olarak para politikasına ilişkin ilave yeni aksiyonların alınabileceği haberi Euro para birimini negatif etkileyerek sert aşağı yönlü fiyatlamaların olmasına neden olabilir. Konuşmasında ilave yeni bir aksiyon açıklanmazsa ve ekonomik toparlanmanın yavaş ve istikrarlı olduğu şekilde noktalara vurgu yaparsa Euro para biriminde yukarı yönlü hareketler beklenebilir. Draghi’nin faiz kararı sonrasında yaptığı basın toplantıları dikkate alındığında EURUSD paritesinde yukarı veya aşağı yönlü sereden fiyat hareketleri kısa dönemli olarak gerçekleşmektedir. Geçmiş dönem hareketler referans alındığında yatırımcılarımızın işlemlerinde ekstra dikkatli olmaları ve bu konuya önem göstermeleri büyük bir önem arz etmektedir.

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) aksiyonlarında ana belirleyici ABD Merkez Bankası faiz artırım süreci ve İngiltere’nin 23 Haziran 2016 tarihinde gerçekleşecek Avrupa Birliği üyeliğinden çıkıp çıkmayacağı referandumu (BREXIT) belirleyici olmaya devam edecektir. Haziran ayında BREXIT riskinin ortadan kalkmasına bağlı olarak gerek Euro bölgesi enflasyon ve büyüme verileri gerekse de Fed faiz artırım süreci orta dönemli risk faktörü olarak fiyatlanmaya devam etmesi kuvvetle muhtemel.

2 Haziran 2016 Perşembe günü gerçekleşecek OPEC toplantısı ve ECB para politikası beyanatı ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için lütfen aşağıdaki webinar kaydını izleyiniz.
GCM YATIRIM sizin için hazır! Yatırıma başlamaya hazır mısınız?
Yardıma mı ihtiyacınız var? Müşteri temsilcimize merhaba deyin!
Web sitemizi ziyaret eden kullanıcılara mümkün olan en iyi yatırım deneyimini sunabilmek için çerezler (cookieler) kullanmaktayız. Çerez politikalarımızın detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.