16 Eylül Fed Öncesi Kritik Gösterge ''ABD Enflasyon''
Küresel piyasa oyuncuları ABD Merkez Bankası Fed’e yönelik tahminlerinde keskin bir değişime geçip geçmemesi hususunda karar aşamasındadır. ABD – İran Jeopolitik risk temasına bağlı olarak $120 seviyesine ulaşan Brent Petrol sonrası enflasyon endişeleri ortaya çıkmış, ABD’de manşet enflasyon bu süreçte %4,2 ile zirve kabul etmiş ancak yaz aylarındaki kısmi gevşeme ile kademeli bir şekilde geri çekilme sağlayarak piyasalara nefes aldırmıştı. Görece rahatlama, Fed’e yönelik yakın dönemde faiz artışına gerek yok tahminleri ile teyit kazanmıştı. Ancak önce Jackson Hole toplantısında %2 hedef bağlılığında fiyat istikrarı vizyonu ile hareketine devam edeceğini söyleyen Fed Başkanı Warsh açıklaması, daha sonra da Ağustos ayı istihdam piyasasında tahminlerin ötesine çıkarak güçlü gelen Tarım Dışı İstihdam verisi nötr faiz temposunda piyasa algısını bir anda tersine çevirdi.
Veri öncesi Faiz Artış Beklentileri Ön Planda
Bugün gelinen noktada piyasa oyuncularının 25 baz puanlık faiz artışı tahmini (CME FedWatch) %58,4 oranı ile fiyatlarına yansımaktadır. Tam bir ay önce %44,4 seviyesinde olan bu faiz artış beklentisi, güçlü istihdam verisi ve petrol dinamikleriyle %58,4'e tırmanarak ana senaryo haline gelmiştir. Swap piyasası da %58,3 ile bu şahin beklentiyi teyit etmektedir.

Bu haftayı tamamlarken açıklanacak Ağustos TÜFE verisi, Fed’in 16 Eylül’de pas mı geçeceğini yoksa şahin bir adımla faiz artışına mı gideceğini belirleyecek nihai karar niteliğindedir.

2026 yılının ilk yarısında küresel piyasaların kabusu haline gelen enerji maliyetleri, enflasyon patikasında belirleyici ana aktör oldu.
Yıl başında %2,4 seviyesinde seyreden Manşet TÜFE enerji maliyetlerin yarattığı etki ile Mayıs ayında %4,2’ye yükselerek yılın zirvesini gördü. Haziran ve Temmuz'da anlaşma umudu ve Hürmüz Boğazı'nın enerji trafiğine açılacağına yönelik daha iyimser gelişmelerle petrol fiyatının savaş öncesi seviyelere görece yaklaştığı bir ortamda manşet enflasyon %3,4'e kadar geriledi. Ancak Ağustos ayında petrolün yeniden $90 seviyesi üzerine yerleşmesi ve benzin fiyatlarındaki katılık, enerji bazlı enflasyonist baskının henüz tam anlamıyla sönümlenmediğini göstermektedir.
Enerji grubundaki sert dalgalanmalara rağmen Çekirdek TÜFE, bu yılın ilk 7 ayında %2,5 - %2,9 dar bandında kalarak katı duruşunu sürdürdü. Temmuz’da %2,5’e gerileyen çekirdek veride Ağustos beklentisi olan %2,4’ün gerçekleşmesi, hizmet ve talep enflasyonundaki yumuşamanın devam ettiğine dair en güçlü kanıt olacak.
Özellikle Mayıs sonrasında hem Manşet hem de Çekirdek TÜFE verisinde görece gerileme izlendiği bir ortamda Fed 16 Eylül toplantısında faiz artışına gerçekten ihtiyaç var mı sorgulaması yapılırken tam da bu aşamada Ağustos Enflasyon veri sonuçları kritik bir önem arz etmektedir.
Piyasa Beklentilerine Dikkat

Bloomberg anketine katılan 51 ekonomistin konsensüs tahminleri, piyasanın Ağustos ayında aylık bazda belirgin bir ivmelenme beklediğini gösteriyor.
Manşet TÜFE’de aylık bazda bir önceki %0,10 oranının üzerinde %0,40 artış bekleniyor. Aylık bazdaki bu ivmelenme, enerji fiyatlarının geri dönüşünün doğrudan bir yansıması olarak izlenmekle birlikte yıllık karşılığı olan %3,40 oranında bir değişim oluşturmamaktadır.
Çekirdek TÜFE’de aylık bazda bir önceki %0,20 oranına paralel bir sonuç bekleniyor. Bu tutum yıllık bazda %2,50 olan enerji dışı enflasyon kaleminin %2,40'a gerileyerek 3 aydır üst üste enerji dışı enflasyon iyimserliğini desteklemek isteyebilir.
Piyasa Reaksiyonları Önemli Olacaktır
Teorik olarak ABD'de enflasyonun gerilmesi ile oluşacak rahatlama an itibariyle 16 Eylül'deki Fed toplantısına yönelik 25 baz puan faiz artış senaryosunu geçersiz bırakacağı gibi enflasyonun yükselerek risk teşkil etmesi, faiz artış beklentilerine teyit kazandırabilir.
Dolayısıyla bu haftayı tamamlarken takip edeceğimiz ABD Enflasyon verisi Dolar Endeksi ve ABD Tahvil faiz oranları başta olmak üzere EURUSD, Ons Altın ve SP500 gibi benchmark göstergeler üzerinde önemli bir reaksiyon verilmesini sağlayabilir.
Popüler varlık Ons Altın veri öncesinde 233 günlük ortalama 4.250$– 4.300$ bölgesi üzerinde kalmaya çabalarken veri ile birlikte ilgili bölge üzerindeki seyrine teyit kazandırması, Fed faiz artışına yakın zamanda gerek yok psikolojisiyle 4.500$ ve 4.700$ seviyelerinin tekrar gündemimizde olmasını sağlayabilir. Enflasyon riski ile Fed faiz artışının teyit kazanması durumunda ise baz gösterge altındaki olası kalıcılık, psikolojik 4.000$ riskini tekrar gündeme taşıyabilir.
Benchmark gösterge SP500 veri öncesinde 55 günlük ortalama 7.600$ bölgesi üzerinde iyimserliğini sürdürürken veri ile birlikte ilgili bölge üzerindeki seyrine teyit kazandırması, Fed faiz artışına yakın zamanda gerek yok düşüncesiyle 7.838 zirvesini ve 8.000$ seviyesini gündemimize taşıyabilir. Enflasyon riski ile Fed faiz artışının teyit kazanması durumunda ise baz gösterge altındaki olası kalıcılık, psikolojik 7.400$ riskini tekrar gündeme taşıyabilir.
Risklerin ve beklentilerin en fazla tedirginlik yarattığı gösterge ise hiç şüphesiz ki ABD tahvil faiz oranlarıdır. 2 yıllık tahvil faiz oranının %4,41, 10 yıllığın %4,82, mortgage kredisi için benchmark gösterge 30 yıllığın ise %5,34 seviyelerine ulaştığı bir ortamda özellikle son dönemde ABD hazinesinin kısa vadeli likiditeyi karşılamak adına uzun vadeli tahvil alım tutarının 2 katına kadar çıkaracağız söylemi ile birlikte kısmi bir rahatlama gerçekleştirse de an itibariyle faiz oranlarının hala yüksek seviyelerde seyrini sürdürmektedir. Dolayısıyla Fed üzerindeki baskının enflasyon verisiyle ortadan kalkması durumunda tahvil faizlerinde geçici bir rahatlama izlenebilecekken, baskının artması halinde mevcut zirvelerin yeniden test edilmesi kaçınılmaz olacaktır.
Son olarak bu hafta, önce Avrupa Merkez Bankası (ECB) faiz kararı ve Lagarde’ın açıklamaları, ardından da ABD Enflasyon verisi ile birlikte hareket alanının genişlemesini beklediğimiz Dolar Endeksi; 100,35 ana seviyesi ve 233 günlük ortalama 99,50 seviyesi altında baskılanmaktadır. Enflasyondaki olası gerileme endekste aşağı yönlü trend görünümüne destek vereceği gibi enflasyondaki yükseliş ve dolayısıyla Fed faiz artış beklentisinin teyidi endeksin kısa vadeli trendinin sorgulanmasını ve ana bariyere doğru olası yükseliş ihtimalini masaya taşıyabilir.