ABD Veri Trafiğinde Odağımız Tarım Dışı İstihdam
Hürmüz Boğazı enerji trafiğine bağlı olarak ABD – İran hattındaki gelişmeler, Petrol fiyatının yılın kalan dönemindeki performansını anlayabilmek, enflasyon endişelerinin devam edip etmemesine yönelik strateji oluşturabilmek adına önemli bir referans göstergedir.
Haziran ayındaki Petrol fiyatı iyimserliğinin enflasyon verilerine yansıdığı ve görece merkez bankaları üzerinde baskıyı azalttığı bir ortamda Temmuz ayı yüksek petrol fiyatları makro göstergeler üzerinde geçici baskı oluşturacağından merkez bankalarının bu süreci daha temkinli şekilde ilerlediğini göstermektedir.
Ağustos ayının henüz başındayken jeopolitik haber akışı iyimserliğiyle Brent Petrol’ün 80 dolar seviyesinin hemen altında seyrettiği bir süreç ise risklerin görece normalleştiği, merkez bankalarına yönelik faiz artış baskısının azaldığı bir ortamı hazırlamaktadır. Tabii bu süreçte Ağustos ayında da 80 dolar altı Petrol fiyatının devamlılığı şartıyla…
Bir yandan jeopolitik gelişmeleri takip ederken diğer yandan Fed Başkanı değişimi sonrasında yönlendirmelerin ortadan kalktığı, piyasa oyuncularının Fed cephesindeki gelecek dönem stratejiyi anlamakta zorlandığı, faiz artışı olmadan da tahvil faiz oranlarındaki yükselişin bu süreçte en fazla dikkat çeken gösterge olduğu izlenmektedir.
Tam da bu süreçte makro ekonomik veri setine bağımlılık ve Fed’in gelecek dönem projeksiyonlarını anlayabilmek adına önemli. Bu süreçte bir yandan istihdam piyasası diğer yandan ise enflasyon riski ana takip edilecek başlıklar.

Ağustos ayı merkez bankaları için sakin geçecek. Zira majör merkez bankaların bu ay toplantısı yok. Dolayısıyla Eylül ayı kritik merkez bankaları kararları öncesinde istihdam ve enflasyon verilerini bir bütün halde incelemek önemlidir. Özellikle takvimsel olarak Fed 16 Eylül tarihinde projeksiyonlarını açıklayacağı gibi o tarihe kadar 2 adet istihdam ve TÜFE, 1 adet Fed enflasyon göstergesi PCE verisi açıklanacak.
Dolayısıyla tek bir veri seti ile anlık varlık fiyatlarında dalgalanma ve Fed beklentileri değişeceği gibi toplantıya gelene kadar Petrol fiyatı dahil tüm göstergeler bütüncül halde takip edilerek stratejiler oluşturulmalıdır.
İstihdam Verilerini Detaylandıralım

Ekonomik veri takibinde her ayın ilk haftasını tamamlarken ABD istihdam piyasasına odaklanıyoruz. 7 Ağustos Cuma günü ABD’de istihdam piyasasında izlenecek değişimler kısa vadeli fiyatlama davranışları açısından önemlidir.
Tarım Dışı İstihdam verisine ilişkin 66 ekonomist / analistin tahminde bulunduğu görülmektedir. En yüksek beklenti 157 bin, en düşük beklenti ise 40 bin seviyesinde oluşurken piyasa medyan beklentisi 80 bin olarak şekillenmiştir. Bu kapsamda verinin 40 bin altında veya 157 bin üzerinde gerçekleşmesi, piyasalarda sürpriz fiyatlamalara neden olabilir.
Tahmin performansında en başarılı ilk 10 beklentiye baktığımızda 50 – 90 bin aralığında yoğunlaşması ön plandayken, buradaki tahminlere yönelik medyan değerinin 70K civarında olması, istihdam verilerine yönelik genel medyan beklentisine yakın sonuç ihtimalini artırıyor. Tabi burada son 2 yılın Temmuz ayı TDİ verilerinin (Arındırılmış halde 53K ve 64K) de üç haneli rakamların altında kaldığı da süreci mevsimsel olarak da destekliyor. Dolayısıyla 50 – 100K altında gelebilecek olası bir sonuç çok şaşırtıcı olmayacaktır. Bu da beklentiden çok aşırı bir sapma görmediğimiz müddetçe rakamın iyi ya da kötü vurgusunu yapmamız yeterli olmayacaktır.
İşsizlik Oranı verisine ilişkin 65 ekonomist ve analistin tahminde bulunduğu görülmektedir. En yüksek beklenti %4,30, en düşük beklenti %4,10 seviyesinde oluşurken piyasa medyan beklentisi %4,20 olarak kaydedilmiştir. Verinin %4,10 altında veya %4,30 üzerinde gerçekleşmesi piyasa etkisinin daha sert hissedilmesine neden olabilir.
Burada piyasa oyuncuları %4,50 ile zirve yapan ve daha sonra %4,30 ile çıpalanması ardından geçtiğimiz ay sergilediği %4,20 iyimserliğine teyit kazandıracak mı hususunu takip edecektir. İstihdam piyasasına yönelik öncü göstergelere baktığımızda gerek JOLTS gerekse işsizlik sigortası başvuruları geçtiğimiz yılki sonuçlara yakın bir performans sergilemekte. ADP Özel Sektör istihdam verisi ise aylık bazda görece düşük bir performans sergilese de büyük ölçekli şirketlerin alıma devam ettiği, Eğitim & Sağlık Hizmetlerinde artışın devam ettiği, Turizm ve Konaklama Hizmetlerinde ise artan istihdamı sınırlandığı görülmektedir. En fazla dikkat çeken gelişme ise aynı işte çalışanların yıllık %4,4 olan ücret artışında bir değişim yokken iş değiştirenlerin oranının %6,6’dan %7,0'ye yükselmesidir. Bu değişimi de hızlı bir şekilde ücret enflasyonuna yol açacak şeklinde bir düşünce yapısı oluşturulmamakla birlikte son gelişmeler ışığında beklentiye paralel bir işsizlik veri dönemi izleyebiliriz.
Ortalama Saatlik Kazançlar verisine ilişkin ise 31 ekonomist ve analist tahminde bulunmuştur. En yüksek beklenti %3,60, en düşük beklenti %3,40 olurken piyasa medyan beklentisi %3,50 seviyesindedir. Bu veri seti özellikle ücret kaynaklı enflasyon baskısını anlamlandırabilmek açısından önem taşımakla birlikte şu anki görünümde enflasyon endişesi yaratacak bir sonuç çıkma ihtimalini son veri setini bütüncü halde incelediğimizde zayıf görmekteyiz.
Fed Beklentilerinde Kafa Karışıklığı!

Fed’in yeni başkanı ile birlikte Haziran toplantısı ardından piyasa tahminlerinde önemli değişimler izliyoruz. Ara ara petrol fiyatındaki değişim, enflasyon endişeleri ve tahvil faiz oranlarındaki artış ile yıl sonuna kadar 2 adet faiz artışı yapılabileceği düşüncesinin gündemi meşgul ettiğini, varlık fiyatların buna bağlı şekillendiğini seyrettik. Ancak son süreçte görece normalleşmenin izlendiği bir ortamda Fed gerçekten faiz artırmalı mı hususunda ciddi bir mücadele var. Şu an tahminler Eylül ayında faiz artış düşüncesini %55 ile hala masada tutmakla birlikte önce istihdam daha sonra da enflasyon verileri ardından bu rakamlarda önemli değişimler görebiliriz. Verilerde şok etkisi yaratacak bir tedirginlik yaratmadığı müddetçe faiz artış baskısının azalacağı ve yıl sonuna kadar nötr faiz temasının ön planda yer alacağını düşünüyoruz. Düşüncemizin desteklenip desteklenmemesi adına da tıpkı Fed gibi tek bir veriye değil bütüncül halde gelişmeleri takip etmeyi önemsiyoruz. Dolayısıyla 7 Ağustos tarihinde gelecek istihdam verileri fiyatlama açısından anlık etki sunsa da Fed üzerinde ciddi bir değişim ibaresi oluşturmayacaktır. Ayrıca Fed’in karar mekanizması ile Fed’e yüklenen spekülatif anlam arasındaki farkı da trade psikolojisi vasıtasıyla anlamlandırabilmek önemlidir.
Geçmiş Dönem Fiyat Etkileri Nelerdir?
Kritik ABD makroekonomik verilerinin varlık fiyatları üzerindeki etkilerini doğru yorumlayabilmek, stratejilerin başarıya dönüşmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bununla birlikte geçmiş dönem fiyatlama davranışlarının yeni dönemde aynı sonuçları doğuracağı varsayımıyla ele alınmaması gerekir. Zira makroekonomik dinamikler ve piyasa beklentileri zaman içerisinde değişiklik gösterebilmektedir.
Bu nedenle geçmiş dönem analizleri yatırımcılar açısından kesin sonuçlar üretmekten ziyade yol gösterici pratik bilgiler olarak değerlendirilmelidir.
2 Temmuz 2026 tarihinde yani bir önceki ay açıklanan ABD verileri ile birlikte EURUSD ve Ons Altın tarafında ilk dakikada önemli bir yükseliş izlenmiş, diğer dakikalarda da bu yükseliş kademeli bir şekilde devam etmiştir. İşsizliğin azalmasına karşın, Tarım Dışı İstihdam verisinin beklentiden önemli oranda saptığı ve gerilediği bir ortam, Dolar’daki değer kaybı ile birlikte EURUSD ve Ons Altın yükselişine teyit kazandırmaktadır. Ayrıca TDİ verisinde önceki verinin de 129K olarak aşağı yönlü revizyon görmesi de bu süreci desteklemektedir.


1 Ağustos 2025 tarihinde yani bir önceki yılın aynı ayında açıklanan ABD verileri ile birlikte EURUSD ve Ons Altın tarafında ilk dakikada yükseliş izlenmiş, diğer dakikalarda da bu yükseliş kademeli bir şekilde devam etmiştir. İşsizliğin sabit kaldığı, Tarım Dışı İstihdam verisinin ise beklentinin altında sonuçlandığı bir ortam, Dolar’daki değer kaybı ile birlikte EURUSD ve Ons Altın yükselişine teyit kazandırmaktadır. Ayrıca TDİ verisinde önceki verinin de 14K olarak aşağı yönlü revizyon görmesi de bu süreci desteklemektedir.


Bu tür fiyatlama davranışları, veri açıklandığı ilk anın kritik önem taşıdığını gösterirken, verinin piyasa tarafından nasıl yorumlandığının da en az veri kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle veriye hızlı erişim ve doğru yorumlama, kısa vadeli fiyatlama davranışlarını anlayabilmek açısından kritik avantaj sağlayacaktır.
Veri sonuçlarına ilişkin anlık gelişmeleri GCM Yatırım platformlarında yer alan “Haberler” bölümünden takip edebilirsiniz.

Geçmiş dönem istatistiğine yönelik EURUSD ve Altın bilgilendirmesi yaptıktan sonra ABD hisse senedi piyasasını da anlamlandırabilmek adına SP500 endeksinin son 1 yılda istihdam verileri ile birlikte 30 dakika ve 6 saatlik görünümde nasıl reaksiyon verdiğini aktarmak istiyoruz.
Yukarıda yer verdiğimiz grafik özelinde ilk 30 dakika içerisinde 25 – 30 dakika arasında hareketlerin daha belirgin olduğu, 6 saatlik dönemin de genel hatlarıyla hareket marjını artırdığını izlemekteyiz. Bu da endeksin hem veri açıklandıktan hem de hisse seneni piyasalarının açılışı sonrasında ayrı ayrı reaksiyon verme ihtimalini artırmaktadır. Dolayısıyla standart parite, emtia gibi varlık sınıfı ile borsa endeksi, hisse senedi performansı arasından en önemli farkı da paylaştığımız tüm grafikler özelinde gözlemlemiş olduk.
Canlı Yayınımızı Kaçırmayınız!
Kritik ABD verilerine yönelik hazırladığımız rapora ek olarak veri açıklanmadan 15 dakika önce sizlerle canlı yayında buluşarak mevcut süreci güncel gelişmeler ışığında değerlendiriyoruz.
Canlı yayında ayrıca önemli benchmark göstergeler üzerindeki olası etkileri teknik ve temel analiz perspektifiyle ele alıyoruz.
Böylelikle kritik makro gündemleri hem yazılı raporlarımız hem de canlı yayınlarımız aracılığıyla yatırımcılar için daha anlaşılır ve eğitici bir çerçevede değerlendirmeye çalışıyoruz.
YouTube canlı yayın programına kayıt ve katılım bilgileri için aşağıdaki bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz: