Platin ile Paladyum Arasında Ayrışma Sürecek mi?
Yılbaşından bu yana baskı altında seyreden platin ve paladyumda, platin/paladyum rasyosu 1,40 seviyesine yakın bulunuyor. Bu görünüm, platinin paladyuma göre yaklaşık %40 daha yüksek fiyatlandığına işaret ederken temel soru, fiyat farkının hangi koşullarda değişebileceği oluyor. Rasyonun yükselmesi, platinin daha güçlü performans göstermesini ifade ediyor. Bu ayrışma, iki metalin birlikte gerilediği dönemlerde de oluşabiliyor.
Faiz ve Hürmüz: Ortak Baskı, Farklı Etkiler
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 16 Eylül’de politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75–4,00 aralığına taşıması, faiz getirisi olmayan metaller üzerindeki baskıyı güçlendirdi. Fed üyelerinin 2026 ve 2027 yıl sonu medyan faiz tahminlerinin %4,1 olması, ilave sıkılaşma ve yüksek faiz ortamının devamına işaret ediyor. Chicago Ticaret Borsası Grubu’nun (CME Group) verilerine göre, ekim toplantısında faiz artırımı olasılığı 22 Eylül tarihinde %55 seviyelerindeyken, bugün %70 seviyelerine yükselmiş durumda.

Kaynak: CME Group
Not: Sarı çizgi faizlerin sabit kalma ihtimali (375- 400)
Mavi çizgi faizlerin 25 puan artış ihtimali (400- 425)
Hürmüz’de deniz trafiğinin normale dönmesi henüz sağlanmış değil. Bölgeden petrol akışı alternatif yöntemlerle sürerken, ABD ve İran arasındaki diplomatik temaslara rağmen enerji arzına ilişkin belirsizlik korunuyor. Enerji maliyetlerinin yüksek seyretmesi ve enflasyonun dirençli kalması ilave faiz artırımlarını destekleyebilir. Öte yandan geçişlerin normalleşmesi, enerji fiyatlarında gevşeme ve istihdamda yavaşlama, Fed’in beklemeye geçme ihtimalini güçlendirebilir. Faiz baskısının hafiflemesinin rasyoya etkisi ise yatırım talebinin hangi metale daha fazla yöneldiğine bağlı olacak.
Platinde Fiziki Sıkışıklık Yeniden Öne Çıkıyor
Dünya Platin Yatırım Konseyi’nin (WPIC) 25 Eylül değerlendirmesi, Londra piyasasında yakın vadeli platin fiyatlarının ileri vadelerin üzerine çıktığını ve metal kiralama faizlerinin yeniden yükseldiğini gösteriyor. Bu gelişmeler fiziki sıkışıklığın arttığına işaret ederken, kurum yatırım girişlerinin 2025’in son çeyreğindeki hızına dönmesi halinde, 2026 için öngörülen 265 bin ons fazlanın dengeye yaklaşabileceğini belirtiyor.
Yıl sonu yer üstü stoklarının yalnızca 3-4 aylık talebi karşılayabilecek düzeyde kalacağı tahmini, yatırım talebindeki değişimlere karşı fiyat duyarlılığını artırıyor. Bununla birlikte mücevher talebindeki zayıflık ve yatırım çıkışlarının sürmesi, platinin paladyuma karşı fiyat primini korumasını zorlaştırabilir.

Platin fiyatları, şubat ayı başından itibaren süren gerilemenin ardından ağustos başında toparlanmaya başlamıştı. Ancak satış baskısının belirginleştiği mevcut görünümde 1700 seviyesi kritik eşik olarak öne çıkıyor. Bu seviyenin üzerinde kalındığı sürece toparlanmanın devam etmesini beklerken, yukarı yönlü hareketlerde 1905–1935 bölgesini takip edeceğiz. Alternatif senaryoda ise 1700 seviyesinin altında fiyatlama görülmesi, 2026 yılının en düşük seviyelerinin bulunduğu 1520–1560 bölgesini gündeme getirebilir.
Paladyumda Arz Açığı ve Fiyat Avantajı
Heraeus ile Oxford merkezli metal piyasaları araştırma kuruluşu SFA’nın Eylül raporu, paladyumda 2026 için borsa yatırım fonu hareketleri öncesinde 345 bin ons arz açığı öngörüyor. Maden arzının yaklaşık %4 azalması beklenirken, geri dönüşüm arzındaki yaklaşık %7 artış ve otomotiv talebindeki gerileme, açığın fiyatlara desteğini sınırlıyor. Platinin daha pahalı hale gelmesi ise benzinli araç katalizörlerinde platin yerine paladyum kullanımını destekliyor. Bu nedenle fiyat farkının genişlemesi, zaman içinde paladyum lehine talep değişimini teşvik edebilir.

Paladyumda satış baskısı platine kıyasla daha belirgin seyrederken, fiyatlar yılın en düşük seviyelerine yakın işlem görüyor. 1265–1310 bandının altında baskının devam etmesini bekliyoruz. Bu durumda yılın en düşük seviyesi olan 1150 ve ardından 2000 yılının zirve seviyesi izlenecek. Alternatif senaryoda ise 1265–1310 bölgesi üzerinde günlük kapanış gerçekleşmesi, ağustos ayında başlayan toparlanma hareketinin devamını gündeme getirebilir.
Rasyoda Yükseliş Hangi Koşullarda Sürebilir?
Platinde fiziki sıkışıklığın sürmesi ve yatırım girişlerinin canlanması, paladyumda ise otomotiv talebinin zayıf, geri dönüşüm arzının güçlü seyretmesi halinde rasyodaki yükselişin devam edebileceğini değerlendiriyoruz. Hürmüz kaynaklı enerji baskısının paladyum talebini platine kıyasla daha fazla zayıflatması da bu senaryoyu destekleyebilir. Ancak faiz ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, tek başına rasyonun yönünü belirlemiyor.

Alternatif senaryoda, paladyum arzında beklenenden büyük kayıplar veya katalizörlerde platin yerine paladyum kullanımının hızlanması fiyat farkını daraltabilir. Platinde yatırım çıkışlarının devam etmesi de bu hareketi destekleyebilir. Kurumların arz-talep tahminleri farklı hesaplama kapsamlarına dayandığından, fazla ve açık rakamlarını doğrudan karşılaştırarak rasyo yönü çıkarmak uygun değil. %40’lık fark da tek başına paladyumun ucuz kaldığı sonucunu vermiyor. Görünüm açısından platindeki fiziki sıkışıklık ile paladyumun fiyat avantajının talebe dönüşme hızı belirleyici olacak.