ABD Tüketici Güveninde Temkinli Görünümün Sürmesi Bekleniyor
Tüketici Güven Endeksi Nedir ve Neden önemlidir?
CB (Conference Board) Tüketici Güven Endeksi, ABD hane halklarının ekonomi, iş koşulları ve işgücü piyasasına ilişkin algısını ölçen aylık bir göstergedir. Endeks değerinin yükselmesi tüketici iyimserliğinin arttığına işaret eder. Endeks, sıklıkla Michigan Üniversitesi Tüketici Duyarlılık Endeksi ile birlikte anılır ancak odak noktaları farklıdır. CB endeksi işgücü piyasasına daha duyarlıdır, Michigan ise hane finansmanı ve enflasyon etkisine daha fazla ağırlık verir. İkisi arasında daha değişken olarak görülen ve piyasa dinamiklerini daha yakından takip eden CB Tüketici Güven Endeksidir.
Tüketici Güven Endeksinin Tarihsel Görünümü
Tüketici güveni son bir yılda belirgin şekilde zayıfladı. Endeks Ağustos 2025'te 97,4 seviyesindeydi ve Ocak 2026'ya kadar neredeyse kesintisiz geriledi. Ocak'ta 84,5 ile dönemin en düşük seviyesini gördü. Bu okuma, 90,6'lık beklentinin de yaklaşık 6 puan altında kaldı.
Şubat'ta endeks sert bir toparlanmayla 91,2'ye çıktı ve 87,4'lük beklentiyi rahatça aştı. Mart-Mayıs döneminde yükseliş kademeli olarak sürdü ve endeks Mayıs'ta 93,1'e ulaştı. Bu dört aylık dönemde gerçekleşen veriler sürekli beklentilerin üzerinde geldi.
Haziran'dan itibaren tablo yeniden tersine döndü. Endeks üç aydır üst üste geriliyor ve üç aydır beklentilerin altında kalıyor. Haziran'da 94,4 beklenirken 91,2, Temmuz'da 92,4 beklenirken 90,8, Ağustos'ta ise 90,3 beklenirken 89,4 geldi. Dikkat çekici nokta, beklentilerin de her ay aşağı çekilmesine rağmen verinin bu düşürülmüş beklentileri bile karşılayamaması.
Eylül için beklenti 90,1. Bu, Ağustos'a göre küçük bir toparlanma anlamına geliyor. Ancak son üç ayda beklentilerin sistematik olarak aşılamadığını hesaba katarsak, piyasanın Eylül için hala kötümser kalma riski var.

Üst Üste İkinci Düşüş
Conference Board Tüketici Güven Endeksi Ağustos'ta 89,4'e indi. Temmuz'da 90,2'deydi. Düşüş tek başına bir ders çıkarmak için yeterli değil; ancak iki aydır süren gerileme, tüketicinin güveninin yavaş yavaş sarsıldığını gösteriyor. Mevcut Durum Endeksi üç aylık düşüşün ardından 121,2'ye yükseldi. Beklenti Endeksi ise 68,2'ye geriledi. Bu ayrışma önemli, çünkü tüketici harcama kararını bugünkü durumdan çok geleceğe dair beklentisine göre veriyor. Beklentiler bu kadar zayıfken, bugünkü iyimser beklentilerin harcamaya dönme gerçekçiliği zayıf ilerliyor.
Altı aylık hareketli ortalama bazında bakıldığında, tüm yaş gruplarında güven düzeyi hafif bir düşüş eğilimi gösterdi; bununla birlikte 35 yaş altı tüketicilerde güven en yüksek seviyede kalmaya devam etti. Gelir düzeyine göre güven durumu karışık bir seyir izlese de, genel olarak daha yüksek gelir grubundaki tüketicilerin daha iyimser olduğu görüldü.
İş Piyasası: Şimdilik Güçlü
Toparlanmanın arkasında iş piyasası var. "İş bol" diyenler arttı, "iş bulmak zor" diyenler azaldı ve beklentiler Nisan seviyesine döndü. Bu, istihdam tarafında henüz ciddi bir kırılma olmadığını gösteriyor. Tüketiciyi ayakta tutan ana unsur olarak görülüyor.
Tüketici beklentisi önümüzdeki altı ayda iş koşullarının ve istihdamın kötüleşeceğini düşünüyor. Gelir beklentisi de zayıfladı ama hâlâ pozitif. Yani bugün iş piyasası sağlam görünse de tüketici bunun kalıcı olacağına inanmıyor. Bu kaygı sürerse tasarruf eğilimi artabilir, özellikle büyük ve ertelenebilir harcamalarda azalma görülebilir. Harcama alışkanlıklarının bu yönde değişmesi ise enflasyon konusunda orta-uzun vadeli beklentileri değiştirebilir.

Enflasyon Ve Faiz Beklentisi Yukarıda
Yükselen enerji fiyatları ile birlikte fiyat kalemleri içerisinde özellikle akaryakıt, tüketicinin gündeminde ilk sırada. Enflasyon beklentisi biraz yükseldi ve tüketicilerin %61'i faizlerin artacağını düşünüyor. Bu Fed açısından rahatsız edici bir tablo olarak görülüyor. Bir yanda zayıflayan güven, diğer yanda yükselen enflasyon beklentisi var. Bu durum para politikasındaki mevcut faiz artırım beklentileri ile uyumlu seyrediyor.

Sonuç
Tüketici güven endeksi Ağustos verisi, tüketicinin bugünkü iş piyasasının geçici bir şekilde stabil olduğunu düşündüklerini ama geleceğe güvenmediğini gösteriyor. 28 Eylül Salı günü 17.00’da açıklanacak Eylül verisinde değişen enflasyon beklentileri ve iş gücü verileri takip edilecek. Bu verilerin tarihsel yönü piyasa değişken dinamikleri hakkında bilgi sahibi olunması açısından önem arz ediyor. Enerji fiyatlarının artış göstermesi ile birlikte fiyat baskısı sürdükçe beklentilerin pozitif yönlü artması piyasa tarafından oldukça zor gözüküyor. İstihdam tarafında güçsüzlük belirtileri gözükmesi halinde , bugün ki dengenin hızla bozulması riski bulunuyor.