Çin Ekonomisi ve Para Politikası Görünümü
Çin ekonomisi yılın üçüncü çeyreğini yarılamışken, büyüme içeriği açısından gittikçe ayrışan bir tablo sergiliyor. Temmuz ayında sanayi üretimi ve perakende satışların beklentilerin altında kalması, iç talep tarafındaki zayıflığın devam ettiğini gösterirken, teknoloji, elektronik, makine ve yüksek katma değerli imalat sektörleri ekonominin güçlü tarafını oluşturmaya devam ediyor. Özellikle ihracatın yüksek teknoloji ürünlerine yönelik küresel talep tarafından desteklenmesi, ekonominin dış talep üzerinden direnç göstermesini sağlıyor.
Ancak bu durum aynı zamanda Çin ekonomisinin temel sorununu da oluşturuyor. Üretim kapasitesi güçlü kalsa da, hane halkı tüketimi ve gayrimenkul yatırımları aynı ivmeye sahip değil. Temmuz ayında sanayi üretimi yıllık bazda 4,5% artmasına karşılık perakende satışların yalnızca 0,6% yükselmesi, büyümenin arz tarafının talep tarafından yeterince desteklenmediğini gösteriyor.
Bu nedenle Çin ekonomisindeki görünüme yalnızca büyüme yavaşlıyor şeklinde yorum yapmak eksik kalabilir. Dikkat edilmesi gereken, güçlü üretim – zayıf talep dengesizliğinin ne kadar devam edebileceği. Çünkü bunlar şirket karlılıklarından politika beklentilerine kadar geniş bir alanda etkisini hissettirebilir.
İç Talep Zayıf Kalmaya Devam Ediyor
Temmuz ayına ait perakende satış verisi, Çin ekonomisinde tüketici tarafındaki toparlanmanın henüz kalıcı bir ivme kazanmadığını gösterdi. Perakende satışlar yıllık 0,6% artarken, beklenti 1,5% civarındaydı. Zayıflığın özellikle yüksek tutarlı harcamalarda yoğunlaşması dikkat çekiyor. Otomobil satışları 17% gerilerken, otomobiller hariç perakende satışlar 2,5% arttı. Mobilya satışlarının 8,8%, yapı malzemelerinin 14,2% ve petrol ürünlerinin 7,6% düşmesi de hane halkının konut ve büyük ölçekli harcamalarda temkinli kalmaya devam ettiğini gösteriyor.
Buna karşılık iletişim ekipmanı satışlarında 20%, kozmetik satışlarında 6%, gıda satışlarında 5% üzerindeki artış, tüketimin tamamen durmadığını gösteriyor. Ancak sonuç olarak yüksek tutarlı harcamaların ekonomiye beklenen katkıyı sağlayamaması asıl sorun. Bu nedenle üretimden çok, harcama eğiliminin yeniden yükselmesi önemli olacak.
Sanayi Üretimi – Talep Görünümü
Temmuz ayında sanayi üretimi yıllık bazda 4,5% arttı. Aylık bazda üretim yalnızca 0,11% artış gösterdi. Yavaşlamada aşırı hava koşullarının yanı sıra iç talepteki zayıflık etkili oldu. İmalat sanayi büyümesi 5,5%’e gerilerken, elektrik, ısı, gaz ve su üretimindeki artış 5%’e düştü. Madencilik üretimi ise 4,2% geriledi.
Bununla birlikte sanayi verisinin içinde ekonominin verimliliği için bazı dikkat çekici gelişmeler de var. Bilgisayar ve iletişim ekipmanları üretimi 19,1%, demiryolu ve gemi imalatı 13,6%, özel ekipman üretimi 12,6% ve otomotiv üretimi 8,7% arttı. Bu sektörler Çin’in düşük katma değerli üretiminden daha yüksek teknoloji ve sermaye yoğun üretime doğru geçişini gösteriyor.
Dolayısıyla sanayi tarafındaki yavaşlama bütün sektöre yayılan bir bozulmadan çok, sektörler arasında ayrışmanın devam ettiğini gösteriyor. Temmuz PMI verisi de talebin üretime kıyasla daha zayıf kaldığını göstermişti.
İhracat ve Teknoloji
İç talep zayıflarken, Çin ekonomisinin önemli bir avantajı dış talep ve yüksek teknoloji üretimi olmaya devam ediyor. Temmuz ayında ihracat dolar bazında yıllık 23,9% artarken, ithalat 27,5% yükseldi. İhracat artışı beklentinin üzerinde gerçekleşti.
Özellikle yapay zeka altyapısı, elektronik, bilgisayar ekipmanları ve ileri teknoloji ürünlerine yönelik küresel talep Çin’in ihracat performansını destekliyor. Sanayi üretimindeki bilgisayar ve iletişim ekipmanları üretiminin 19,1% artması da bu eğilimin yalnızca ticaret verilerinde değil, üretim tarafında da görüldüğünü ortaya koyuyor.
Ancak iç talep güçlenmediği sürece üretim kapasitesinin dış Pazar talebine bağlı olması, ticaret ortakları ile ilişkileri hassas hale getirebilir.
Gayrimenkul Sektörü Sorunu
Çin ekonomisinin mevcut görünümündeki en önemli yapısal problem gayrimenkul sektörü olmaya devam ediyor. Temmuz ayında yeni konut fiyatları aylık 0,1% gerilerken, yıllık düşüş 3,2% oldu. İkinci el konut piyasası ise daha zayıf bir görünüm sergiledi. Fiyatlar yıllık 3,7% gerilerken, bu oran ikinci ve üçüncü kademe şehirlerde daha da yüksek oldu.
Ayrıca sektörün önemi sadece konut fiyatlarıyla sınırlı değil. Konut fiyatlarının düşmesi hane halkının servet algısını da zayıflatıyor.
Deflasyon Riski
Çin’deki fiyat gelişmeleri küresel ölçekteki gelişmelere göre daha farklı bir para politikası sorunu yaratıyor. Temmuz ayında TÜFE yıllık bazda 0,5% arttı. Aylık bazda ise 0,1% geriledi. Ocak – Temmuz döneminde ortalama enflasyon 0,9% oldu. Gıda fiyatları 1,5% geriledi. Konut fiyatlarındaki düşüş de bu baskılanmada etkili oldu.
Temmuz ayında et fiyatları 6%, domuz eti fiyatları 13,3% geriledi. Yumurta fiyatları 14,4% arttı. Aynı dönemde Üretici fiyatları yıllık 3,5% artsa da aylık bazda 0,7% geriledi. Bu da Çin ekonomisindeki bir soruna işaret ediyor. Üretim kapasitesi ve sanayi üretimi güçlü kalsa da ürün fiyatlarını artıracak talepte yetersizlik var.
İşgücü Piyasası ve Tüketici Güveni
Temmuz ayında işsizlik 5%’den 5,2%’ye yükseldi. Burada daha önemli sorun ise gelir beklentileri. Çin’de hane halkının tüketim eğilimini yalnızca mevcut işsizlik oranı değil, gelecekteki gelir ve konut fiyatlarına ilişkin beklentiler de belirliyor. Bu nedenle hükümetin önümüzdeki dönemde yalnızca istihdam yaratmaya değil, hane halkının gelir beklentisini ve güvenini güçlendirmeye odaklanması gerekebilir.
Kredi Talebi Zayıflıyor
Para politikası açısından en dikkat çekici gelişmelerden biri de kredi talebindeki seyir. Temmuz ayında yeni yuan kredileri 340 milyar azalarak tarihteki en sert daralmayı gösterdi. Ocak – Temmuz döneminde toplam yeni krediler 10,38 trilyon yuan ile geçen yılın oldukça altında kaldı. Hane halkı kredileri Temmuz ayında 460,3 milyar yuan azalırken şirket kredileri de 130 milyar yuan geriledi.
Faizler tarihsel seviyelere göre düşük kalsa da kredi yapısı zayıf. Bunda gayrimenkul piyasasındaki belirsizlik, düşük fiyatlama politikası ve talep beklentisindeki temkinli seyir etkili olabilir.
Para Politikasında Alan Daraldı mı?
Çin Merkez Bankası Ağustos toplantısında politika faizi olarak değerlendirilen LPR oranlarını değiştirmedi. Böylece bir yıllık LPR 3%, beş yıllık LPR 3,5% oranında kaldı. Bu oranlar on beş aydır aynı seviyede bulunuyor.
Yavaşladığı düşünülen bir ekonomide faizin bu kadar süre katı kalması çelişkili görünse de, bankaların faiz marjlarının düşük olması ve kredi talebinin hali hazırda zayıf seyretmesi değişiklik düşüncesinin önüne geçen ana etkenler olabilir. Yani olası bir faiz indiriminin piyasaya aktarılma durumu sınırlı. Aynı zamanda para politikasından çok mali politikalara ihtiyaç daha önemli görülüyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde faiz indirimi ihtimali tamamen yok olmasa da, mali adımlarla daha hedefe yönelik kararlar alınması olası görülüyor.