FOREX PİYASASI

Not: Tablodaki değerler 6 Şubat Cuma TSİ 16:38’de alınmıştır.
Geride bıraktığımız haftanın en çok konuşulan başlığı ABD – İran gerilimiydi. ABD Başkanı Trump, İran’ın nükleer programına ilişkin anlaşma için 10 – 15 gün sürece verdi ve anlaşmaz olmazsa sonuçlarının kötü olacağı uyarısında bulundu. Bununla askeri yığınağın artırılması birleşince, uzun soluklu çatışma ortamına ilişkin endişeler arttı. Petrol bununla birlikte yaz döneminden bu yana en yüksek seviyelere ulaştı. Altın da bu durumdan destek aldı.
ABD’de Perşembe günü açıklanan dayanıklı mal siparişi ve işsizlik hakları başvuruları verileri beklenenden çok daha olumlu bir tablo ortaya çıkarınca, bu durum Fed’in faiz indirimine yönelik beklentileri törpüledi. Öte yandan hafta ortasında yayımlanan FOMC toplantı tutanakları da enflasyona ilişkin daha katı bir görüşün ağır bastığını göstererek bu durumu pekiştirdi.
Cuma günü açıklanan PCE enflasyonu, fiyat baskılarının inatçı olduğunu tekrar gösterdi. Çekirdek PCE enflasyonu 2,8%’den 3%’e çıktı. 2025 4. Çeyrek büyümesi ise sürpriz şekilde zayıf geldi ve 1,4% olarak açıklandı.
23 Şubat haftasında, önceki haftaya kıyasla zayıf kalacak veri akışı ve artan gerilim nedeniyle ABD – İran gündemi ön planda kalmaya devam edebilir. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile anlaşma için en fazla 15 gün tanıdığını belirtmesi ve ülkenin bölgeye askeri sevkiyatlarını artırması, çatışma olduğu takdirde sanılandan uzun sürebileceği ihtimalini kuvvetlendirdi.
İran’ın İsrail saldırıları ardından daha temkinli bir politika izleyeceği düşünülürse, Bölge’de gerilim gerçekten de uzun sürebilir. En piyasa dostu senaryo anlaşmanın sağlanması. Ancak bunun olmaması halinde Hürmüz Boğazı’nın kapanma riski, sadece petrol değil birçok varlık fiyatı için risk oluşturabilir. Boğaz tedarik zinciri için oldukça önemli.
Önümüzdeki hafta iki taraftan gelebilecek açıklamalar takip ediliyor olacak. İki ülke arasında planlanan görüşmeye ilişkin gelişmeler de yakından izlenecek.
ABD’de geçtiğimiz haftanın yoğun veri seti ardından bu hafta Conference Board Tüketici Güven Endeksi ve Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verileri izleniyor olacak. Tüketici güveni verisi tüketim eğilimi ve enflasyon beklentileri için önemli olabilir. ÜFE verisi ise üretici maliyetlerinin sonraki dönem satış fiyatlarına yansıma potansiyeli nedeniyle yakından izlenecek.
Tüketici Güveni Ocak ayında 9,7 puan düşüşle 84,5 seviyesine gerilemişti. Bu da pandemi dönemini bile geçerek Mayıs 2014’ten beri en düşük güven seviyesi olarak kayda geçti. Mevcut koşulları ölçen endeksi 9,9 puan düşüşle 113,7 puan oldu. Beklenti endeksi 9,5 puan düşüşle 65,1 puan oldu.
İş koşullarında iyileşme beklentisi gerilerken, iş beklentileri de geriledi. Tüketici endişeler arasında enflasyon, gıda fiyatları, petrol, tarifeler, siyaset ve savaş konuları güç kazandı.
12 aylık enflasyon beklentisi yükselirken, medyan geriledi. Faiz beklentileri ise hafif düştü.
Oldukça dikkat çekici bir sonuç ortaya çıkaran veri sonrasında gözler Şubat ayı anketinde olacak. Tüketici güvenindeki zayıflık önümüzdeki dönemde tüketim harcamalarını baskılayabilir ve bu da ekonomi üzerinde baskı oluşturabilir.
ABD’de Aralık 2025 verileri üretici enflasyonunda sürpriz bir hızlanma göstermişti. Bu da enflasyonun katı kaldığı ve hizmet maliyetlerinde baskının sürdüğü algısını desteklemişti.
Aylık ÜFE değişimi 0,5% olurken, bu son 3 ayın en yüksek artışı olarak kayda geçmişti. Beklenti artışın 0,2% düzeyinde olacağı yönündeydi. Artıştaki ana etken hizmet fiyatları (0,7%’lik artış) olmuştu. Aynı dönemde gıda, enerji ve ticaret hizmetleri hariç tutulan çekirdek gösterge 0,7% artmıştı.
ÜFE’nin yıllık değişimi 3% olmuş, yavaşlama beklentilerini yanıltmıştı. Çekirdek ÜFE değişimi ise aynı dönemde 3,3% ile Temmuz 2025’ten beri en yüksek seviyede oluştu.
Enflasyonda yukarı yönlü etkiyi artıran kalemler demir dışındaki metaller, doğal gaz, motorlu taşıtlar, alkolsüz içecekler ve uçak ekipmanları olmuştu. Dizel yakıt, benzin ve sığır eti gibi bazı fiyatlardaki düşüşler ise dengeleyici etki oluşturdu. Gıda ve enerji hariç ÜFE artışı ise 0,4% oldu.
Veri net olarak enflasyonun yapışkanlığını doğrulayan bir sonuç ortaya çıkarmıştı. Özellikle de doğal gaz harici enerji fiyatlarının önümüzdeki dönemde aşağı yönlü etki özelliğini kaybetme potansiyeli dikkate alınırsa, bu durum daha da pekişebilir. Bu da Fed’e yönelik faiz indirim beklentileri açısından tehlike teşkil ediyor.