İNDİR
Lisanslı ve Geniş Yetkili Aracı Kurum - Lisans No: G-039 (398)

Metallerde Rekor: Yılın Devamında Neler Bekleniyor?

03 Şubat 2026 GCM Araştırma & Analiz- Araştırma & Analiz FOREX

2025 yılı, değerli metaller ve sanayi metallerinde hem fiyat hem de talep dinamikleri açısından sıra dışı hareketlerin yaşandığı bir yıl oldu. Altın ve gümüş gibi değerli metaller, artan jeopolitik riskler, merkez bankalarının politikaları ve dolar endeksindeki dalgalanmalarla desteklenen güçlü yükselişler kaydederken; platin ve paladyum endüstriyel talep kaynaklı performanslarıyla dikkat çekti. Sanayi metallerinde bakır ve alüminyum, elektrikli araçlar, yapay zeka veri merkezleri ve yeşil enerji yatırımlarından kaynaklanan yapısal talep ile rekor seviyelere ulaştı.

2026 yılına girerken Ocak ayı performansları, 2025’te başlayan trendlerin çoğunu sürdürdüğünü ve bazı emtialarda tarihi zirvelerin test edildiğini ortaya koyuyor. Ocak 2026’da altın ve gümüş gibi değerli metaller güvenli liman işlevini devam ettirirken, bakır ve alüminyum, enerji dönüşümü ve elektrikli araç taleplerinden destek buluyor. Platin ve paladyumda ise sanayi talebinin yanı sıra jeopolitik riskler fiyatlamaları belirlemeye devam ediyor.

Bu rapor kapsamında, her bir emtianın kısa performans özeti, arz-talep dengesi, makroekonomik belirleyiciler, önümüzdeki dönemde etkili olabilecek riskler ve teknik görünümü detaylı olarak ele alınmıştır. Raporda ayrıca Ocak 2025, 2025 yılı toplam ve Ocak 2026 performansları karşılaştırmalı olarak sunulmakta, emtialardaki yükseliş ve oynaklık trendleri yorumlanmaktadır.

2025 – Ocak 2026 Emtia Performans Özeti

Emtia Ocak 2025 (%) 2025 Yılı Toplam (%) Ocak 2026 (%) Kısa Yorum
Altın 5,14 62,51 12,97 Jeopolitik riskler ve dolar zayıflığı altını desteklemişti. Tarihi zirveler test edildi.
Gümüş 6,86 142,35 18,90 Yüksek endüstriyel talep ve perakende yatırımlar fiyatlamaları yukarı taşıdı.
Platin 5,05 122,84 2,45 Otomotiv ve yeşil enerji talebi güçlü, arz kısıtları fiyatları destekliyor.
Paladyum 8,43 77,08 4,65 Hibrit araç talebi ve arz sıkışıklığı fiyatların güçlü kalmasını sağlıyor.
Bakır 6,99 41,13 4,09 Elektrikli araç ve yapay zeka talebi rekor seviyeleri tetikledi.
Alüminyum 3,86 18,45 4,26 Yenilenebilir enerji ve elektrikli araç yatırımları fiyatları yukarı taşıyor.

Not: Ocak 2025 ve Ocak 2026 sütunları, yılın ilgili ayındaki fiyat değişimlerini; 2025 Yılı Toplam sütunu ise yıl sonu itibarıyla toplam yüzdesel değişimi göstermektedir.

Genel olarak 2025’ten 2026’ya geçişte, değerli metallerin güvenli liman rolü ve sanayi metallerinin yapısal talep kaynaklı yükselişi devam etmektedir. Altın ve gümüş, kısa vadeli risk algısı ile destek bulurken; bakır ve alüminyum, elektrikli araç ve yeşil enerji projeleri sayesinde yükseliş eğilimini sürdürüyor. Platin ve paladyum ise endüstriyel kullanım ve jeopolitik gelişmelerden beslenmeye devam ediyor.

ALTIN

Performans Özeti (2025 – Ocak 2026)

Altın, 2025 yılını yaklaşık %65 getiriyle tamamladıktan sonra 2026 yılına güçlü bir ivmeyle başladı. Ocak ayı boyunca jeopolitik riskler, Fed beklentileri ve doların zayıf seyriyle desteklenen altın, ay içinde sınırlı sayıda negatif kapanış yaparken defalarca yeni tarihi zirveler test etti. Dünya Altın Konseyi verilerine göre 2026’nın ilk haftalarında altın, son altı yılın en güçlü yıl başlangıç performanslarından birini sergiledi.

Arz–Talep Dengesi

Dünya Altın Konseyi’nin son raporları, yüksek fiyat seviyelerine rağmen küresel altın talebinin dirençli kaldığını, ancak talep kompozisyonunda belirgin bir dönüşüm yaşandığını ortaya koyuyor. Fiyat baskısı nedeniyle özellikle Asya’da takı talebi zayıflarken; yatırım amaçlı talep (ETF’ler, dijital altın ve fiziki yatırım ürünleri) ön plana çıkıyor.

  • Hindistan: Yüksek fiyat seviyelerine rağmen altına olan ilgi sürüyor. Ancak tüketicilerin daha düşük ayarlı takılara yöneldiği görülürken, güçlü talep ağırlıklı olarak ETF ve dijital altın ürünlerinde yoğunlaşıyor.
  • Asya genelinde: Takı talebindeki zayıflamaya karşın yatırım kanalı belirgin şekilde güçleniyor.

Merkez bankası alımlarının devam etmesi ve ETF girişlerinin yeniden hız kazanması, arz–talep dengesini altın lehine destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.

Makroekonomik Belirleyiciler

Ocak ayında altın fiyatlamalarında öne çıkan başlıklar; Fed beklentileri, dolar endeksindeki zayıflama ve jeopolitik riskler oldu. ABD’de güçlü istihdam verileri ve beklentiye paralel gelen PCE enflasyonu, Fed’in temkinli duruşunu korumasına neden olurken; faiz indirimlerine ilişkin beklentilerin ötelenmesi fiyatlar üzerinde sınırlı bir baskı yarattı.

Buna karşın Dünya Altın Konseyi, USD/JPY paritesindeki sert dönüş ve doların uzun vadeli trendine yönelik kırılganlığın, altın açısından önemli bir destek alanı oluşturduğunu vurguluyor. Reel faizlerdeki yükseliş denemelerinin kalıcı olmaması da aşağı yönlü riskleri sınırlayan bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.

Önümüzdeki Dönemde Etkili Olabilecek Başlıklar

  • Fed’in bağımsızlığına ilişkin tartışmalar
  • Jeopolitik riskler
  • Küresel ticaret gerilimine yönelik söylemler
  • Merkez bankalarının altın rezerv politikaları

Yukarı Yönlü Riskler

  • Jeopolitik tansiyonun yeniden tırmanması
  • Dolar endeksinde zayıflığın derinleşmesi
  • ETF girişlerinin hızlanması
  • Merkez bankası alımlarının sürmesi
  • Küresel resesyon ve finansal istikrar endişeleri

Aşağı Yönlü Riskler

  • Fed’in beklenenden daha şahin bir duruş sergilemesi
  • Jeopolitik risk algısının azalması
  • Yüksek fiyat seviyeleri nedeniyle yatırım talebinde geçici yavaşlama

Genel Değerlendirme

Altın, 2025 boyunca oluşan güçlü trendini 2026’nın başında da koruyor. Dünya Altın Konseyi analizleri, mevcut yükselişin yalnızca kısa vadeli risk algısından değil; talep yapısındaki dönüşüm, merkez bankası alımları ve makro belirsizliklerin kalıcılığından beslendiğine işaret ediyor. Kısa vadede oynaklık yüksek seyretse de, orta vadede altının güvenli varlık rolünü koruması bekleniyor.

Altın Teknik Analizi

Hızlı yükseliş trendini sürdüren ons altın, 29 Ocak’ta 5597 ile zirveyi gördükten sonra kar realizasyonlarıyla sert bir düzeltmeye girdi. İki seans içinde 10 periyotluk üstel ortalamanın altına sarkan fiyatlar toplamda %20’nin üzerinde geri çekildi.

Ana senaryoda 4355–4407 bandı üzerinde kalıcılık sağlandığı sürece pozitif görünüm korunuyor. Yukarı yönlü denemelerde 4832–4900 bölgesi izlenecek. Alternatif senaryoda 4355–4407 bölgesinin altında gerçekleşecek mum kapanışları satış baskısını artırabilir. Bu durumda geri çekilmenin 4125 seviyesine doğru derinleşmesi olası görünüyor.

GÜMÜŞ

Performans Özeti (2025 – Ocak 2026)

Gümüş, 2025 yılında yaklaşık %150’ye yaklaşan getiriyle değerli metaller arasında açık ara en güçlü performans gösteren varlıklardan biri oldu. 2026 yılına girilirken CME ve Shanghai tarafında atılan teminat adımlarının yarattığı oynaklığın ardından, Ocak ayı başında yaşanan kayıpların büyük bölümü telafi edildi ve pozitif eğilim yeniden güç kazandı.

Ocak ayının devamındaki yükseliş; güvenli varlık talebi, dolar tarafındaki zayıflık, kısa pozisyon sıkışması, güçlü perakende talep ve Çin kaynaklı arz endişeleriyle desteklendi.

Arz–Talep Dengesi

Gümüşte arz–talep görünümü, altına kıyasla daha karmaşık ancak daha dinamik bir yapı sunuyor. Endüstriyel talep; özellikle enerji dönüşümü, elektronik ve yeşil teknoloji kaynaklı kullanım alanlarıyla güçlü seyrini koruyor.

Buna ek olarak:

  • Çin ve Hindistan’da perakende yatırım talebi canlı kalıyor
  • 1 kilogramlık gümüş külçelerine yönelim artıyor
  • Çinli üreticilerin takıdan yatırım ürünlerine kaydığına dair haber akışı arz tarafını sıkılaştırıyor

ETF girişleri ve fiziki talep, arz kısıtlarıyla birleşerek fiyatları destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.

Makroekonomik Belirleyiciler

Gümüş fiyatlaması, altınla ortak makro başlıklardan beslense de altına kıyasla makro gelişmelere daha duyarlı ve daha oynak bir yapı sergiliyor. Fed beklentileri, dolar endeksi ve küresel büyüme görünümü, gümüşte yön tayininde belirleyici olmaya devam ediyor.

Ocak ayı boyunca artan ticaret gerilimi söylemleri, ABD’de olası hükümet kapanması riski ve jeopolitik gelişmeler, gümüşte de güvenli varlık talebini destekledi.

Önümüzdeki Dönemde Etkili Olabilecek Başlıklar

  • Küresel büyüme ve sanayi üretimi görünümü
  • Çin ve Asya kaynaklı perakende talep
  • Ticaret savaşları ve gümrük tarifeleri
  • Fed politikası ve doların seyri
  • Çin’in ihracat ve emtia piyasalarına yönelik regülasyonları

Yukarı Yönlü Riskler

  • Endüstriyel talebin beklenenden güçlü kalması
  • Çin ve Hindistan’da fiziki yatırım talebinin artması
  • Kısa pozisyon sıkışmalarının yeniden gündeme gelmesi
  • Jeopolitik risklerin artmasıyla güvenli varlık talebinin güçlenmesi

Aşağı Yönlü Riskler

  • Küresel büyüme endişelerinin derinleşmesi
  • Fed’in daha şahin bir politika duruşu
  • Çin kaynaklı regülasyonların kâr satışlarını tetiklemesi
  • Gümüşün yüksek oynaklığı nedeniyle sert düzeltmeler

Genel Değerlendirme

Gümüş, altınla ortak makro başlıklardan destek alsa da endüstriyel talep ağırlıklı yapısı nedeniyle daha yüksek getiri potansiyeliyle birlikte daha yüksek risk barındırıyor. Mevcut ortamda yükseliş eğilimi korunmakla birlikte, olası geri çekilmelerde gümüşün altına kıyasla daha sert hareketler sergileyebileceği unutulmamalı. Buna rağmen talep tarafındaki canlılık ve arz kısıtları, orta vadede görünümü desteklemeye devam ediyor.

Enflasyondan arındırılmış gümüşte yükseliş eğilimi korunuyor. Bu görünümün devam etmesi halinde, 1980 yılındaki tarihi zirve olan 47,98 seviyesi takip edilecek. Kısa sürede hızla yükselen gümüş fiyatları, sert bir düzeltmeyle daha dengeli bir yapıya geçti. Buna rağmen piyasada oynaklık yüksek seyrini koruyor. Öte yandan, 1980’deki tüm zamanların zirvesine kıyasla yukarı potansiyel açısından halen alan olduğu görülüyor.

Gümüş Teknik Analizi

Son dönemde yükseliş ivmesini artırarak daha dik bir trende giren gümüş, 121,48 ile rekorunu güncelledikten sonra kar satışlarıyla sert bir düzeltme yaşadı. %40’ı aşan bu geri çekilmede fiyatlar 8 periyotluk üstel ortalamanın altına indi.

Ana senaryoda 70,03–71,79 bandı üzerinde kalıcılık sağlandığı sürece geri çekilmenin sınırlı kalmasını ve yükseliş eğiliminin yeniden güçlenmesini bekliyoruz. Bu görünümde 93,49–96,19 bölgesi takip edilecek. Alternatif senaryoda ise 70,03–71,79 bandının altında gerçekleşecek günlük kapanışlar satış baskısını hızlandırabilir. Bu durumda 58,96 seviyesi gündeme gelebilir.

Yükseliş sürecinde gümüş, altına kıyasla belirgin şekilde daha güçlü bir performans sergilerken altın/gümüş rasyosu 2011’de görülen seviyelere kadar geriledi. Ancak son günlerdeki sert düzeltme, gümüşte kaybın daha derin olmasına yol açtı ve rasyo tarafında toparlanma izlendi. Bu çerçevede, geri çekilmenin sürmesi halinde altının gümüşe göre daha güçlü kalmasını; yükseliş eğiliminin yeniden hız kazandığı senaryoda ise gümüşün tekrar göreli üstünlüğünü korumasını bekliyoruz.

PLATİNYUM

Performans Özeti (2025 – 2026 Ocak)

Platin tarafında 2025 yılı, %120’yi aşan güçlü bir getiriyle tamamlanırken, platin vadeli işlemleri Ocak ayında yaklaşık %4,40 yükseliş kaydetti. Endüstriyel talepteki artış, arz tarafındaki yapısal kısıtlar ve yatırım akımlarının desteğiyle fiyatlar yıl genelinde belirgin şekilde yükselmiş ve altın performansının üzerine çıkmıştır. Bu görünüm, özellikle otomotiv ve yeşil enerji kaynaklı talep dinamikleriyle desteklenmiştir.

Arz – Talep Dengesi

Platin arzı ağırlıklı olarak Güney Afrika merkezli maden üretimi ve geri dönüşüm kaynaklarından oluşmakta olup, kısa vadede arz artışının sınırlı kalması beklenmektedir. Uzun geliştirme süreleri, enerji arzı sorunları, operasyonel riskler ve maliyet baskıları arz esnekliğini düşük tutan başlıca faktörlerdir. Bu çerçevede 2025 yılında küresel arzın tarihsel ortalamaların altında seyrettiği izlenmiştir.

Talep tarafında otomotiv sektörü (katalitik konvertörler) ve endüstriyel kullanım alanları ön planda kalmaya devam etmektedir. Elektrikli araç sektöründe emisyon regülasyonlarının devam etmesi, katalizör talebini destekleyen unsurlar arasında yer almaktadır. Hidrojen teknolojileri ve yatırım talebi de talep tarafını güçlendiren diğer başlıklar olarak öne çıkmaktadır.

Makroekonomik ve Finansal Belirleyiciler

Platin fiyatlarının seyrinde küresel endüstriyel aktivite, otomotiv üretimi, ABD doları ve risk iştahı temel belirleyiciler konumundadır. Merkez bankalarının faiz indirimlerine yönelik beklentileri yatırım talebini desteklerken, hidrojen ekonomisine yönelik yatırımlar platinin endüstriyel cazibesini artırmaktadır. Güney Afrika kaynaklı arz kısıtları, endüstriyel talebin dayanıklılığı ve ağırlıklı olarak fiziksel piyasadan gelen alımlar fiyatları destekleyen unsurlar arasında yer aldı.

Jeopolitik gündem ise güvenli varlık talebini canlı tutmaya devam etti. ABD–Venezuela hattındaki gerilim, Grönland’a ilişkin söylemler, Çin–Japonya tansiyonu ve İran kaynaklı riskler, platin fiyatları üzerinde yukarı yönlü tepki oluşturan başlıca unsurlar arasında yer aldı.

Buna karşılık, elektrikli araç adaptasyonunun hızlanması veya küresel ticaret koşullarında belirgin bir normalleşme, kısa vadede stok kaynaklı arzın piyasaya yönelmesine neden olabilir. Ancak arz tarafındaki yapısal kısıtlar, bu tür baskıların kalıcı olmasını sınırlayan bir unsur olarak değerlendirilmektedir.

Genel olarak toplam platin talebi, Q3 2024’ten Q3 2025’e uzanan dönemde aşağı yönlü bir eğilim sergilemektedir. Yatırım talebindeki güçlü artışa rağmen, otomotiv ve mücevher sektörlerindeki zayıflama toplam talebi aşağı çekmiştir. Bu çerçevede platin piyasasında toplam talep görünümü, Q3 bazlı değerlendirmede temkinli bir tablo ortaya koymaktadır.

Önümüzdeki Dönemde Etkili Olabilecek Başlıklar

  • Büyük merkez bankalarının faiz politikaları ve yönlendirmeleri
  • Küresel ticaret gerilimleri ve tarife risklerinin seyri
  • Otomotiv sektöründe emisyon regülasyonları ve hidrojen teknolojilerindeki gelişmeler
  • Güney Afrika maden üretimi ve geri dönüşüm akımları
  • ETF ve fiziksel ürünler gibi yatırım talebindeki değişimler

Yukarı Yönlü Riskler

  • Güney Afrika kaynaklı arz kesintilerinin derinleşmesi
  • Hidrojen ve yeşil teknoloji yatırımlarının hız kazanması, özellikle Asya kaynaklı yatırım talebinin güçlü seyretmesi
  • Jeopolitik risklerin artmasıyla platinin stratejik metal algısının güçlenmesi

Aşağı Yönlü Riskler

  • Küresel ticarette normalleşme ve stok satışlarının hızlanması
  • Endüstriyel talepte döngüsel yavaşlama ve kâr realizasyonları ile elektrikli araç penetrasyonunun beklentilerin üzerine çıkması
  • ABD dolarında belirgin güçlenme

Genel Değerlendirme

Platin, mevcut koşullar altında yüksek volatilite potansiyeline rağmen, sınırlı arz yapısı ve güçlü endüstriyel kullanım alanları sayesinde, özellikle kısa vadede siyasi gerilimler kaynaklı güvenli varlık talebiyle yukarı yönlü potansiyelini korumaktadır. Orta vadede arz kısıtları ve yeşil enerji dönüşümünün destekleyici etkisi platinin görünümünü olumlu tutmaktadır. Bu çerçevede platin, 2026 yılı boyunca makroekonomik ve sektörel belirsizliklere karşı çeşitlendirici bir varlık olma özelliğini sürdürmektedir.

Platinyum / Paladyum Rasyosu Teknik Analizi

Platin/Paladyum rasyosu birlikte değerlendirildiğinde platin lehine zayıflama sinyalleri vermeye devam ediyor. 1,24-1,27 bölgesi ve altında kalındıkça aşağı yönlü görünümün korunması ve geri çekilmelerin öne çıkması beklenebilir.

Platin Teknik Analizi

Platin fiyatı, son yükseliş denemesinin ardından sert satışlarla zayıf bir görünümle fiyatlanıyor. Fiyatın, 2250–2350 aralığının altında fiyatlanması, aşağı yönlü momentumun güç kazandığına işaret ediyor. 2250–2350 bölgesinin altında fiyatlanma devam ettiği müddetçe satış baskısı artarak 1760 ve devamında 1500 seviyelerine doğru geri çekilme görülebilir.

Olası tepki yükselişlerinde ise 2250–2350 bölgesi eşik alan olarak izlenmeli. Bu alanın üzerinde kalıcılık sağlanması halinde negatif görünüm zayıflayabilir ve fiyatın yeniden en yüksek zirve seviyesi olan 2921 seviyesine doğru toparlanma potansiyeli gündeme gelebilir.

PALADYUM

Kısa Performans Özeti (2025 – 2026 Ocak)

Paladyum, 2025 yılı boyunca yıllık bazda yaklaşık %75 artış kaydederken, yılbaşından bu yana yaklaşık %2,5 değer artışı ile dikkat çekmektedir. Elektrikli araç adaptasyonunun beklenenden yavaş ilerlemesi, hibrit araçlara yönelik talebin güçlenmesi ve Rusya kaynaklı arz riskleri fiyatları desteklemiştir. Yıl genelinde otomotiv katalizör talebi temel destek unsuru olurken, jeopolitik belirsizlikler ve arz kısıtları yukarı yönlü hareketi pekiştirmiştir. Genel görünüm, paladyumun yapısal desteklerle hareket etmeye devam ettiğini ortaya koymaktadır.

Arz – Talep Dengesi

Paladyum arzı ağırlıklı olarak birincil maden üretimi ve geri dönüşüm kanallarından sağlanmakta olup, Rusya (yaklaşık %40) ve Güney Afrika (%35–40) küresel arzda belirleyici konumdadır. Kısa vadede yeni üretim kapasitesi sınırlı kalırken, jeopolitik ve operasyonel riskler (Güney Afrika’da enerji kesintileri ve iklim kaynaklı aksaklıklar, Rusya’ya yönelik yaptırımlar) arz esnekliğini azaltmaktadır.

Talep tarafında otomotiv sektörü baskın rolünü sürdürmekte olup, toplam talebin %80’inden fazlası katalitik konvertörlerden gelmektedir. EV dönüşümünün yavaşlaması ve hibrit araç satışlarındaki artış paladyum talebini desteklerken, geçmiş dönemde öne çıkan platin ikamesi eğiliminin tersine dönme potansiyeli bulunmaktadır. Endüstriyel ve diğer kullanım alanları ise talep kompozisyonunda ikincil öneme sahiptir.

Makroekonomik ve Finansal Belirleyiciler

Paladyum fiyatları üzerinde etkili olan başlıca unsurlar; küresel otomotiv üretimi, EV ve hibrit araç trendleri, emisyon regülasyonları ve jeopolitik kaynaklı arz riskleridir. Para politikasında olası gevşeme adımları ve küresel risk iştahındaki artış, endüstriyel metaller genelinde destekleyici bir zemin oluşturabilir.

Bununla birlikte, EV satışlarının hız kazanması veya küresel ekonomik büyümede belirgin bir yavaşlama, otomotiv talebi üzerinden paladyum fiyatları üzerinde baskı yaratabilir. Mevcut konjonktürde arz sıkışıklığı ve substitüsyon dinamikleri, paladyumun göreli olarak desteklenen bir görünüm sergilemesine katkı sağlamaktadır.

Önümüzdeki Dönemde Etkili Olabilecek Başlıklar

  • Otomotiv sektöründe EV–hibrit dengesi ve emisyon düzenlemelerindeki gelişmeler
  • Rusya ve Güney Afrika kaynaklı arz kesintileri ve jeopolitik riskler
  • Platin–paladyum ikame dinamiklerindeki olası değişimler
  • Küresel ticaret politikaları ve yaptırımlar (özellikle Rus menşeli metaller)

Yukarı Yönlü Riskler

  • EV adaptasyonunun daha da yavaşlaması veya hibrit araç talebinin hızlanması
  • Rusya veya Güney Afrika kaynaklı ciddi ve kalıcı arz kesintileri
  • Küresel otomotiv üretiminde güçlü bir toparlanma
  • Jeopolitik gerilimlerin arz tarafındaki baskıyı artırması

Aşağı Yönlü Riskler

  • EV satışlarında öngörülenden daha hızlı bir ivmelenme
  • Platinin paladyuma ikamesinin yeniden hız kazanması
  • Küresel otomotiv talebinde belirgin bir zayıflama
  • Arz tarafında stok artışı

Genel Değerlendirme

Mevcut piyasa koşulları altında paladyum, yüksek volatiliteye rağmen otomotiv talebi ve arz kısıtları sayesinde dengeli bir konumda bulunmaktadır. Kısa vadede uluslararası gerilimlerden kaynaklanan güvenli varlık talebi fiyatları desteklerken, EV dönüşümünün yavaş seyri ve jeopolitik arz riskleri dikkate alındığında paladyumun orta vadeli görünümü de destekleyici kalmaktadır. Bu çerçevede paladyum, 2026 yılı boyunca endüstriyel dinamikler ve jeopolitik belirsizliklere karşı stratejik bir emtia olma özelliğini sürdürmektedir.

Paladyum Teknik Analizi

Paladyum fiyatı, güçlü yükseliş hareketinin ardından gelen sert satışlarla belirgin şekilde zayıf bir görünümle fiyatlanıyor. Fiyatın, Envelopes göstergesinin de işaret ettiği 1755–1865 bölgesinin altına gerilemesi, aşağı yönlü baskının güç kazandığına işaret ediyor. 1755–1865 bölgesinin altında fiyatlama devam etmesi durumunda 1225 seviyelerine doğru geri çekilme riski öne çıkıyor.

Olası tepki alımlarında ise 1755–1855 bölgesi kritik eşik olarak izlenmeli. Bu bölgenin üzerinde kalıcılık sağlanması halinde negatif görünüm zayıflayabilir ve fiyatın yeniden 2000 seviyelerine doğru toparlanma potansiyeli gündeme gelebilir.

BAKIR

Kısa Performans Özeti (2025 & Ocak 2026)

Bakır fiyatları 2025 yılı boyunca güçlü bir performans sergiledi. Yıl genelinde bakır fiyatları %40 oranında artış kaydetti. Ocak 2026 itibarıyla bakır, ton başına 13.000 dolar seviyesinin üzerine çıkarak tarihi zirvelere ulaştı.

Bu güçlü fiyat performansının arkasında, enerji dönüşümü teması başta olmak üzere yapay zeka veri merkezleri, yenilenebilir enerji yatırımları ve elektrikli araç talebi yer alıyor. Ancak Çin’deki büyümenin yavaşlaması ve yüksek fiyat seviyeleri, talep tarafında baskı unsuru olmaya devam ediyor.

2026 yılına yönelik fiyat beklentilerinde ise bakır için 11.000 – 12.000 dolar/ton aralığı öne çıkıyor.

Ocak ayı özelinde bakır fiyatları, son bir ayda %7’nin üzerinde artarak Ocak ayında rekor seviyeye ulaştı. Çin’in uyguladığı teşvikler ve ABD gümrük vergileri nedeniyle stok birikimi yaşanırken, tedarik kesintileri arz açığını daha da derinleştirdi. Fiziksel bakır fiyatı ile vadeli piyasa fiyatları arasındaki prim farkı %20 – 40 gibi yüksek seviyelere çıktı.

Arz – Talep Dengesi

Bakır arzının 2025 yılında %3,4 büyümesi beklenirken, 2026’da büyüme hızının %0,9’a gerileyeceği öngörülüyor. Grasberg madenindeki heyelan, Şili’deki grevler ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ndeki sismik sorunlar, arz tarafındaki kesintileri artırarak küresel arz açığını derinleştiriyor. 2026 yılında küresel rafine bakır açığının 230 – 330 bin ton aralığında olması bekleniyor.

Maden üretiminde %2,3’lük artış potansiyeline rağmen, konsantre arzındaki sıkıntılar Çin’deki dökümhane üretimini yaklaşık %10 oranında baskılıyor. Talep tarafında ise 2025’te %4,1 olan büyüme hızının 2026’da %2,3’e yavaşlaması bekleniyor. Çin’de sınırlı bir yavaşlama öngörülse de, küresel yeşil enerji dönüşümü ve yapay zeka kaynaklı talep artışının bu etkiyi dengelemesi bekleniyor.

Küresel bakır talebinin yaklaşık 28 milyon ton seviyesinde olduğu dikkate alındığında, Çin tek başına dünya talebinin %60’ını, yaklaşık 16,8 milyon ton ile karşılıyor. Bakırın elektrikli araçlardaki rolü ise kritik önem taşıyor. Elektrikli araçlarda, geleneksel araçlara kıyasla 3 – 4 kat daha fazla bakır kullanılıyor. Araç başına ortalama 80 – 200 kg bakır talebi olduğu tahmin edilirken, 2025 yılında dünya genelinde 18,5 milyon elektrikli araç satıldığı öngörülüyor. Elektrikli araçlardan kaynaklanan bakır talebinin 2030’a kadar 6 – 7 milyon ton artması bekleniyor. Ayrıca şarj altyapısında kullanılan bakırın, bu altyapının yaklaşık %40’ını oluşturduğu düşünülüyor.

Stok tarafında ise Londra Metal Borsası’ndaki bakır stokları 30 Ocak itibarıyla 175 bin ton seviyesine yükseldi. 12 Ocakta 137 bin ton olan duruma göre stoklar artış gösterdi. Çin’deki stoklar 226 bin ton seviyesine yükselirken, bu artışta mevsimsel etkiler de rol oynuyor. Stoklardaki yükseliş, talebin arza kıyasla daha geriden geldiğine işaret ediyor.

Makroekonomik ve Finansal Belirleyiciler

Çin, dünya bakır talebinin yaklaşık %60’ını karşılarken, bakırda ithalat bağımlılığı %92 seviyesinde bulunuyor. Bu nedenle yüksek fiyatlar, Çin talebi üzerinde baskı oluşturma potansiyeline sahip.

Önümüzdeki Dönemde Etkili Olabilecek Başlıklar

  • ABD gümrük vergileri: 2027’ye kadar %15 oranında ek tarife uygulanması
  • Çin kredi büyümesi ve teşvik paketleri
  • Yapay zeka ve elektrikli araç kaynaklı talep artışı
  • Madencilik başta olmak üzere tedarik zincirindeki kesintiler

Yukarı Yönlü Riskler

  • Madencilikte yaşanan sorunlar ve su stresi nedeniyle tedarik kesintileri
  • Şili ve Peru’daki üretim düşüşleri
  • Çin’de teşviklerin hız kazanması
  • Elektrikli araçlar ve yapay zeka yatırımlarının beklenenden güçlü seyretmesi
  • Tedarik zincirindeki kesintiler

Aşağı Yönlü Riskler

  • Çin’de ekonomik yavaşlama, deflasyon ve talep baskısı
  • Küresel bakır stoklarının yükselişin devam etmesi
  • Talep büyümesinin yavaşlaması

Genel Değerlendirme

Bakır piyasaları, 2025 yılında sergiledikleri güçlü performansı 2026’da da sürdürme potansiyeline sahip olsa da, arz-talep dengesizlikleri ve Çin merkezli makroekonomik gelişmeler belirleyici olmaya devam etmesi bekleniyor. Yeşil enerji dönüşümü, elektrikli araçlar ve yapay zeka gibi yapısal talep unsurları yukarı yönlü ivmeyi desteklerken; tedarik kesintileri, stok birikimi ve küresel ekonomik yavaşlama riskleri fiyat oynaklığını artırabilir. Genel görünümde emtia için dengeli bir büyüme beklentisi öne çıkmakla birlikte, aşağı yönlü makro riskler yakından izlenmelidir.

Bakır Teknik Analizi

Teknik olarak bakır fiyatını incelediğimizde, orta vadede 34 periyotluk Envelopes’un desteklediği 5,6900 – 5,9550 bölgesinde karar aşaması senaryosu takip edilebilir. Yükseliş isteğinin öne çıktığı durumda 6,1510 ve 6,3225 dirençleri takip edilebilir; düşüş eğiliminin hakim olması halinde 5,5333 ve 5,3000 destekleriyle karşılaşılabilir.

ALÜMİNYUM

Performans Özeti (Ocak 2026 & 2025)

Alüminyum fiyatları 2025 yılı boyunca güçlü bir performans sergiledi. Yıl genelinde alüminyum fiyatları %22 oranında artış kaydetti. Ocak 2026 itibarıyla alüminyum 3.200 dolar/ton ile son üç yılın en yüksek seviyesine yükseldi.

Bu güçlü fiyat performansının arkasında, enerji dönüşümü teması başta olmak üzere yapay zeka veri merkezleri, yenilenebilir enerji yatırımları ve elektrikli araç talebi yer alıyor. Ancak Çin’deki büyümenin yavaşlaması ve yüksek fiyat seviyeleri, talep tarafında baskı unsuru olmaya devam ediyor.

2026 yılına yönelik fiyat beklentilerinde ise alüminyum için 2.900 – 3.000 dolar/ton aralığı öne çıkıyor.

Alüminyum fiyatları Ocak ayında %8’in üzerinde artış göstererek 3.300 dolar/ton seviyesine ulaştı. Çin’de yüksek frekanslı ticarete getirilen kısıtlamalar ve kapasite sınırlamaları, fiyatları destekleyen temel unsurlar oldu.

Arz – Talep Dengesi

Alüminyum arzı tarafında, Çin’deki üretimin 2025 yılında 45 milyon tonluk kapasite sınırını yaklaşık 20 bin ton aşarak kritik bir eşiğe ulaştığı görülüyor. Küresel alüminyum üretiminin 2026 yılında %2 büyümesi beklenirken, Endonezya’da devreye girmesi planlanan 1,8 – 2,2 milyon tonluk yeni kapasiteyle birlikte küresel üretimin 79 milyon ton seviyesine yaklaşması öngörülüyor.

Talep tarafında ise Asya-Pasifik bölgesi %60’a yakın bir oranda pay ile lider konumda bulunuyor. Yenilenebilir enerji, özellikle güneş enerjisi yatırımlarının desteğiyle alüminyum talebinin yıllık ortalama %3,3 büyüme oranıyla 2031 yılında 92,9 milyon tona ulaşması bekleniyor. Elektrikli araçlarda alüminyum, ağırlık avantajı nedeniyle özellikle gövde ve pil muhafazası alanlarında tercih ediliyor. Her 1 GWh pil kapasitesi için yıllık yaklaşık 800 ton alüminyum gerektiği hesaplanıyor. 2026 yılında elektrikli araç üretiminin 25 – 30 milyon adede ulaşması beklenirken, bu artışın alüminyum talebini yaklaşık %40 oranında destekleyeceği öngörülüyor.

Londra Metal Borsası’ndaki alüminyum stokları ise 30 Ocak 2026 itibarıyla 496 bin ton seviyesinde kaydedildi. Bu seviye, 22 Ocak tarihindeki 509 bin tonluk veriye kıyasla sınırlı bir düşüşe işaret ederken, fiyatlar açısından destekleyici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Makroekonomik ve Finansal Belirleyiciler

Alüminyum tarafında ise Çin, küresel üretimin yaklaşık %90’ını gerçekleştiriyor; ancak 45 milyon tonluk kapasite sınırı ve emisyon kısıtları, yeni yatırımları sınırlıyor. Bu durum, Çinli üreticilerin yeni kapasite yatırımları için Endonezya gibi ülkelere yönelmesine neden oluyor.

Önümüzdeki Dönemde Etkili Olabilecek Başlıklar

  • ABD gümrük vergileri: 2027’ye kadar %15 oranında ek tarife uygulanması
  • Çin kredi büyümesi ve teşvik paketleri
  • Yapay zeka ve elektrikli araç kaynaklı talep artışı
  • Madencilik başta olmak üzere tedarik zincirindeki kesintiler

Yukarı Yönlü Riskler

  • Çin’de teşviklerin hız kazanması
  • Emisyon kısıtları nedeniyle Çinli üreticilerin yeni yatırımlara yönelmesi
  • Yenilenebilir enerji ve elektrikli araç yatırımlarının beklenenden güçlü seyretmesi
  • Tedarik zincirindeki kesintiler (örneğin, Çin’de yüksek frekanslı ticarete getirilen kısıtlamalar ve kapasite sınırlamaları).
  • Yeni kapasite yatırımları

Aşağı Yönlü Riskler

  • Çin’de ekonomik yavaşlama, deflasyon ve talep erimesi
  • Küresel alüminyum stok birikimi Genel Değerlendirme

Genel Değerlendirme

Alüminyum piyasaları, 2025 yılında sergiledikleri güçlü performansı 2026’da da sürdürme potansiyeline sahip olsa da, arz-talep dengesizlikleri ve Çin merkezli makroekonomik gelişmeler belirleyici olmaya devam etmesi bekleniyor. Yeşil enerji dönüşümü, elektrikli araçlar ve yapay zeka gibi yapısal talep unsurları yukarı yönlü ivmeyi desteklerken; tedarik kesintileri, stok birikimi ve küresel ekonomik yavaşlama riskleri fiyat oynaklığını artırabilir. Genel görünümde emtia için dengeli bir büyüme beklentisi öne çıkmakla birlikte, aşağı yönlü makro riskler yakından izlenmelidir.

Alüminyum Teknik Analizi

Alüminyum fiyatını teknik açıdan ele aldığımızda, orta vadede 21 periyotluk Envelopes’un desteklediği 3100 – 3220 bölgesi altında hareket ettikçe, aşağı yönlü beklenti öne çıkabilir. Düşüşlerin devamında 2985 ve 2910 dirençleriyle karşılaşılabilir. Alternatif durumun baskın hale gelebilmesi için, 3100 – 3220 bölgesi üzerinde orta vadeli kalıcılığı görmek gerekebilir ve bu durumda 3350 ve 3400 seviyelerine yönelik hareketler izlenebilir.

GCM YATIRIM sizin için hazır! Yatırıma başlamaya hazır mısınız?
Yardıma mı ihtiyacınız var? Müşteri temsilcimize merhaba deyin!
Web sitemizi ziyaret eden kullanıcılara mümkün olan en iyi yatırım deneyimini sunabilmek için çerezler (cookieler) kullanmaktayız. Çerez politikalarımızın detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.