Lisanslı ve Geniş Yetkili Aracı Kurum - Lisans No: G-039 (398)

FOREX PİYASASI

Haftaya Bakış - Forex - 11 Aralık 2015

Makro Ekonomik Gelişmeler


  • Geride bıraktığımız haftada piyasaların dikkat ettiği makro-ekonomik gelişmeler ve etkilerini “Geride Kalanlar” bölümünde,

  • Yeni hafta içerisinde dikkat edilmesi gerekilen makro-ekonomik gelişmeler ve olası etkilerini “Haftanın Öne Çıkan Gelişmeleri” bölümünde,

  • Ekonomik takvim içerisinde dikkat edilmesi gerekilen verileri ise “Önemli Ekonomik Takvim Verileri” bölümünde inceleyebilirsiniz.


“Geride Kalanlar”

“Petrol 7 yılın en düşüğünü gördü”

Önceki haftaki toplantısında Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) üretim kotasını düşürmekten kaçınması sonrasında bu hafta boyunca kayıplarını hızlandıran petrol fiyatları, küresel piyasaların en çok konuştuğu konulardan biri oldu. Yaklaşık 7 yılın düşük seviyelerine kadar gerileyen ilgili emtianın fiyatının global piyasalarda yatırımcı algısını etkileyerek varlık fiyatlarına yön verdi.

“Çin ve emtia fiyatları”

Çin ekonomisinin hız kestiğine işaret eden makro göstergeler ile piyasalar, dünyanın en büyük ikinci ekonomisine ilişkin endişelerini geçen haftaya da taşıdılar. Düşük petrol fiyatlarının yanında Çin tarafından gelecek talebin zayıflayacağı düşüncesi emtia fiyatlarını aşağı çekerken, Yuan’ın değer kaybı da söz konusu fiyat değişimlerinde etkili oldu. Haftanın son işlem günüde ise Dolar’daki değer kayıpları emtia fiyatlarındaki gerilemeyi sınırlandırdı.

“FED’i beklerken Dolar ve Euro”

ABD Merkez Bankası’nın (FED) kritik toplantısı öncesinde Dolar, hem FED’e ilişkin beklentiler, hem de Avrupa Merkez Bankası (ECB) üyelerinden gelen açıklamalar ile yön buldu. FED’in faiz artırım zamanlaması ve temposu piyasaların merceği altındaki yerini korudu. Bunun yanında ECB üyelerinin parasal genişleme hakkındaki değerlendirmeleri Euro’nun yönünde, dolayısı ile Dolar tarafındaki fiyat değişimlerinde etkili oldu. ABD’nin para biriminde FED toplantısı öncesinde, Banka’nın kademeli faiz artışına vurgu yapacağı yönünde artan beklentiler ile sert düşüşler izlendi.

“Gelişen ülke para birimlerinde stres arttı”

FED’in faiz artırımına yaklaştığı yönündeki piyasa beklentisi, Çin ekonomisinin hız kesiyor olması, bu paralelde gerileyen emtia fiyatları, düşen petrol ve iç kendilerine has dinamikler… Gelişen ülke para birimleri üzerinde birçok farklı faktör uzun zamandır stersin artmasına neden oluyor. Geride bıraktığımız hafta içerisinde de piyasaların bu gerilimi fiyatlara yansıdı. Türkiye, Güney Afrika, Rusya ve Meksika gibi ülkelerin para birimleri hem yukarıda saydığımız temel nedenler, hem de her bir ülkenin kendi sorunlarına yönelik faktörler ile özellikle Cuma günü sert düşüşler kaydetti ve piyasaların dikkatini çeken gelişmeler arasında yer aldı. Türk Lirası da bu değişimlerden etkilendi ve kur son olarak Ekim ayı ortalarında gördüğü seviyelere kadar tırmandı.

“Haftanın Kritik Gelişmesi”

 “ABD – Son 10 Yılın En Kritik FOMC Toplantısı”

Haftanın, belki de yılın en önemli gelişmesi olabilecek ABD Merkez Bankası’nın (FED) Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısından çıkacak sonuçlar, Çarşamba akşamı tüm dünyanın odak noktasında yer alacak. FED’in politika faizini Aralık ayı toplantısında artırması bekleniyor ve bu (faizin yükseltilmesi halinde) 2006 yılından sonra ilk kez gerçekleşecek. Başta Dolar ve diğer para birimleri olmak üzere, altın, petrol gibi emtia fiyatları ile global borsa endekslerinde yönü belirleyebilecek FOMC kararları, tarihi ve kritik bir önem taşıyor.

16 Aralık akşamı piyasaları nasıl bir akışın bekleyeceğini sırası ile ortaya koymak faydalı olacaktır. Aşağıda, yayımlanacak kararların ve dokümanların Türkiye saati ile ne zaman açıklanacağını görebiliriz.

  • 21:00 – Politika Faizi: Mevcut oran:%0.25, Beklenti:%0.50

  • 21:00 – FED’in Projeksiyonları: Büyüme, işsizlik ve enflasyon gibi makro göstergelere ilişkin FED’in tahminleri

  • 21:00 – FOMC Üyelerinin Faiz Beklentileri: 17 FOMC yetkilisinin, 2016 ve sonrası için, yılsonlarına ait politika faiz oranı beklentileri

  • 21:30 – FED Basın Konferansı: FED Başkanı Janet Yellen’ın konuşması


“21:00 – 10 yıl sonra faiz yeniden artıyor”

FOMC son olarak 29 Haziran 2006’da tamamlanan toplantısında bir faiz artırım kararı almıştı. Aradan geçen zaman içerisinde FED faizlerde yine değişiklikler yapsa da, Haziran 2006’daki hamle, son artırım kararı olmuştu. Söz konusu tarihte FED %5 olan politika faizini %5.25’e çıkardıktan sonra, son değişikliğini Aralık 2008’de yaptı ve küresel finansal krizin patlak vermesinin ardından %1’e kadar düşürmüş olduğu faizi %0.25’e çekti. Şimdi ise FED’in yeniden faiz tarafında bir adım atması bekleniyor.

Amerika’da kriz sonrasındaki dönemin etkilerinin görece aşılması ile, istihdam piyasası başta olmak üzere ekonomik aktiviteler toparlanma eğilimi gösterdi. FED de, “krize özel” uygulanan para politikalarını artık normalleştirmeye başladı. Bu paralelde Banka’nın artık rekor düşük seviyede olan faiz oranını, 16 Aralık’ta 25 baz puan artırma kararı alarak %.50’ye çıkaracağı tahmin ediliyor.

Resim-1

 

 

 

 

21:00’da yayımlanacak kararlarda öncelikle piyasalar faiz oranına odaklanacaklar.

Politika faizinin 25 baz puan artırılması halinde, beklentiler de bu yönde olduğu için Dolar’da belirgin bir yön ile önemli fiyat değişimleri gerçekleşmeyebilir. Faizin, 25 baz puandan daha düşük bir miktarda artırılması (10 ya da 15 baz puanlık artırımlar ile faizin %0.35 ya da %0.40’a getirilmesi…) halinde ise ABD’nin para biriminde değer kayıpları izlenebilir. İlgili oranın %0.25’de sabit bırakıldığının açıklanması durumunda ise Dolar’da sert düşüşler izlenebilir. Düşük bir ihtimal olarak değerlendirilse de, politika faizinin 25 baz puandan daha fazla artırılması halinde Dolar’da çok sert yükselişler görebileceğimizi belirtelim.

“21:00 – Projeksiyonlar ve faiz tahminleri”

FOMC, yılın her çeyreğinin son ayında denk gelen toplantılarında, ABD ekonomisine ait bazı makro göstergelere ilişkin beklentilerini ve üyelerinin yılsonlarına ait politika faizi tahminlerini yayımlıyor. Bu iki doküman son olarak Eylül ayındaki toplantıda hazırlanmıştı. 21:00’da faiz oranının piyasaları şaşırmaması halinde yatırımcıları aynı saatte yayımlanacak bu dokümanların detaylarına odaklanacaklar.

Resim-2

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yukarıdaki tabloda FED’in Eylül ayında yayımladığı son projeksiyonlarını içeren tablo yer alıyor. Büyüme oranı (Change in GDP), işsizlik oranı (Unemployment rate), Banka’nın enflasyonu izlerken kullandığı kişisel tüketim harcamaları (Personal Consumption Expenditures – PCE ) ve gıda ile enerji fiyatlarının hariç tutulması ile hesaplanan çekirdek PCE endeksinde yapılacak olası değişiklikler finansal araçların değerini etkileyebilir.  İlgili tabloda görüldüğü gibi FED, son tahminleri ile yenilerinin karşılaştırılabilmesi için, önceki aya ait yayımlamış olduğu rakamları ilgili tablonun içerisinde veriyor. ABD Merkez Bankası’nın beklentilerini olumlu yönde revize etmesi, 2016’da görece daha hızlı bir faiz artırım süreci izleneceği beklentisi ile Dolar’da yükselişlere neden olabilecekken, olumsuz yönde güncellenen göstergeler, ABD’nin para biriminde kayıplara yol açabilir.

Resim-3

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

FED tarafından 21:00’da gelecek bir başka tablonun, FOMC üyelerinin yılsonlarına ilişkin faiz oranı beklentilerini gösteren, son olarak Eylül ayında yayımlanan örneği yukarıda bulunan, yine söz konusu dokümanda yer alacağını ifade edebiliriz. 17 FOMC üyesinin 2016 yılsonuna ilişkin faiz tahmininde en fazla üyenin bulunduğu aralık görüldüğü gibi %1.25 seviyesinde. Eylül ayında bu raporda izlenen en dikkat çekici değişiklik, FOMC üyelerinin Haziran’daki 2016 yılsonuna ait tahmin medyanının %1.625’den %1.375’e, 2017 için %2.875’den %2.625’e gerilemesiydi.

Piyasaların artık FED’in faiz artırım zamanlamasını merak etmek zorunda kalmayacağı varsayımı altında, söz konusu tablonun Banka’nın 2016 yılındaki faiz artırım temposuna, hızına ilişkin bilgiler vereceğini ifade edebiliriz. Dolayısı ile Dolar’a yön verebilecek haberler arasına “faiz kararının” kendisinin yanında ikinci sıraya, bu tabloyu ve içeriğinin getireceği olası fiyat değişimlerini koyabiliriz. Eylül ayına göre daha hızlı bir faiz artırım yol haritası çizen bir tablo oraya çıkması Dolar’a yükselişler getirebilecekken, tersi durumda ABD’nin para biriminde kayıplar öne çıkabilir.

21:30 – Basın Konferansı

21:00’da yayımlanan dokümanların ve faiz kararının ardından Yellen 21:30’da kürsünün arkasına geçecek ve öncelikle alınan kararların gerekçelerini içeren bir metin okuyacak. Basın konferansı iki bölümden oluşacak ve Yellen önce, alınan kararların gerekçelerini sıralayacağı karar metnini okuyacak. Ardından ise soru-cevap bölümüne geçilecek ve basın mensupları Başkan’a sorularını iletecekler. Özellikle bu kısımda Janet Yellen’ın vereceği cevaplar, önceden planlanan bir metne bağlı olmayacağı için dikkatle takip edilecek. Soru-cevap bölümünde piyasalarda hareketliliğin artabileceğini söylemek yanlış olmayacaktır. Piyasalar ağırlıklı olarak Janet Yellen’ın, FED’in faiz temposuna yönelik değerlendirmelerini izleyecek.

21:00’da faizin artırılması, 25 baz puandan daha az artırılması ve sabit bırakılması gibi olası senaryolar, Yellen’ın konuşmasının da çok farklı çerçeveler içerisinde geçmesine neden olacak. Olası bir “Faiz artırımı” sonrasında konuşma yapma durumunda olacak Yellen’dan piyasalar, yeni faiz artırımlarının zamanlaması ve faiz artırımlarının bundan sonraki temposu konusunda ipuçları almaya çalışacakken, faizi sabit bırakma veya 10-15 baz puan artırım yapma gibi kararların ardından kürsüye gelecek Yellen’dan ise ilk artırımın zamanlaması konusunda bilgi almaya çalışacaklar. Tüm senaryolarda Yellen’ın işinin hiç de kolay olmayacağını ifade edebiliriz.

“Haftanın Öne Çıkan Gelişmeleri”

“Çin – Sanayi Üretimi”

Sabit varlık yatırımları ve perakende satışlar gibi makro-ekonomik göstergeler ile birlikte Cumartesi sabahı yayımlanacak Çin’in sanayi üretimi, piyasaların büyük bir dikkatle takip edeceği veriler arasında yer alıyor. Ekim ayında %5.6 artış kaydeden sanayi üretimi, sadece Çin’in finansal araçları adına değil, global bazda birçok enstrümanın fiyatına da yön verebileceği için yakından izlenecek. Son dönemlerde Çin’in sanayi üretimindeki artışın hız kestiği görülüyor. Söz konusu göstergenin piyasa beklentilerinden farklı açıklanması halinde, piyasaların risk algısında, Çin’in önemli ticaret ortakları olan Yeni Zelanda ve Avustralya’nın para birimlerinde, altın, bakır ve petrol gibi emtia fiyatlarında, gelişen ve gelişmiş ülke borsalarında değişimler izlenebilir.

NOT: İlgili verinin açıklanma tarihinde, kaynak kuruluş tarafından önceden bildirilmeksizin zaman zaman değişiklikler yapılabilmektedir.

“Japonya – Tankan İmalat Endeksi”

Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) her çeyreklik dönem sona erdikten sonra açıkladığı, ülkenin büyük imalatçılarına yapılan anket sonucu oluşturulan endeks, Japon ekonomisi adına piyasalar tarafından yakından izlenmektedir. Hazırlanan verilerden özellikle büyük imalatçı endeksinin öne çıktığını ifade edebiliriz. Sıfırın üzerindeki rakamların sektörde genişlemeye işaret ettiği Tankan imalat endeksi, yılın üçüncü çeyreğinde, önceki üç aylık döneme göre gerileme kaydetmişti. Büyük ve küçük işletmeler için düzenlenen söz konusu endeksler, imalat ve hizmet sektörleri için yayımlanacakken, Tankan imalat endeksi olarak bilinen büyük imalatçılar verisi daha yakından izleniyor diyebiliriz. Ancak tüm verilerin, Japon ekonomisinde gösterdiği yönü birlikte değerlendirmek faydalı olacaktır. 2015’in son çeyreği için açıklanacak rakamlar, Nikkei-225 endeksi ve Yen üzerinde etkili olabilir.

“Japonya  – Sanayi Üretimi”

Yılın üçüncü çeyreğinde dünyanın en büyük üçüncü ekonomisinin nasıl bir performans gösterdiğine ilişkin bilgiler verecek Japonya’nın büyüme oranı, Salı gününün ilk işlem saatlerinde yatırımcıların merceği altında yer alacak. 16 Kasım’da öncü göstergesi %-0.2 olarak yayımlanan çeyreklik GDP verisi, piyasa beklentilerinin altında gerçekleşmişti. Japon ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde %0.3 daralma kaydetmişti. Hükümetin ve ülkenin Merkez Bankası’nın (BOJ) ekonomiyi destekleme adına atacakları olası adımlara ilişkin beklentileri şekillendirebilecek söz konusu göstergenin açıklanmasının ardından Yen ve Nikkei-225 endeksinde önemli değişiklikler görülebilir. Yayımlanan rakamlar nihai datalar olacak.

“Euro Bölgesi  – Sanayi Üretimi”

Yeni haftanın ilk işlem saatlerinde Japon ekonomisi için açıklanacak makro-ekonomik göstergeler piyasaların gündeminde yer bulacak. Cuma günü tamamlanacak Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) beyanatı öncesinde, çeyreklik Tankan verilerinin ise sonrasında yayımlanacak Ekim ayı sanayi üretimi ülkeni finansal araçları ve Yen üzerinde etkili olabilir. Geçtiğimiz hafta içerisinde yayımlanan çekirdek makine siparişleri, söz konusu uzak doğu ülkesinde Ekim ayında ilgili siparişlerin güçlü bir yükseliş kaydettiğini göstermişti. Ayrıca yukarı yönlü revize edilen büyüme oranları da, Japonya’nın resesyondan kaçındığına işaret etmişti. Tankan rakamları sonrasında dikkatler Yen ve Nikkei endeksi için sanayi üretimi rakamlarında olacak.

“Avustralya – RBA Toplantı Tutanakları”

Avustralya Merkez Bankası’nın (RBA) 1 Aralık’ta tamamlanan toplantısının tutanakları bu hafta Salı sabahı yayımlanacak. Avustralya, Çin ekonomisinin hız kesmesi ve global emtia fiyatlarının düşüş kaydetmesi ile zor dönemler geçiriyor. Ancak RBA’nın son değerlendirmeleri, çok düşük enflasyon verilerine rağmen Banka’nın yeni faiz indirimlerinden bir süre daha uzak duracağına işaret ediyor. Her ne kadar Banka’nın yakın gelecekte faiz indiriminden kaçınacağı yönündeki düşünceler son dönemde ön plana çıksa da, RBA’nın yeni faiz indirimleri yapmak zorunda kalacağı algısı tamamen dışlanmış değil. Dolayısı ise son yapılan toplantının tutanaklarında piyasalar RBA’nın olası bir faiz indirimine ne kadar yakın olduğuna ilişkin ipuçları arayacaklar. Ülkenin para birimi, tutakların satır aralarındaki değerlendirmeler ile sert fiyat değişimleri kaydedebilir.

“Türkiye – İşsizlik Oranı”

Geçtiğimiz günler içerisinde açıklanan sanayi üretimi, enflasyon oranı ve cari denge gibi rakamların ardından Türkiye ekonomisinin gidişatına ilişkin bilgiler verecek işsizlik oranı verisi yurtiçi piyasalarda yakından izlenecek diyebiliriz. Ocak döneminde %11.3 ile yaptığı zirve seviyesinden daha sonra gerileme kaydeden ilgili makro-ekonomik gösterge, Ağustos döneminde (Üç aylık ortalama – Ağustos, Eylül, Ekim) %10.1’e yükseldi. Türk Lirası ve BIST-100 endeksi, işsizlik oranının sonucuna göre fiyat değişimleri gösterebilirler.

“İngiltere  – Enflasyon Oranı (CPI)”

Haftanın en kritik makro-ekonomik göstergelerinden bir tanesinin, İngiltere’nin Kasım ayına ilişkin enflasyon oranı olduğunu ifade edebiliriz. Ada ülkesinde tüketici fiyatları, 55 yıl sonra ilk kez Nisan ayında gerilemeye işaret ederek %-0.1 seviyesinde gerçekleşmişti. Eylül ve Ekim aylarında ise CPI datası yine %-0.1 ile bu seviyeyi tekrarladı. İngiltere Merkez Bankası’nın (BOE) %2 hedefinden oldukça uzak bir çizgide ilerlese de, İngiltere’de, Japonya ya da Euro Bölgesi’nde olduğu gibi bir uzun süreli düşük enflasyon dönemi yaşanması beklenmiyor. BOE Başkanı Carney’ye göre ilgili oran, düşük seviyelerde olsa da, ilerleyen dönemlerde yükselmeye başlayacak ve %2 hedefine doğru ilerleyecek. Yine de, düşük kalmaya devam eden ilgili göstergenin son zamanlarda Carney ve ekibinin söylemlerini bir miktar yumuşattığını ifade edebiliriz. Enflasyon oranının piyasa beklentilerinin altında kalması halinde, BOE’nin faiz artırım zamanlamasını öteleyeceği yönündeki düşünceler zemin bularak Sterlin’de düşüşlere neden olabilecekken, tahminlerin üzerindeki rakamlar ada ülkesinin para biriminde yukarı yönlü hareketlere destek olabilir.

“Euro Bölgesi – Almanya ZEW Ekonomik Hassasiyeti”

Euro Bölgesi’nin en büyük ekonomisine sahip olan Almanya için yakından takip edilen ilgili ekonomik hassasiyet göstergesi, ZEW Enstitüsü tarafından yaklaşık 275 kurumsal yatırımcı ve analiste uygulanan anket sonrasında oluşturulmaktadır. Almanya ekonomisi için dikkatle takip edilen veri, Avrupalı finansal araçların fiyatında sert değişimler izlenmesine de yol açabilmektedir. 7 ay boyunca art arda gerileyen endeks, Ekim ayında 1.9 seviyesinde gerçekleşerek 12 ayın en düşüğüne işaret etti. Ancak Kasım göstergesi, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) 3 Aralık’taki beyanatı öncesinde, Banka’nın para politikasını genişleteceği yönündeki beklentiler ile 10.4 seviyesine tırmandı ve son üç ayında en yükseğine çıktı. ECB’nin piyasaları tatmin etmeyen para politikası beyanatının ardından ilgili endeksin nasıl bir değişim kaydedeceği merak ediliyor. İlgili verinin Aralık’ta beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi halinde Euro’da yükselişler izlenebilecekken, öngörülenin altında kalacak datalar, kıtanın ortak para biriminde kayıplara yol açabilir. 

“Kanada – İmalat Satışları”

Kanada için açıklanacak imalat satışları verisi, ülkenin para birimi değerinde sert değişikliklere neden olabileceği için, haftanın yakından izlenecek göstergeleri arasında yer alıyor. Bu yılın ilk 9 ayında 5 kez daralmaya işaret eden söz konusu gösterge, Eylül’de %1.5 gerilemeye işaret ederek, motorlu taşıt montajı ve petrol ve kömür ürünleri sanayilerindeki düşüşü yansıttı. Ayrıca ilgili dönemde 21 sanayinin 13’ünde satışların azaldığı görüldü. Para birimi son dönemde düşen petrol fiyatları ile baskı altında kalan Kanada için gelecek verinin Ekim’de beklentinin altında kalması halinde ülkenin para biriminde değer kayıpları izlenebilecekken, öngörülenin üzerinde gerçekleşecek bir rakam, Kanada Doları’nda yükselişlere zemin oluşturabilir.

“ABD – Enflasyon Oranı (CPI)”

ABD Merkez Bankası’nın (FED) son değerlendirmeleri ve politika yapıcıların açıklamaları sonrasında piyasalar, dünyanın en büyük ekonomisi için açıklanacak enflasyon oranı rakamlarını artık daha dikkatli inceliyorlar diyebiliriz. Ekim döneminde ABD için aylık dataları incelediğimizde CPI ve çekirdek CPI’ın %0.2 olarak açıklandığını görüyoruz. ABD’nin istihdam piyasasındaki nispeten olumlu gelişmeler ile FED’in para politikası kararları için önemli sayılabilecek bir diğer faktör olan enflasyon oranı rakamları, daha yakından mercek altına alınabileceği için piyasanın beklentilerini şekillendirebilir. Çarşamba akşamı gelecek kritik kararları öncesinde FED’in faiz artırım zamanlaması ve hızına ilişkin bilgiler verebilecek bu göstergeler Dolar’da fiyat değişimlerine yol açabilir. Enflasyon oranı veri setinin genel olarak beklentilerin altında kalması Dolar’a kayıplar getirebilecekken, tahminleri aşacak rakamlar ise ABD’nin para biriminde yükselişlere zemin oluşturabilir.

“ABD – New York FED İmalat Endeksi”

New York’ta bulunan yaklaşık 200 imalatçıya yapılan anket sonucu oluşturulan endeks, ABD ekonomisinin ilerleyişine ilişkin ipuçları verdiği için yakından takip edilmektedir. ABD Merkez Bankası’nın (FED) da mercek altına aldığı data, verilecek para politikası kararları üzerinde etkili olabilir. Sıfır seviyesinin üzerindeki rakamların imalat sektöründe genişlemeye işaret ettiği New York FED göstergesi, Kasım ayında -10.7 olarak gerçekleşerek yaklaşık son 6.5 yılın en düşüğü (Ağustos: -14.9) civarında kalmaya devam etmişti. Aralık ayına ilişkin olarak açıklanacak söz konusu ekonomik indikatörün beklentinin üzerinde yayımlanması Dolar’a yükselişler getirebilecekken, tahminin altındaki rakamlar ise ABD’nin para biriminde kayıplara neden olabilir.

“Kanada – BOC Başkanı Poloz’un Konuşması”

Kanada Merkez Bankası (BOC) Başkanı Stephen Poloz’un Salı akşamı Ottawa’da bir konuşma yapması bekleniyor. Son aylarda, en büyük ihracat kalemi olan petrolün fiyatındaki gerileme nedeni ile ülkesinin ekonomisi sorunlar yaşayan Poloz’un, BOC’un para politikasına değinmesi halinde Kanada Doları’nda önemli değişimler izlenebilir. Başkan’ın konuşmasında genel olarak finansal sistemin görünümüne yer vermesi bekleniyor.

“Euro Bölgesi – Öncü İmalat PMI”

Önemli Avrupa ülkeleri için yayımlanacak imalat PMI verilerine ait öncü rakamlar, haftanın üçüncü işlem gününde piyasaların yakından izleyeceği makro göstergeler arasında dikkat çekiyor. Fransa ve Almanya’nın yanında, Euro Bölgesi geneli için hazırlanmış olan imalat ve hizmetler PMI dataları, Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından da yakından izlendiği için, Euro’da sert hareketlerin görülmesine neden olabilir. Avrupa tarafında günün önem derecesi yüksek ilk verisi olacak Fransa’nın öncü imalat PMI göstergesi, kıtanın ortak para biriminde daha fazla etkili olabilir. Sonrasında ise dikkatler ağırlıklı olarak Almanya’nın üretimi hakkında bilgi verecek olan imalat PMI rakamında olacak. İlgili veri setinin genel olarak beklentilerin altında bir tablo ortaya koyması halinde Euro’da düşüşler, tahminleri aşacak olumlu rakamlar görülmesi durumunda ise yükselişler izlenebilir.

“İngiltere – Ortalama Kazançlar Endeksi”

Haftanın üçüncü işlem gününde yayımlanacak olan ada ülkesinin istihdam göstergeleri, piyasaların yakından izleyeceği rakamlar arasında yer alıyor. %5.3 ile yaklaşık son 7 yılın en düşük seviyesine gerileyen işsizlik oranı, işsizlik haklarından yararlanmak için başvuranların sayısındaki değişimi gösteren “alacaklı sayım değişimi” ve ortalama kazançlar endeksi, İngiltere’de istihdam piyasasının ilerleyişi hakkında yatırımcılara bilgiler verecek (Ortalama kazançlar endeksi bir enflasyon göstergesi olarak da değerlendirilmektedir). Bu makro göstergeler arasında ise artık, BOE’nin yönlendirmeleri ile alacaklı sayım değişimi ve ortalama kazançlar endeksinin Sterlin’deki fiyat değişimlerinde daha etkili olduğunu ifade edebiliriz. Ancak son üç dönemdir art arda gerileyen işsizlik oranı verisinin de dikkat çekerek, Sterlin üzerinde etkili olduğu için değerlendirmeye alınması gereken bir gösterge olduğu unutulmamalıdır.  Dolayısı ile her üç veriyi de dikkatle izlemek gerekiyor olsa da, özellikle BOE’nin faiz artırım kararlarında etkili olabilecek ve Banka’nın üzerinde değerlendirmeler yaptığı bilinen, ücretlerdeki artışa ilişkin ipuçları sunabilecek “ortalama kazançlar endeksini” yakından analiz etmekte fayda olacağını ifade edebiliriz. Eylül ayında, %3.0 artışa işaret eden ortalama kazançlar endeksinin Ekim döneminde (3 aylık, yıllık bazda ortalama) beklentinin altında gerçekleşmesi Sterlin’de kayıplara yol açabilecekken, tahminin üzerine çıkacak bir veri, ada ülkesinin para biriminde yükselişleri destekleyebilir.

“Euro Bölgesi – Enflasyon Oranı (CPI)”

Kasım dönemine ilişkin öncü göstergesi %0.1 seviyesinde gerçekleşen Euro Bölgesi’nin nihai enflasyon oranı, haftanın üçüncü işlem gününde piyasaların merceği altındaki makro-ekonomik göstergeler arasında yer alacak. Ekim ayında %0.1 olarak açıklanan CPI datası, öncü rakamlara göre Ekim’de  de %0.1 ile tüketici fiyat endeksinin hafif bir miktar arttığına işaret etti. Açıklanacak datanın piyasa beklentilerinden farklı gerçekleşmesi halinde Euro’da fiyat değişimleri izlenebileceği için yatırımcılar ilgili rakamı mercek altına alacaklar.

“ABD – İnşaat İzinleri”

İstihdam ve enflasyon verilerindeki ilerlemenin yanında ABD Merkez Bankası’nın (FED) yakından izlediği rakamlar arasında, konut piyasası ve inşaat sektörüne ilişkin makro-ekonomik göstergeler de yer almaktadır. Son 16 aydır art arda 1 milyon veya üzerinde yeni ruhsatın çıktığına işaret eden yapı verisi, yeni bir binanın inşaatına başlanmadan önce alınan izin sayısını verdiğ için, öncü bir gösterge olarak izlenmektedir. Ekim ayında 1,15 milyon ruhsatın alındığını gösteren verinin Kasım dönemi için yayımlanacak datasının tahminlerden farklı gerçekleşmesi halinde, Wall Street endeksleri ve Dolar’da fiyat değişimleri izlenebilir. İlgili veri ile birlikte aynı anda konut başlangıçları rakamının da yayımlanacağını unutmamak, bu göstergelerin piyasalara olan etkisini birlikte değerlendirme adına faydalı olmasını sağlayabilir.

 

“ABD – Sanayi Üretimi”

Kapasite kullanım oranı verisi ile birlikte açıklanacak olan ABD’nin sanayi üretimi göstergesi, haftanın üçüncü işlem gününde dünyanın en büyük ekonomisindeki ilerleyişe ilişkin bilgiler verecek. Ekim ayında %0.2 gerileyen endüstriyel üretim, ham petrol, ABD borsa endeksleri ve Dolar üzerinde fiyat değişimlerinin görülmesine yol açabilir. Verinin, Kasım döneminde beklentinin altında kalması ABD’nin para biriminde aşağı yönlü hareketlere zemin oluşturabilecekken, öngörülen rakamın üzerindeki datalar yükselişlere destek olabilir.

“Yeni Zelanda – Büyüme Oranı (GDP)”

Yılın ilk çeyreğinde %0.2, ikinci çeyreğinde ise %0.4’lük (çeyreklik bazda) büyümeler kaydeden Yeni Zelanda ekonomisinin, 2015’in üçüncü üç aylık dönemine ilişkin GDP verisi, piyasaların gündemindeki önemli rakamlar arasında kendine yer bulacak. Söz konusu makro gösterge, ABD Merkez Bankası’nın kritik faiz beyanatının sonrasında açıklanacağı için gölgede kalabilir ancak Yeni Zelanda Doları yatırımcılarının göz ardı etmemesi gereken bir rakam olduğu unutulmamalıdır. Son dönemlerde, en büyük ticaret ortağı olan Çin ekonomisinin hız kesmesi ile Yeni Zelanda’da büyüme rakamları daha düşük adımlara işaret etti. Yeni Zelanda’nın üçüncü çeyrekte beklentinin altında bir yol kat ettiğine işaret edecek büyüme oranı verisi ülkenin para birimi değerinde kayıplara yol açabilecekken, tahminin üzerinde bir GDP verisi ise yükselişlere destek olabilir.

“Euro Bölgesi – Almanya IFO İş Ortamı Endeksi”

Euro Bölgesi’nin en büyük ekonomisine sahip olan Almanya için, IFO Ekonomik Araştırma Enstitüsü (IFO – Information and Forschung - Institute for Economic Research) tarafından yaklaşık 7 bin işletmeye yapılan bir anket sonucunda hazırlanan iş ortamı endeksi, küresel piyasaların yakından izlediği ekonomik göstergeler arasında yer almaktadır. Son aylarda Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) para politikasını genişleteceği yönündeki beklentilerin öne çıkması ile genel olarak bir yükseliş kaydeden IFO, Kasım ayında 109 ile Haziran 2014’den sonraki en yüksek seviyesine çıktı. ECB’nin piyasaları tatmin etmeyen para politikası beyanatının ardından ilgili endeksin nasıl bir değişim kaydedeceği merak ediliyor. IFO iş ortamı endeksinin Aralık ayında beklentinin üzerinde açıklanması halinde Euro’da yukarı yönlü hareketler izlenebilecekken, öngörülenin altında kalacak rakamlar, kıtanın ortak para biriminde kayıplara neden olabilir.

“İngiltere – Perakende Satışlar”

İngiltere’deki ekonomik aktivitelerin hızını görebilme adına yakından izlenen perakende satışlar verisi, ada ülkesinin Kasım ayındaki performansına ilişkin bilgiler verecek. Ekim döneminde %0.6 oranında gerileyen perakende satışlar, İngilizlerin ilgili dönemde market ve mağazalara daha az uğradığına işaret etti. İlgili rakamın beklentiyi aşması halinde Sterlin’de yukarı yönlü hareketler izlenebilecekken, öngörüleri karşılamayacak datalar, ülkenin para biriminde kayıplara yol açabilir.

“ABD – Philadelphia FED İmalat Endeksi”

Salı günkü New York FED’in hazırladığı imalat endeksinin ardından gözler, Philadelphia FED tarafından açıklanacak olan ve ABD’nin üretim sektörüne ilişkin ipuçları verebilecek yeni bir rakama çevrilecek. Philadelphia FED imalat endeksi, Kasım 2014’de 40.8 seviyesinde gerçekleşerek, Mart 2011’den sonra görülen en yüksek seviyeye tırmanmıştı. Ancak bu zirve sonrasında, endeksin genel olarak bir gerileme dönemine girdiğini gördük. Kasım ayında ilgili data 1.9 seviyesinde gerçekleşti. Philadelphia Merkez Bankası’nın, bölgesindeki yaklaşık 250 imalatçıya sorduğu soruları içeren bir anket ile oluşturulan söz konusu göstergenin beklentinin üzerinde gerçekleşmesi halinde Dolar’da yukarı yönlü hareketler izlenebilecekken, tahminin altında kalacak datalar, ülkenin para biriminde kayıplara yol açabilir.

 “ABD – İstihdam Talepleri”

Geride kalan hafta 282 bin Amerikalının işsizlik maaşı için başvuruda bulunduğuna işaret eden istihdam talepleri verisi, piyasa beklentilerinin üzerinde olumlu açıklanmıştı. 12 Aralık ile biten haftada ise kaç Amerikalının işsizlik haklarından yararlanma adına başvuruda bulunmuş olduğu merak ediliyor. Verinin tahminden farklı olarak gerçekleşmesi, ABD’nin para birimi değerinde değişikliklere neden olabileceği için, ilgili gösterge yatırımcılar tarafından yakından takip edilecek.

“Yeni Zelanda – ANZ İşletme Güveni”

Yaklaşık 1,500 işletmeye yapılan bir anket sonucu ANZ (Australia and New Zeland Banking Group) tarafından hazırlanan endeks, imalat, inşaat, perakende, tarım ve hizmet sağlayıcı şirketlerin verdiği cevaplar sonrasında oluşturulan bir endekstir. Yeni Zelanda ekonomisindeki ilerleyişe ve beklentilere ilişkin bilgiler verdiği için piyasa katılımcıları tarafından izlenen önemli göstergeler arasında yer almaktadır. Kasım ayında söz konusu endeks 14.6 ile son 6 ayın en yüksek seviyesine sıçradı. Önceki rakam 10.5 düzeyindeydi. Aralık dönemi için açıklanacak söz konusu data, ülkenin para biriminde sert hareketlerin görülmesine neden olabileceği için Cuma sabahı piyasaların gündemindeki veriler arasında yer alacak.

“Japonya – Merkez Bankası Toplantısı”

Haftanın son işlem gününde Asya seansı, Japonya Merkez Bankası’ndan (BOJ) gelecek açıklamaları ile yakından izlenecek. 19 Kasım’da tamamlanan bir önceki toplantısında Banka’nın Başkanı Kuroda ve ekibi, piyasa beklentilerinin paralelinde genişlemeci olan para politikasında bir değişiklik yapmama yönünde karar almışlardı. Yılın son beyanatını yapacak olan BOJ’dan gelecek değerlendirmeler yine yatırımcıların merceği altında yer alacak.

Her ne kadar yavaşlayan Çin ekonomisi ve Japonya’nın düşük enflasyon oranı Kuroda’nın işlerini zorlaştırsa da, Başkan’ın tüketici fiyatlarının yukarı yönlü iyileşmekte olduğu görüşünü değiştirmeye niyeti olmadığını ifade edebiliriz. Japonya ekonomisinin karşı karşıya olduğu güçlüklere rağmen BOJ, zaten çok genişlemeci olan para politikasına ek teşvikler getirmenin etkisinin sınırlı olabileceği kaygısını taşımaya devam ediyor gibi görünüyor. Bu paralelde piyasalar şimdilik ağırlıklı olarak Banka’nın yeni bir adım atmayacağını düşünüyorlar.

Ancak Çarşamba günkü ABD Merkez Bankası (FED) toplantısından çıkacak kararlar sonrasında BOJ’un eli sıkışabilir. Politika faizini yukarı çekmesi beklenen toplantısından sonra FED’in yapacağı açıklamalar Dolar’da sert değer kayıplarına neden olursa, USD/JPY paritesi aşağı yönlü hareketlerini hızlandırabilir. Enflasyonu yukarı çıkarmak için mücadele eden BOJ için Yen’in değer kazanması arzu edilecek son gelişmelerden bir tanesi olabilir. Ülkenin Başbakanı Abe’nin danışmanlarından Hamada geride bıraktığımız hafta içerisinde “FED’in faiz artırımı ile USD/JPY 130 civarına ilerlerse, BOJ’un para politikasını gevşetmesi gerekmez” şeklinde bir açıklama yapmıştı. Bunun tersi bir durumun da geçerli olabileceğini ifade edebiliriz. Tabi BOJ’dan hemen bir genişleme adımı beklemek doğru olmaz.

Kritik FED toplantısının ardından BOJ’dan gelecek açıklamalar, Banka’nın para politikasını genişletmeye ne kadar yakın olduğuna yönelik ipuçları verebilir. Bu paralelde Yen ve Nikkei endeksinde BOJ ile Kuroda’dan gelecek beyanatlar yakından izlenecek diyebiliriz.

“Kanada – Enflasyon Oranı (CPI)”

Haftanın son işlem gününde, Kanada ekonomisine ilişkin bilgiler verecek önemli makro-ekonomik göstergeler dikkat çekiyor. Petrol ihraç eden bir ülke olarak, ilgili emtianın fiyatındaki son değer değişimleri ile para birimi yön arayan Kanada için önemli olan enflasyon ve çekirdek enflasyon oranları yatırımcıların merceği altında yer alacak (Ekim - CPI: %0.1, Çekirdek CPI: %0.3). Kasım dönemine ilişkin olarak yayımlanacak datalar, ülkenin Merkez Bankası’nın olası bir faiz indirimine ne kadar yakın olduğu hakkında bilgiler verebilir. Tahminlerin üzerinde bir enflasyon veri seti, Kanada Doları’nda yükselişler için zemin oluşturabilecekken, beklentileri karşılamayacak rakamlar kayıplara yol açabilir.  

“Önemli Ekonomik Takvim Verileri”

Hafta içerisinde dikkat edilmesi gereken ekonomik takvim verilerine ulaşmak için tıklayınız.11

NOT: Analizler içerisinde söz edilen beklentiler ve ekonomik verilere ilişkin rakamlar, 11 Aralık 2015 tarihinde saat 17:30’da tamamlanan çalışmalar sonucu belirlenmiştir. Beklentiler, analist ve ekonomistlere yapılan yeni anketler, ya da piyasa dinamiklerindeki farklılaşmalar sonucu haftanın ilerleyen günlerinde değişiklik gösterebilmektedir. Bu nedenle hafta içerisinde GCM Forex Araştırma Departmanı tarafından hazırlanan günlük analizlerde güncellenebilecek beklenti ve beklenti rakamlarını takip etmeniz önem taşımaktadır.

Makro Ekonomik Gelişmeler
GCM YATIRIM sizin için hazır! Yatırıma başlamaya hazır mısınız?
Yardıma mı ihtiyacınız var? Müşteri temsilcimize merhaba deyin!